Gündem

MENAJER (MENEJER (MANAGER))


Onur Nurdoğan 3 Şubat 11:02

Bugün göğüs dekoltemde menajerler var. ‘’Menejer’’ diye okuduğumuz, ‘’menajer’’ diye yazılan, Fransızca’daki ‘’manager’’ kelimesinden dilimize yerleşmiş ve ülkemizde, bir spor takımının teknik yöneticisi mânâsının yanı sıra bir sanatçının yahut sporcunun mesleki işlerini organize eden, yöneten kişi anlamına gelmekte.

Yazılışı ile okunuşu arasında bariz farklılıklar yarattığımız kelimeler… ‘’Babaanne’’ kelimesinin ‘’babane’’ şeklinde, yahut ‘’edeceğim’’ kelimesinin ‘’etçem’’ diye okunması gibi. Dilimize pelesenk olmuş masum konular…

Absürt bir şekilde farklı konularla karşı karşıya kalmamak imkansız bazen; bilhassa televizyon izlerken. Geçtiğimiz aylarda Cübbeli Ahmet Hoca ne demiş? ‘’Alenen söylüyorum. Çocuklarınızı imam hatip, ilahiyatlara göndereceğinize düz ortaokul ve liselere gönderin. Daha az hasarla çıkarlar.‘’ Konuşmasının devamında, çocuğunu imam hatip ve ilahiyatlara gönderen ailelerle görüşmesine değinerek, çocukların sahabeye söven hocalardan ders aldıklarını iddia ediyor. ‘’Öbür hoca hadis yok, öbür hoca mezhep yok, müfredata yorum katıyor; hoca artık hangi cemaate bağlıysa orayı empoze etmeye çalışıyor’’ diye de ekliyor ve sanki bir niyet belli ediyor İsmailağa Cemaati manager’larından Ahmet Mahmut Ünlü. Cemaatler arası rekabet had safhaya erişmiş olabilir mi?

Olabilir mi böyle bir söylem? Dişi mi erkek mi?

Kediden filan bahsetmiyorum. Priz! Dişi mi erkek mi? Olabilir mi böylesine cinsiyetçi bir söylem? Yazımı okumaya 1 dakika ara verin ve prizlerin neden dişi ve erkek diye sınıflandırıldığını tefekkür edin…

Spotify’da kıymetli işlere imza atan Nilay Örnek’in ‘’Nasıl Olunur?’’ podcast’i sayesinde tanıdım Gülşat Aygen’i. Eğitmen, yazar, editör, çevirmen olmasının yanında dilbilimci kimliğine hayran olabilirsiniz eğer bu söyleşiyi dinlerseniz. Nitekim, iyelik ekleriyle, zamirlerle ilgili bilgilendirmeleri; eril ve dişil sıfatlarını koyan bizleri, kıymetli gramercileri anlatması hayatımda bir pencere daha açtı resmen.

Resmen, gözümüzün içine bakarak yalan söylemeyi, yanıt vermek istemediği sorulardan kaçmayı kendilerine şiar edinmiş insanlar midemi bulandırıyor. Canlı yayınlarda kaçmak istedikleri sorular için ‘’oraya da geleceğim, ayrıca anlatacağım’’ yanıtını duyunca deliren sadece ben miyim? Ancak ve ancak bir türlü ‘’oraya’’ gelinemiyor ve programın süresi bitiyor. ‘’Oraya’’ gelene kadar da başımıza her türlü hâl geliyor ama.

Oraya geldi ve başını derde soktu. Menajerler… Daha doğrusu ülkemizin manager’ları; yani yöneticileri, idarecileri… Kılıçdaroğlu’na ‘’hain’’ dediği için menajerler değil ama 9 yaşındaki çocuk özür diledi. Yahut… Kılıçdaroğlu’na ‘’hain’’ dedirtilen 9 yaşındaki çocuk özür dilettirildi. ‘’Orada’’ tam olarak ne oldu bilemiyorum ancak olan geleceğimize oldu, oluyor… Dedi veya dedirtildi; farketmez. Olan o çocuğa oldu…

Olan olduktan, olacak olamadığından olacak ki TCMB’yi yöneten manager’lar bir düzenleme daha yaptı. Buna göre yurtdışında yaşayan T.C. vatandaşları, tasarruflarını Türkiye’de değerlendirmelerini teşvik etmek için kur korumalı mevduat sistemine dahil edildi. Bilhassa son yıllarda Türkiye’deki seçimler için oy kullanım oranı konusunda rekorlar kıran yurtdışındaki T.C. vatandaşları bu karara nasıl yaklaşım gösterecekler merak içindeyim. Dövizlerinden ne kadarını kur korumalı TL mevduatına aktaracaklar çok merak ediyorum... Etmekteyim… Edeceğim…

‘’Edeceğim’’ kelimesini ‘’etçem’’ diye okudun, hadi tamam. Ama bir de yazarken ‘’etçem’’ diye yazarsan sana iyi bir menejer lazım.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum