Aktüel

KORONANIN GETİRDİKLERİ: YALNIZLIK BAKANLIĞI


Konuk Yazar 15 Ocak 10:42

Globalleşen dünya ile birlikte insanın yalnızlığı da buna paralel olarak artıyor. Teknolojinin daha sosyal yaptığını sanıyoruz fakat farkında olmadan asosyal olup çıkıyoruz internetin derinliklerinden. Durum böyle olunca, sosyalliğin bittiği dünyada yeni bir bakanlık ihtiyacı ortaya çıkıyor: Yalnızlık Bakanlığı...

Peki nedir bu yalnızlık bakanlığı? Nerede ortaya çıktı? Hangi gereksinimler bu sonucun ortaya çıkmasına neden oldu? Hadi gelin detaylara bakalım.

Yılların götürdüğü

Yıllar her insana şüphesiz bir şeyler katar. Geçen zamanla birlikte gelişen teknoloji ise bize bir şeyler getirdiği kadar birçok şey de götürdü. Bunun başlıcalarından biri de hoş bir sohbet. Gelişen teknoloji ile birlikte ceplerimizde zindanlarımızı taşır olduk. Sayı olarak ne kadar çoğalsak da yalnızlığımız da bir o kadar çoğaldı. En iyi arkadaşımız cebimizdeki telefonlarımız oldu. Sosyal medyadaki beğenilerimiz artsa da bu beğenileri paylaşacağımız insan sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek duruma geldi.

İhtiyaçlarımız o kadar değişti ki anı yaşamayı tamamen bırakmış duruma geldik. Gittiğimiz yerlerin tarihi dokusunu içimize çekmek yerine fotoğrafını çekmeyi yeğler olduk. Beğeniler üzerine yaşamımızı inşa etmeye başladık, farkına varmamıza imkan verilmeden. Toplumsal olaylarda dahî olaylara müdahil olmuyor, telefonumuza sarılıyoruz. Bu uğurda geçen zamanda yitip giden canların farkına varmadan...

Artan yalnızlık

Bu bağımlılık bu kadar artınca insanların birbiriyle iletişimi de doğal olarak minimum seviyeye iniyor ve insanlar içe kapanık bir hal alıyor. Özellikle covid-19 süreci de yaşanınca yalnızlık katsayısı daha da artıyor. Sonuçta bu yalnızlığın bir şekilde çaresinin bulunması gerekiyordu ve bunun için ilk adım Birleşik Krallık'tan geldi.

Ülkesindeki yalnızlığa dikkat çeken Jo Cox isimli siyasetçi ölmeden önce yaptığı girişimler sayesinde bu bakanlık için komisyon kurulmasını sağladı. Sonuç olarak Ocak 2018'de Yalnızlık Bakanlığı kuruldu. Dönemin başbakanı Theresa May konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

Çok sayıda kişi için yalnızlık, modern yaşamın üzücü bir gerçeği. Yaşlılar, bakıcılar, sevdiklerini kaybetmiş olanlar, konuşacak, tecrübelerini ve düşüncelerini paylaşacak kimsesi olmayanların yalnızlığın üstesinden gelmesi için, toplumumuz, hepimiz için harekete geçilmesi bakımından bu zorlukla mücadele etmek istiyorum. Jo Cox, ülkedeki yalnızlığın ne seviyede olduğunu anlamış ve kendini bu durumdan mustarip olanlara yardım etmeye adamıştı.

Theresa May (Dönemin Birleşik Krallık Başbakanı)

Fakat düşünceler sahada pek de umulduğu gibi gerçekleşmedi. 2 yıl gibi kısa bir sürede hükümetin de değişmesiyle bakanlık 3 bakan değiştirdi. Böyle olunca da üretilen politikalardaki süreklilik sağlanamadı.

İngiltere'den sonra Japonya

Özellikle pandemi sürecinin getirmiş olduğu izolasyon insanların kendi kabuklarına çekilmelerini arttırdı. Bu durumda da insanların konuşacak, dertleşecek insan bulamamaları onları farklı yönlere sürükledi.

Günümüzde bile insanların dünyadan bir bekleti içerisine girememeleri, aile bireyleri tarafından anlaşılmadığını düşünmeleri onları intihara sürükleyen sebeplerin başında geliyor. Bu durum Japonya'da da farklı değil.

Japonya'da 2020 yılında intihar edenlerin sayısı 20.919. Bu oran bir önceki yıla göre 750 kişi daha fazla. Fakat önemli olan nokta ise şu: İntihardan ölenlerin sayısı covidden ölenlerin sayısının üç katı!

Umutlar

Göreve getirilen Japon bakan Sakamoto "Yalnızlıkla sosyal izolasyonu önleyen ve insanlar arasındaki bağları koruyan faaliyetleri teşvik etmeyi umuyorum" açıklamasında bulundu. Tabii bundan sonuç olarak almak istedikleri başka neticeler de var. Özellikle doğum oranının azaldığı Japonya'da bu gibi sorunların önüne geçmenin yanında doğum oranlarını da arttırma konusunda çalışmalar yürütecek bir ekip kurulması kararlaştırıldı. Yalnızlığın hüküm sürdüğü bir coğrafyada, mutsuzluğun hakim olduğu bir diyarda güzel hadiselerin gerçekleşmesi kolay olmuyor.

Elimizdekinin kıymeti

Her ne kadar yalnızlığa mahkum edilen bir çağda yaşasak da toplum olarak farkımızı ortaya koyuyoruz az da olsa. Toplumsal bağlar konusunda diğer toplumlardan ayrıştığımızı düşünüyorum. Yoksa pandemi döneminde kalabalık ortamlardan uzak duramamamız başka türlü açıklanamazdı.

Önceki yazılarım için tıklayınız.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum