Spor

Metin Kurt: Nam-ı Diğer Çizgi Metin


Konuk Yazar 15 Şubat 10:53

1948 Karagümrük doğumlu Metin Kurt, baba Selanik, anne Bulgaristan göçmeni fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geliyor. Aile ekonomisine destek olmak amaçlı amatör kümede komik ücretlere oynuyor. İzmir’in Altay kulübüne gidene kadar amatör kümenin çilesini çekiyor. Altay'da çok mutlu olmasına rağmen abisinin ısrarıyla PTT'ye imza atıyor. Ankara'yı sevmiyor fakat çok da uzun durmuyor. Galatasaray Metin Kurt'u İstanbul'a tekrar getiriyor. Futbolcular sendikası kurmak istediği için spor dünyasından aforoz edilen, "futbol arsada güzel borsada değil" lafını literatüre sokmuş Metin Kurt'u... Çizgi Metin ya da Komünist Metin yapan yılları da bu şekilde başlıyor.

Galatasaray kariyeri

1970 yılında Galatasaray'a transfer oluyor Metin Kurt. Takımın başında İngiliz Brian Birch var. Hatta Brian Birch takıma ilk başta kondisyoner olarak getiriliyor. Ancak takımı Coşkun Özarı'dan devir alıyor. İngiltere'den getirdiği hap ve protein tozlarıyla takıma ağır idmanlar yaptırıyor. Takım bir antrenmanda iki maç çıkartacak düzeye geliyor. Metin Kurt, bununla ilgili Brian Birch'e aldıkları hapların sağlıklarına zarar verebileceğini söylüyor.

Aldığı cevap ise ilginç; "Madem sağlığını bu kadar çok düşünüyorsun o zaman memur olsaydın." Memur olsaydı sendikal hakkı olacak Metin Kurt'un, futbolcu olduğu için o dönem bunu sormaya bile hakkı yoktur. Öyle görünür. Gökmen Özdenak, Yasin Özdenak, Büyük Mehmet ve Çilli Mehmet gibi isimlerin yer aldığı kadroyla üç sene üst üste şampiyonluk yaşıyor. Brian Birch'ün başında olduğu takımın değişmez açığı oluyor Metin Kurt. Kanat oynadığı için Çizgi Metin lakabını alıyor. Bunu da şöyle ifade ediyor. "Halka en yakın yer neresi? Çizgi... Ben de çizgide oynardım. Antrenör ve idarecilerin olduğu tarafta oynamayı sevmiyorum. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sol açık, bir devre sağ açık oynardım."

Her şey kulüplerin inisiyatifin de

O dönemde mukaveleler iki yıllık, hatta kulüp isterse tek taraflı mukavele uzatabiliyor. İstemezse uzatmıyor. Uzatmamasına rağmen kulüp izin vermezse oyuncu başka takıma gidemiyor. 3 sene üst üste şampiyon olan oyuncuların önüne mukavele koyuluyor ve “hadi iyisiniz bu kadar para veriyoruz imzalayın” deniyor. Oysa o dönem Metin Kurt daha fazla ücret alıyor. Ancak Metin ve arkadaşları isyan etmesine rağmen yönetim lisans ücretlerini yatırıyor ve sözleşmeleri uzatıyorlar. Metin Kurt, iki sene boyunca o paraya oynarken bir yandan da bir hak mücadelesi başlatıyor. Galatasaray’ın primleri yatırmaması üzerine politik görüşleri ve teorisi kuvvetli olan Metin Kurt, arkadaşları tarafından sözcü seçiliyor.

Türk spor tarihinin ilk grevi

Nisan 1976'da yine bir devre sol açık, bir devre sağ açık oynadığı maçlardan birinde Ankaragücü ile berabere kalan Galatasaray kupadan eleniyor. Maçtan bir süre sonra primleri soran Metin Kurt'a dönemin idari menajeri Turgan Ece “top mu oynadınız, yok prim mirim” diyor. Metin Kurt’un isyanı başlıyor! Hatta meşhur Metin Kurt sakalı o dönem bırakılıyor.
Arkadaşlarıyla konuşuyor Metin ve “Bu hakaret hepimize yapılmıştır. O halde benimle misiniz?” diye soruyor. Hep bir ağızdan cevap geliyor, “seninleyiz…” Hemen sonrasında ilk eylem antrenmanda yarım saat boykot olarak başlıyor. Bu olay Türk Spor tarihinin ilk grevi olarak tarihe geçiyor.

Metin Kurt yalnızlığı

Turgan Ece yanına çağırıyor Metin Kurt’u “futbola da anarşiyi soktunuz, elebaşı da sensin!” diyor. Metin Kurt “evet” diyor. Takım grevdeyken Yasin Özdenak’la beraber basın toplantısına gittiklerinde, bir de bakıyorlar ki takım kampa girmiş ve tüm “evet” diyenler, koşmaya başlamışlar. Kadro dışı kalıyor Metin Kurt; Yasin Özdenak ve Büyük Mehmet ile birlikte... Tribünler bu olumsuzluklara rağmen "Metin, Yasin, Mehmet" diye tempo tutuyor. Metin Kurt kadro dışı kaldıktan sonra haber ajansına şöyle diyor.

Galatasaray formasını ve bu formanın getirdiği ekmeği siz vermiyorsunuz. Ekmeğimi; alın terim, sarı-kırmızılı formam ve belki de aç mide ile stadyumlara teselli aramaya koşan taraftarlarımız ve sporseverler veriyor.

Metin Kurt, bir gün gazeteyi bir açıyor. Arkadaşları Mehmet ve Yasin yönetimden özür dilemiş. Hatta bunu basın yoluyla duyurmuşlardır. Meğer yöneticiler oyuncuları çağırıp, “Metin Kurt iyice sola kaydı, onun işi bitti. Siz kendinizi kurtarın." demiş. Bir röportajında Metin Kurt bu olay için ''Beynimden vurulmuşa dönmüştüm” diyor. İşte böyledir Metin Kurt Yalnızlığı, yalnız bırakılmışlığı... Yıllar sonra 2011 yılının Aralık ayında Kesmeşeker grubu, doğdum ben memleket albümünde ''Metin Kurt Yalnızlığı'' şarkısına, albümünde yer veriyor.

Hayatını futbolda sendikalaşmaya adadı

Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra Kayserispora transfer oldu. Siyasi bilinci Kayseri'de iyice şekillenmişti. Hatta bir yandan futbolculuk yaparken bir yandan metal fabrikasında sendikanın gerilememesi için işe girip çalışır. Siyasi kimliğini futbolculuk döneminin hiçbir zamanında gizlememişti. Mesela yıllar sonra Brian Birch, İstanbul'a geldiğinde havaalanında etrafındakilere "Metin Kurt hala başbakan olmadı mı?" diye sorar. 68 kuşağının futboldaki temsilcilerinden biridir Metin Kurt. Başbakan olamamıştı ama hayatını futbolda sendikalaşmaya adamıştı.

 

Tabanı olmayan spor emek batakhanesidir

Metin Kurt, forzalivorno  tarafından düzenlenen "futbola soldan bakış" adli panelde şu ifadeleri kullanıyor;

Bizler futbolu bir oyun olduğu için sever ve oynardık. Artık futbol, para, son model arabalar ve güzel mankenler için oynanıyor. Futbolu oyun olarak severiz ancak bugün kullanılış şekliyle sevmemiz kendi kalemize gol atmak anlamındadır. Devrimciler hiçbir zaman spora karşı olmadı. Sporun içinde her zaman yer aldılar ama her zaman yanlış tarafta yer aldılar. Futbolda bizlerin boşalttığı alanları başkaları doldurdu. Futbolu bir uyuşturucu haline getiren sistem yerine futbolun kendisini mahkum ettik.

Metin Kurt

Hayaline kavuşur

Futbolculuğu sonrasında kısa aralıklarla teknik direktörlük yapan Metin Kurt, her defasında yöneticilerin sevmediği adam oluyordu. Bu sebeple mevcut düzende sürdürülebilir başarıların gelmeyeceğine inanıyordu. Politik bilinci onu artık asla oyun olarak görmediği futboldan alıp lokal bir mücadele alanı olarak spor sendikacılığına doğru sürükledi. Siyasetin içindeydi hatta TKP'den İstanbul milletvekili adayı oldu. 2010'da hayali olan Spor Emekçileri Sendikası'nı kurdu. Fakat 2012 yılında gırtlak kanserine bağlı olarak girdiği ameliyatta kalp yetmezliği sebebiyle hayata veda etti. Metin Kurt'un hikayesi yıllar sonra "Gladyatör" adıyla kitaplaştırıldı.

Metin Kurt hayatının büyük bir kısmında, işçi sınıfının üstüne vuran kızgın güneşin, gölgelerle yer değiştirmesi için çalışmış bir futbol efsanedir. Artık aramızda yok Metin Kurt ama her temas iz bırakıyorsa, “futbol arsada güzel, borsa da değil” diyen Kurt da bir şekilde futbol dünyamıza iz bırakmıştır. Saygıyla...

https://www.youtube.com/watch?v=_cd5QjV2SyU
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum