Sinema & TV

La Casa De Papel Final İncelemesi: Dizi Ekranlara Veda Etti


Onur Ömer Düzgün 4 Aralık 08:03
Sizlerin merakla benim ise "izlesem de olur izlemesem de" düşüncesiyle beklediğim La Casa De Papel, final sezonunun ikinci kısmı ile ekranlardaki yerini aldı. Karavan ile sıcağı sıcağına İspanya'ya gidiyoruz. "Keşke uzatmadan bitse dediğim çok dizi var. Fringe ve Lucifer ilk aklıma gelenler... Eğer Dark, kararında bitmeseydi ne olacağını düşünün? Bu yüzden, -inanması zor olsa da- La Casa De Papel’i zorla izledim." demiştim La Casa De Papel'in final kısmının ilk beş bölümünü incelerken. Nitekim bu düşüncem son beş bölümü incelerken de değişmedi. Gereksiz uzatmalar yüzünden iyice soğudum diyebilirim. Öncelikli uyarmalıyım ki bu yazıda istisna yapıp sürpriz bozana yer vereceğim. İlk kısmını izlediğinizi varsayıp yazıma devam ediyorum. O yüzden eğer başlamadıysanız ilk beş bölümün incelemesini buradan okuyabilirsiniz.

Dostunu yakın tut düşmanını daha da yakın

Öncelikli şu saçmlalıkla başlayalım. Alicia Sierra seni karargahında bulmuş, rehin almış ve sen hala onun serbest hareket etmesine izin veriyorsun. Tamam; kadın yeni doğum yapmış olabilir. Ekibin içindeki en güvendiğin isimlerden birinin ölüm haberini almış da olabilirsin ama bir gözün daima düşmanının üzerinde olacak. Hadi elinden kaçtı; bu sefer yakalarken acemice davranıyorsun. Yani kısaca şunu söyleyebilirim: "Sierra ve Professör arasında yakalamaca oynatıp iki bölümü uzatırız" mantığı güdülmüş. "La Casa De Papel dizisinin en vasat karakteri kim deseler?" anında "Albay Tamayo" derim. Çünkü böylesine işten anlamayan bir insanın bu rütbede olması şaşırtıcı. Gerçi şöyle bir durup ülkemizi düşünce çok da şaşırtıcı olmasa gerek! Her halükarda "Hacı sen bizi sal. Pasaportlarımızı da çıkar. Biz çaldıklarımızın yerine pirinç külçeler koyalım. Kimse 50-60 yıl bunu anlamaz." teklifi saçma. Operasyonun amiri böyle bir teklifi nasıl kabul eder? Hikayeyi mutlu son ya da ekonomik zorunlulukmuşçasına buraya bağlamak yapım açısından yetersiz. Mutlu son ile bitecekse daha mantıklı bir çıkarım bulunabilirdi.
Ülkelerin altını sadece illüzyondur. Profesör
Diziye romantizm katsın diye Denver ile Stockholm'ün bir küsüp bir barışması da ayrı bir mevzu. Hatta Denver, kafası karışıp Manila'ya yükselse de -neyse ki- sonunda tatlıya bağlandı. La casa de papel Hoşuma giden konu ise "karşılıksız para basan" devletlere üstü kapalı gönderme yapılması oldu. Bu göndermede Lizbon, Tormesli Lazarillo isimli bir kitaptan bahsediyor. Merak edip araştırdım. Kendisi ilk pikaresk roman türüne örnekmiş. Yani zamanın popüler konuları olan şövalye ve kır konularını işlemek yerine alt tabakadan insanların yaşamına yoğunlaşan konularda yazılan roman türüymüş. Tormesli Lazarillo'da; ekonomik çöküş sonrası İspanya'daki gelir dağılımındaki düzensizlik, din adamlarının ve asillerin yolsuzluğu kaleme alınmış. Kitap anonim ve yazıldıktan kısa süre sonra engizisyon tarafından kara listeye alınmış.

Berlin hayranlarına müjde

Diziye veda ederken hayranların üzülmemesi için "Berlin'in solo dizisi" müjdesi verildi. Ayrıca dizi Kore uyarlaması ile yine sevenleriyle buluşacak. "Nasıl olur?" bilemeyiz ama Korece'nin İspanyolca kadar tat vermeyeceği kesin. "La Casa De Papel’in ikinci kısmında Berlin’in oğlu uzaktan olaya müdahil olur. Profesör, Sierra’nın bebeğinin vaftiz babası olur. Denver ile Stockholm ayrılır. Berlin'in oğlu sağlam ayakkabı değil. Hırsızlık konulu yapımlarda genellikle çalandan çalarlar." diye bir tahmin yürütmüştüm. Denver ile Stockholm de neredeyse ayrılıyorlardı. Oldukça yaklaşmışım. Profesör'ün ise bebeğin bir vaftiz babası olmadığı kaldı. La Casa De Papel dizisinin son sezonu için ne kadar olumsuz konuşsam da diziyi genel anlamda seviyorum. İsyanım sadece gereksiz uzamasına oldu. "Profesör'ü -yani Alvaro Morte'yi- çok özleyeceğim" diyenler olursa şimdiden sizin için Zaman Çarkı izlemeye başladım. İlk sezon bitince detaylıca inceleriz. Takipte kalın. Dizinin karavan puanı,
????
https://youtu.be/ZjqLJEv5x4Q
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum