Spor

Mesut Olmak ve Mesut'u Almak Sorunsalı


Uğur İşçeviren 19 Eylül 15:24
Dünya Şampiyonluğu, Dünya Kulüpler Şampiyonluğu, Avrupa Süper Kupası, La Liga şampiyonluğu... Real Madrid, Arsenal, Almanya Milli Takımı... Bırakın kariyerinin başındaki amatör bir futbolcuyu; profesyonel bir futbolcu için bile rüya gibi bir kariyer... Her futbolcunun gıptayla baktığı bir futbol yeteneği ve o yeteneğe sahip olmak isteyen antrenörler... Tahmin ettiğiniz üzere konumuz Mesut Özil. Alan da, almayan da pişman. Daha doğrusu Mesut'u almayan kesinlikle pişman ama Mesut'u alan her zaman mesut değil. Son 10 yılın en başarılısı değilse bile en yetenekli birkaç futbolcusundan birisi Mesut. Bu yüzden kariyeri boyunca, beklentiler hep en yüksek seviyede idi. Asla Balotelli gibi "elimizde patladı" dedirtmese de çoğu kulüpten ayrılışı da, pek hüzün yaratmadı. Almanya Milli Takımı'ndaki parmak ısırtan performansına en yakın günlerini, Mourinho'nun R. Madrid'inde geçirdi. Sonra yavaş yavaş azalan ilgi ve Arsenal günleri...

Bol asistli İngiltere yılları

İngiltere'de de, hep tartışılan bir adam oldu Mesut. İlk yılları güzel geçse de sonrası yine aynı hamam. Temposu ile yeteneği, hep ters orantılı gitti ki Premier Lig'in tartışmasız birinci özelliği tempodur. Bu yüzden tartışmasız yeteneğinin oyuna etkisi devamlı tartışıldı. Hatta belki de tarihte, bu kadar yetenekli olup bu kadar tartışılan oyuncu azdır. Düşünsenize üst üste 6 maçta asist yapan tek futbolcu, o. Lig tarihinde 50 asiste en erken ulaşan futbolcu, o. 2015/16 sezonunun asist kralı, 19 asistle yine o. (Henry'e ait, bir sezonda en o asist yapma rekoru 20) Hatta üç büyük ligde (Almanya, İspanya, İngiltere) asist kralı olan tek futbolcu da, o. Bütün bunlara rağmen, hep tartışıldı Mesut. Çünkü ondan beklenen, ne asist ne de gol. Ondan beklenen şey sihir. Evet, Mesut seyircilere bunu vaat ediyor ve kulüpler de, bu sihir için onu alıyor. Çünkü herkes biliyor ki Mesut, eğer isterse sihir yapabiliyor. Bunu defalarca gösterdi. Asist ya da gollerin çok ötesinde bir oyun görüşü var ve taraftar buna talip oluyor.

Memlekete dönüş

Geçen sene de öyle oldu. Çocukluğundan beri taraftarı olduğu kulüp olan Fenerbahçe, Mesut'u transfer etti. Peki Mesut oldu mu? Tartışılır! Yani, yine tartışılıyor. Geçen sezon, fiziği zayıf olduğu için taraftar ona torpil geçti. Yani temposu yetmez diye. Yine tempo... Bu sene ise farklı başladı lige. Gol de attı asist de yaptı. Ancak hala tartışılan bir Mesut var. Çünkü mesele bu değil. Mesele sihir... Taraftar, ondan sihir yapmasını istiyor. Aynı Alex'in yaptığı gibi... Belki yüzlerce gol ve asist yaptı Alex. Ama onu değerli yapan yüzlerce golü değildi. GS'ye, BJK'ye attığı zor gollerdi. Trabzonspor maçında, takımının dakikalarca baskı yemesi gerekirken kalan sürenin yarısını oyunu açarak yarısını da topu ayağında tutarak eritmişti. Su serpmişti Fenerbahçe taraftarının yüreğine. Gitti denilen CSKA maçında, çıkmıştı sahneye. Attığı gol bir yana Uğur Boral'a öyle bir pas vermişti ki sanki başkası atamazdı o pası. Çünkü o an, yalnızca Alex'in sihiriydi. İşte aynısını Mesut'tan bekliyor taraftar. Sihir istiyor.

Beraber mesut olacak mıyız?

Hani bazı goller vardır. Golden çok önce, bir pas atar futbolcu. Rakibin savunması, paralize olur. O pastan sonra, asist de gol de kolay iştir. Yıllarca Iniesta ve Xavi, yaptı bunu Barcelona'da. Golü atana da asisti yapana da dokunmak kaldı. Mesut'tan beklenen, bu dokunuş. Yoksa tartışıldığı her sezon gibi, bu sezon da çokça asist yapacaktır Mesut. Ama mesele sayılar değil. Öyle olsaydı eğer ilk sezonunda 25 gole direkt katkı (22 gol-3 asist) sağlayan Van Persie ile mesut olurdu Fenerbahçe taraftarı.
Özetle; taraftar, sahada sadece skora yazan bir futbolcudan çok, özel anlar yaratan bir sihirbaz görmek istiyor. Çünkü bunu Mesut'un kendisi vaat ediyor. Aksi durumda hem Mesut'un hem de maliyeti itibari ile Fenerbahçe'nin işi zorlaşacak. Siz ne dersiniz?
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum