Gezi & Seyahat

MEKAN ÖNERİLERİ: ANKARA’DA BİR HAFTA SONU


Çok gezdiğim ve çok eğlendiğim bir hafta sonunu mekan mekan sizinle paylaşacağım bu hafta. Şehir dışından misafirim vardı bir de. Sevgili editörüm ve teknoloji yazarımız Uğur İşçeviren... Uğur’un geçmiş yazılarımdan merak edip görmek istediği mekanlar vardı. Bunun yanı sıra da benim görülecekler listemdeki mekanlar. Liste uzun olduğu için de hızlandırılmış şehir turu yapmamız gerekiyordu. Önceden planladım mı? Tabii ki hayır! Esenboğa’dan başlayan plansız hafta sonu gezimizi dinlemeye hazır mısınız?

Vazgeçilmezlerimden: BigChefs Çayyolu

Cuma akşamüstü Esenboğa Havalimanı’ndan kaptığım gibi Çayyolu BigChefs’e götürdüm editörümü. BigChefs hem konseptiyle hem mutfağıyla hem de hikayesiyle kesinlikle vazgeçilmezlerim arasında. Bir kadın girişimcinin başarısını görüyorsunuz her şubesinde. Üstelik sadece görmekle kalmıyor; tadıyor ve kokluyorsunuz da… Bir mekandan daha ne istersiniz ki? Ankara’da Çayyolu ve NexT Level şubeleri favorim. Ama en büyük duygusal bağım Tarabya şubesiyle. İstanbul’a her gittiğimde uğramak için zaman ayırıyorum. Denize sıfır bir de masam var. Mümkünse de ona oturuyorum.

Arjantin Caddesi’nde bulunan Cafemiz’in de kurucu ortaklarından olan Gamze Cizreli, benim enerjimi yükselten kadınlardan. Elinin değdiği her mekanda bunu hissedebilirsiniz. Geleneksel mutfağı modern mutfakla birleştirme işini oldukça iyi yapmış durumda. Estetik ve ferah mekanlarındaysa her daim kendinizi iyi hissedeceğinizden eminim. Bu kadar özgüvenle editörümü getirdiğim mekandan keyifle ayrıldık. Plan yoktu ama iyi başlamıştık.

Mahalle kahvecileri desteklensin: Hill Son’s Coffee Therapy

Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan bu küçük mahalle kahvecisi yeni keşiflerimden. Cold brew şişelerine ve sunumlarına bayılıyorum. Konseptlerine hayran değilim. Ama kahve çekirdekleri oldukça lezzetli. Bu arada clever dripper ile kendi kahvenizi kendiniz de demleyebiliyorsunuz. Güzel Instagram hikayesi çıkıyor, benden söylemesi. Pazar günü kapalı oldukları detayını atlamayalım. Sonra gittik, kapıda kaldık olmasın(!)

Biz lezzetli kahvelerimizi içerken biraz yeni projeler konuştuk. Biraz da homofobi üzerine tartıştık. Tartışma kısmı o kadar keyifliydi ki “Belki de podcast yapsak çok eğleniriz.” diye düşündük. Listenin en başına da podcast projemizi ekledik. Heyecanla hayata geçirmeyi bekliyoruz artık.

Cumartesi gecesini iPop dinlemeden geçiremeyeceğimiz için enerji toplamak üzere erken ayrıldık. iPop, yaşlılık turnusolü sayılabileceği için bu sınavı başarıyla atlatmamız gerekiyordu. Ne demek yorulmak?

Keyifli bir kahvaltı: Kampçı

Özellikle Bob Gym ekibinin bayıldığı Kampçı, aylardır gitmeyi ertelediğim mekanlardandı. Çünkü kronik diyet gibi bir gerçek var hayatımda. Gittiğim yerin de hakkını veremeyeceksem neden gideyim değil mi? Ama Uğur, diyet bozmak için mükemmel bir bahaneydi. “İstikamet Kampçı!” diyerek Beytepe’ye doğru yol aldık. Çok da keyifli bir serpme kahvaltı yaptık. Mekan, hayallerimden daha küçük ve biraz basık. Bahçesi olsun isterdim sanki. Ama kahvaltısı tüm bu bahaneleri göz ardı ettirecek kadar lezzetli. Hani kahvaltıda gereksiz kalabalıktan hoşlanmayıp lezzet arıyorsanız, doğru adrestesiniz. Yazıyı yazarken bile canım çekti. Kahvaltının mutlulukla bir alakası olduğunu düşünenlerdenim. Kırmızı çizgim!..

Uğramadan olmaz: No:29 Dükkan

Park Caddesi’nin hemen arka sokağında, konsepti ve tasarımı bence müthiş bir mekan No:29 Dükkan. Kahve barının yanında duran Harley’i görmek için bile gidebilirsiniz. Mekanın sahibi aynı zamanda bir tasarımcı ve kendi markasıyla tasarladığı ürünleri yine bu dükkanda satışa sunuyor. Biraz alışveriş, biraz kahve muhabbeti, biraz da okuma/çalışma yapabileceğiniz bu keyifli mekanda her zaman bir sosyal sorumluluk projesine destek de görebilirsiniz. Bu da kesinlikle tercih sebeplerimden.

Uğur’un aklı eminim Harley’de kaldı. Kripto piyasaları canlanırsa belki bir tane alır. Biz de sayesinde gezeriz.

iPop ve 6:45 KK: Cumartesi gecesi klasiği

Hafta sonunun en can alıcı eğlencesi için önce Serkan Kızılbayır’la ısındık; sonra iPop’la sabahladık. O kadar çok eğlendik ki zaman zaman güvenlikler tarafından uyarılmış olabiliriz. Mekanda kadınlara cumartesi geceleri ücretsiz giriş sağlanıyor. Bu detayı tekrar hatırlatmak istiyorum. Bu pozitif ayrımcılık her defasında hoşuma gidiyor çünkü. 

Hafta sonundaki tartışma konularımızdan biri de yeni nesil alternatif rock gruplarının müzik piyasası ve özellikle Z kuşağına etkisi idi. Ben Yüzyüzeyken Konuşuruz, Yaşlı Amca, Dolu Kadehi Ters Tut gibi grupları bayıla bayıla dinliyorum. (Bunun için yine 6:45 KK Instagram hesabını takip edebilirsiniz.) En sevdiğim tarafları ise basit duyguları basit bir dille anlatıyor olmaları. Sıradanlıklarıyla güzel ve etkileyiciler. Ama eşcinselliği üstü kapalı müthiş bir şekilde anlatan, subliminal mesajlarla sistem eleştiren daha eski gruplara kıyasla da basit kaldığını düşünüyor kimileri. Bu da başka pir podcast konusu olarak listeye alındı. Y kuşağı bu konuda ne düşünüyor; merak ediyorum.

Geç başlayan pazar kahvaltısı: Cafemiz

Gamze Cizreli’den bu kadar bahsedip de ilk konsept mekanı Cafemiz’e gitmeden olmazdı. Bu mekanı ilk duyduğum yer bir İpek Ongun kitabıydı. Otuzlu yaşlardaki pek çok kadın Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisini okumuştur. Cafemiz de üniversite aşıkları Serra ve Oktay’ın ilk buluşma mekanlarıydı. Bu romantik merakla gitmiştim yıllar önce ilk defa. Benim romantik bir anım yok ama mekan oldukça zevkli ve iç açıcı. Kahvaltısı da gerçekten ideal lezzette. Bahçesinde gezen kaplumbağa ve kedilere dikkat! Yanlışlıkla üstlerine basanlar olabiliyormuş ne yazık ki.

Mekanın işletmesi el değiştirmiş açılıştan sonra. Aslında iyi de olmuş, bize BigChefs’i kazandırmış Gamze Hanım. Ama Cafemiz sessiz sakin kitap okuyup, kış aylarında bir sıcak şarap içmek, yaz aylarında bahçesinde keyif yapmak için sıklıkla tercih ettiğim mekanlardan. Listelere alınsın!

Son kahve: DaDa

Editörümün özel isteğiyle gittik DaDa’ya. Mekan yazısını ilk okuduğu an telefon edip “Gelince buraya gitmeliyiz.” demişti. Keyifli bahçesinde güzel güzel son kahvelerimizi içtik. Şehrin merkezinde şehirden uzakta gibi dinlendik. Cumartesi gecesi yorgunluğumuza çok çok iyi geldi bu sakinlik. Dinlenirken de biraz kargala.com projelerinden bahsettik, biraz da bir sonraki buluşma planlarımızdan... Dolu dolu geçen bu hafta sonu için ve buralara kadar geldiği için kendisine özellikle teşekkür ediyorum.

Ben yeni yol yazıları için biraz seyahat edeyim. Gezerken de okumaya devam edeyim. Varsa öneriler seve seve dinlerim. 

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum