Astroloji

MARS (ARES), MİTOLOJİ VE ASTROLOJİ


Çağlan Tunçbilek 11 Nisan 10:49

Ares, Yunan Mitolojisinde Savaş Tanrı'sıdır. Zeus ve Hera’nın oğlu ve Oniki Olimposlu'dan biridir. Roma da Mars'tır. Onu Hades (yeraltı dünyasının Tanrısı), Afrodit (Venüs) ve Romalılar dışında kimse sevmez. Buna annesi de dâhildir. Ares’in dedesi Satürn (Kronos) çocuklarını yiyen bir baba idi. Zeus, "iyi bir baba nasıl olunur" örneğine sahip olmamasına rağmen yine de gerektiğinde oğlunu korumuştur. Kardeşi barış tanrıçası olan Athena (zeka, sanat, strateji, ilham ve barış tanrıçası) ile hep tartışır. Zıtlaşır. Trakya’da yaşayan Amazon kadınları Ares’e taparlardı.

Ares ve Athena

Savaşın, kaba güç yönünü Ares simgeler. Savaşın strateji ve zeka yönünü temsil eden kız kardeşi Athena, bu açıdan Ares'ten farklıdır. Ayrıca Athena el sanatlarını da temsil eder. Flüt, çömlek, tırmık, saban, savaşta kullanılan at arabası onun icatlarındandır. 

Bir türlü Olimpos’lu Tanrılar arasına kabul edilmeyen, Gaia'ın oğulları Otis ve Ephialtes tanrılara savaş açmışlardır. Gökyüzünü fırlattıkları dev kayalarla bombalamaya başlamışlardır. Üstelik, cüretkar bu iki gigant (dev) sadece Olimpos'a kabul edilmeye diğer tanrıları zorlamakla kalmamışlardır. Ayrıca en güzel tanrıçalar Athena ve Hera’yı da isterler. En güçlü Tanrı Zeus, kendisinden böyle cüretkâr istekte bulunulunca şiddetle öfkelenir. Bu işi halletmesi için Ares'i görevlendirir. 

Devlerle savaş

Savaş stratejisti Athena’nın alayları arasında savaş arabasına binen Ares, hışımla iki devin üstüne saldırır. Ancak, bir an tedbiri elden bırakır ve kalkanını indirir. Bu sırada devlerden birinin fırlattığı kaya Ares'i bayıltır. İki dev Ares'i tunçtan bir küpün içine kapatırlar. Ares'i diğer tanrılar hiç sevmeseler de iki güçlü tanrıçaya göz koyacak kadar yoldan çıkmış bu iki devin kazanmasını da istemezler.

Tanrıların habercisi Hermes uzun aramalardan sonra 13 ay sonra ölmek üzereyken bir tunç kafesin içinde Ares'i bulur. Ares tekrar güneş ışığını gördüğünde Otis ve Ephialtes 'in cezası çoktan verilmiştir. Ölüler diyarında yılanlar tarafından bir sütuna bağlanmışlardır. Yılanlar her defasında dayanılmaz acılar veren zehirlerini boşalttıkları ısırıklarla iki devi rahat bırakmazlar. Omuzlarına tüneyen baykuşlar ise devamlı öterek beyinlerini tırmalarlar.

Truva Savaşı

Ares'in Truva savaşına karışması da Olimpos'un tanrılarının hiç sevmediği bir sonuç doğurmuştur, özellikle de Ares’in Truva’nın yanında savaşa katılıp Yunanlıları öldürmeye başladığında eski bir defter yeniden açılır. Truva kralının çapkın oğlu Paris, üç güzeller yarışmasında Hera'yı değil Afrodit'i güzel seçmiştir. Truva savaşının nedenlerinden biri de zaten budur.

Hera, doğrudan savaşa müdahil olmadan önce Zeus'un iznini ister. Zeus, karısının karışmasına izin vermez ama aynı yarışmanın diğer mağduru Athena'nın karışmasına izin verir. (Athena da Ares'ten en az Hera kadar nefret etmektedir). Savaşçılığıyla ünlü kahraman Diomedes'e destek vererek Ares'in üzerine saldırmasını sağlar. Ares, görmediği Athena'nın varlığını -anlamadığı bir şekilde elinden mızrağı düştüğünde- fark eder. Bu fırsatı değerlendiren Diomedes Ares'i yaralamayı başarır ve Ares, Truva savaş meydanından çekilmek zorunda kalır.

Trakyalılar ve Amazonlar

Aphrodite ile yaşadığı gizli aşkın ortaya çıkmasıyla olan Olimpos'taki rezaletin ardından Ares, Trakya'da da boş durmaz ve barbar Trakyalılar'ı' Amazon’lara karşı kışkırtır. Çıkan savaştan zevk alarak önüne geleni öldürürken kendisi adına kafataslarından bir piramit inşa eden oğlu Kyknos'un ölüm haberi gelir. Büyük bir kızgınlıkla savaş alanına gider ve orada gördüğü Herkül'le dövüşür.

Mars'ın Olimpos’a hakim olması

Ares 4 büyük yardımcısı Phobos(korku), Deimos(dehşet), Eris ve Enyo ile tüm dünyaya dehşet verir. Trakya'da katliamlar yapar. 3 nehir insan kanı akıtır. Sonunda Olympos tanrıları, Ares'e karşı savaş açarlar fakat ne yazık ki çıkan savaşta Olympos düşer. Phobos öyle bir korku salmıştı ki Zeus'un tamamen Olympos’tan düşmesine neden oluyordu. Fakat Ares, sadece Olympos'a katılmak isteyip Zeus'u eski yerine geçirir. Böylece Ares ve yardımcıları, Olympos'un en büyükleri oldular. Zeus -pek sevmese de- Ares'in bağlılık yeminini sürekli devam ettirecekti.

Ares, Yunan mitolojisinin en büyüklerindendir. Dünyanın yönetimini tamamen elinde tutmuş, insanlara her türlü korkuyu ve acıyı tattırmıştır. Amacına ulaşan Ares Olympos'a girdikten sonra Zeus'la son anlaşmasını yaparak artık hiçbir tanrının dünyaya karışmaması zorunluluğu koyar. Eğer Zeus bu şartı kabul etmezse Olympos düşecektir ve Ares dünyanın hâkimi olacaktır. Fakat Zeus, Ares'in şartını kabul eder ve dünyaya giden kapıların hepsini kapatır.

Romalıların Ares’le ilgisi

Ares asıl ilgiyi İtalyanlarda, Mars adı altında Roma'da görür. Roma'nın kurucusu Romulus'un efsanevi babası olan Mars (Ares) Romalılar tarafından ataları olarak benimsenmiştir. Ares, Yunan mitolojisinde şiddeti tahrik eden tutkulu ve hırçın bir aşık ve vicdansız bir arkadaş olarak tasvir edilmesine karşın Romalıların tanrısı Mars’ta bu kötü huylarının hiçbirine rastlanmaz.

Areopagos (Aerios Pagos) yani Ares Tepesi Atina’da Akropolis’in kuzeybatısında yer alan belirgin bir kaya çıkıntısıdır. Bu tepe antik zamanlarda yaralama, cinayet, kundaklama, dini meselelerin yanı sıra zeytin ağaçlarını içeren davaların görüldüğü mahkeme işlevi görmüştür.

Mars ve Astroloji

Mars Astrolojide 2. büyük kötücüldür (malefik). Bir burçta yaklaşık 42 gün kalır ve tabiri caizse orayı karıştırır. Mars gezegenine tetikleyici deriz. Ay gibi Mars da dengesizdir. Öfke duygusundan sorumludur. Yaklaşık 2 yılda tüm Zodyak’ı dolaşır. Mars'ın, retro dediğimiz gerileme dönemi vardır. Bu dönemde enerjimiz düşer. Gün içinde Marsın etkin olduğu saatlerde trafik kazaları artar. Yine enerjimizin düşük olduğu günlerde ancak Mars’ın etkin olduğu saatlerde işimizi bitirebiliriz.

Ülser ağrıları yine gün içinde Mars’ın etkin olduğu saatlerde başlayabilir. Çünkü öfke, 3. çakra olan manipura çakra ile ilgilidir. Bu çakra mideyi etkiler. Mars da öfke ile ilgili olduğu için manipura çakra aracılığı ile mideye olumsuz etkide bulunur.

Mars korkusuzdur. Koç ve Akrep burcunun yöneticisidir. Başlatıcıdır. Akrep sabittir. Daha tecrübelidir. Temkinlidir. Öfkenin yanında korkuyu da kullanır. Koç yüzleşmedir. Akrep gizliliktir.

Mars Metaforlarının Açıklaması

Hades’in Ares’i sevmesi... Hadesin aslında Akrep burcuyla yani yeraltını ile gizliliği, ölümü sevmesiyle ilgilidir. Yani Hades onda çocukluğunu (ya da çocuksu tarafını) görmektedir.

Afrodit'i (Venüs) hikâyelerde daha çok Terazi burcu gibi görürüz. Onda hava (oksijen) vardır. Ares ise daha çok koç burcu gibidir. Onda ateş vardır. Ateşin yanması için oksijen gerekir. Ama bilindiği üzere ateş yangına neden olabilir. Kadınlar Venüs’ten erkekler Mars’tandır.

Peki Amazon kadınları neden Ares’e tapar? Aslında ortada tapma falan yoktur. Ares sadece kadının eril tarafıdır. Yani her kadının içinde bir Amazon vardır. Ama bu amazon kadını her kadında farklı şiddette çalışır.

Ares'in 13 ay tunçtan bir kafeste kalması ne demektir? Tunç bronzun diğer ismidir. Bronz ise Hz. Musa ile ilgilidir. Ares peygamber eğitimi almaktadır. Zodyakta 12 burç vardır. 13 aslında bir Zodyak döneminin bitmesi ve bu zodyakta ölüp başka bir zodyakta doğmakla ilgilidir.  Ares savaşta bir an bile dikkat dağınıklığına kapılmamak gerektiğini öğrenerek savaşçılıkta yeni bir boyuta geçmiştir.

Devlere yılan ve baykuşla eziyet etmenin ruhsal anlamı nedir? Baykuş Güneş (Helios) ışını olan Apollon’la -yani bilgelikle- ilgilidir. Ayrıca bilgi ve bilicilikle -yani kâhinlikle de- ilgilidir. Athena’ya hem bilgi taşır hem de ona danışmanlık yapar. Baykuş gerçeği konuşur. Ne olacağını söyler. Cahil devler gerçeği bilmek yerine istediklerinin olacağı hayaliyle bu duruma düştüler. Gerçek, insanın özünü acıtır ve olgunlaştırır. Çoğu zaman gerçeği duymak istemeyiz. Hayal daha çekici gelir. Baykuşun sesi bu cahil devlere bu nedenle acı vermektedir.

Yılan ise hırstır, egodur, kundalinidir. Bunların hepsi içimizde vardır. Gigantlara hırsları (yılan ve zehiri) dengeli olmayı öğretmektedir. Bu konuda anlatılacak daha birçok ilginç, eğlenceli ve derin konular vardır. Devamını yine bu platformda bulacaksınız.

Alıntılar: Wikipedia.org, archieve.org

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum