Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

MARQUEZ, YAŞLILIK VE YEŞİLLİK ÜZERİNE


Emine Aydın Albayrak 3 Aralık 14:25

Marquez sevenler bir araya gelse dünyanın gidişatına yön verebilir. Öyle bir kitlesi var bence. O kadar ki yaşasa, kendisinden etkilenmeyenleri de sürükleyip götürecek bir dile sahip. Bir romanında olmasa bir romanında mutlaka sarıp sarmalar sizi. Çünkü bazen aklınıza, bazen de kalbinize dokunur. Geçmişe, geleceğe, aşka, hüzne, savaşa, yalnızlığa, ölüme dokunur. Bazen bedensel algılarınız açılır, bazen kafanız karışır. Her ne olursa olur, size kendini fark ettirir ve sevdirir. Henüz Gabriel Garcia Marquez ile tanışmadıysanız, Benim Hüzünlü Orospularım kitabının ellerine kendinizi bırakabilirsiniz. Çünkü ölüme gün sayan bir ihtiyarın sıra dışı aşkıyla kendi yaşantınıza göz gezdirmek sizin için de keyifli olacaktır muhtemelen.

Doğum günü yazımın geçip giden yıllara alışıldık bir ağıt biçiminde değil, tam tersi olmasını daha aylar öncesinden aklıma koymuştum:Yaşlılığa bir övgü olacaktı bu yazı. Yaşlandığımın bilincine ne zaman vardığımı kendime sormakla başladım işe, sanırım o günden çok kısa bir süre önce olmuştu bu. Kırk iki yaşındayken bir gün sırtımda soluk almamı zorlaştıran bir ağrıyla doktora gitmiştim. Adam bunu hiç önemsemedi: “Sizin yaşınızda bu ağrılar doğaldır.” dedi. 

Benim Hüzünlü Orospularım

Hayatı boyunca aşık olduğunu düşünmemiş, seviştiği her kadının da parasını ödemiş bir baş karakteri anlatıyor bize Marquez. Yalnızlık duygusundan kurtulamayan, ortalama bir gazeteci. Aynı zamanda çirkin, bakımsız ve kendi tarifiyle çağdışı. 90. yaş günü kutlaması için bakire bir kızla beraber olmak istiyor. Fakat bu kızı sadece uyurken izlemekle yetiniyor. Böylelikle yaşamı boyunca tatmadığı bir aşka düşüyor. Marquez, yaşlılıkla gelen hüznün yanına keyif ve aşkı, usta bir dille ekleyip bize anlatmış. Can Yayınları’ndan İnci Kut da başarıyla çevirisini yapmış. Bize de farklı yaşlarda farklı duygular hissettiren bu kitabı, doğru zamanda ve doğru mekanda okumak kalıyor.

Hayatın bana verdiklerinin hepsi buydu, ondan daha fazlasını koparmak için de hiçbir şey yapmamıştım.

Yaşlılık

Üniversite yıllarımın başında okumuştum Benim Hüzünlü Orospularım kitabını ilk defa. Yaşım on sekizdi muhtemelen. Her ne kadar beğensem de bugün hissettiklerimi hissetmediğime eminim. Aşka bakışı üzerine düşünmüştüm daha çok. Belki biraz da edep duygusu üzerine. Yaşlanma korkum bugün hissettiğim kadar yoğun değildi muhtemelen ki Marquez, yaşlılığa bakan tarafıyla beni bugün etkilediği kadar etkileyememişti.

Geçmişe özlem duymuyorum, sadece güzel hatırlıyorum. Bugünü dolu dolu yaşama kaygım ağır basıyor genelde. Çünkü on yıl sonra bu yaşıma baktığımda, hakkını vererek yaşamış olmak istiyorum. Bu nedenle bazen anlamsız bir koşturmacanın içinde kendimi bulabiliyorum. Sonra sakinleşmek, yavaşlamak ve tadını çıkararak yaşamak için çaba sarf ediyorum. İşte bu döngünün içinde Marquez gibileri çıkıyor ve bir kitapla hayatıma dokunabiliyor. 

Benim Hüzünlü Orospularım tam da yaşlılık üzerine düşündüğüm bir dönemde ilaç gibi geldi bu defa. Sonuçta otuzlu yaşlar malum. Mesela kırışıklık kremlerim rafıma sığmamaya başladı. Ayrıca daha zor kilo veriyorum. Alkole dayanıklılığım azaldı. Bunların yanı sıra doktor kontrollerim sıklaştı. Daha çabuk yorulduğumu hissedip sinirleniyorum bazen. Daha da çabuk yorulacağım günleri düşünüp daha da geriliyorum.  Sonrası sebepsiz anksiyete atakları…Peki hissettiğim yaşta direnmek yerine, olduğum yaşı hissetsem nasıl olur? Bununla birlikte her geçen gün olgunlaşan zihnimi ve bedenimi daha çok sevsem?.. Oğlumun büyüdüğünü görebildiğim için sevinsem?.. Yirmili yaşlardaki hayat kurma çabamın yerini, kurduğum hayatın tadını çıkarmaya başladığım günlere bıraktığını hissedip keyiflensem?..

Yeşillik 

Zihnimde “yaşlılık” üzerine düşüncelerimle yemyeşil bir rüyadaydım bu hafta. Green Dreams adının hakkını fazlasıyla veren mekanda özel bir sistemle organik yeşillikler üretiliyor. Siz de taze taze tüketebiliyorsunuz. Açıkta bırakılan bitki kökleri, su ve besin çözeltilerini sis şeklinde alıyor. Böylelikle geleneksel tarıma kıyasla %95 su tasarrufu sağlıyor. Her mevsim aynı tat ve tazelikte yeşillikleri tüketebiliyorsunuz. Aeroponik adı verilen bu sistemin kurulu olduğu mekanın çalışanları da oldukça güler yüzlü. Ayrıca yemekleri de yeşillikleri kadar lezzetli. Tabii ki Marquez okuyup yaşlılık üzerine düşünürken diyet menü tercih edecektim, doğru yerdeydim.

Yaş almaya olumlu tarafından bakma konusundaki fikirlerim ne kadar samimi bilmiyorum. Belki de Gabriel Garcia Marquez beni kısa süreliğine gaza getirdi. Yine de bu düşünceyi benimsemekte fayda var gibi. Her yaşın farklı bir güzelliği var.

Ne dersiniz?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum