Sanat

Mobil Fotoğrafçılık Tavsiyeleri - Başlangıç


Konuk Yazar 13 Ekim 19:40

Günümüzde çok net ifade edebiliriz ki birçoğumuz telefonlarımızla yapışık hayatlar yaşıyoruz. Gittiğimiz her yere götürüyor, her seyahatimizde yanımızda taşıyoruz. Artık bizim birer parçamızmışçasına… Güncel istatistik verileri gösteriyor ki özellikle son yıllarda gelişmekte olan lens ve optik teknolojisiyle, telefonlarımızın kameraları profesyonel kamera seviyesine henüz erişememiş olsalar da doğru kullanıldıklarında en az onlar kadar iyi işler çıkarabiliyor. Üstelik çok daha kullanışlı, kolay taşınabilir, ergonomik ve pratikler. Yani mobil fotoğrafçılık aslında daha "herkes için"...

Fotoğraf çekmek kimisi için anı biriktirmek, kimisi için öylesine bir uğraş, kimisi içinse bir tutkuyu ifade ediyor olabilir. Ben bunlardan sonuncusuyum. Diğer gözlerin fark etmediği detaylara odaklanıp, estetik yargıları el üstünde tutar ve işe biraz da hile -ki ben buna fotoğrafın büyüsü diyorum- katarsanız sizler de amatör birer mobil fotoğrafçı olabilirsiniz. Biraz klişe olacak ama derler ya “bakmak ve görmek arasında büyük fark vardır” diye işte bu cümle tam olarak yaptığım işi tanımlıyor.

Telefonunuzdan sonuna kadar faydalanın

Fotoğraflar bulunduğunuz ortamı asla tam olarak yansıtmazlar. Sadece bir saniyelik kareleri yakalarlar. Dolayısıyla bu durumu avantaj olarak kullanabilir ve her şeyi karşı tarafın görmesini istediğiniz şekilde yansıtabilirsiniz. Ben özellikle doğa ve şehir/sokak fotoğrafları çekmeyi seviyorum. Kamera lensimi daima temiz tutarım. Çekim esnasında cihazı sabit ve düz tutmaya özen gösteririm. Işığı ve fotoğraf açısını doğru kullanır, telefonumda kamera ayarlarında yer alan özellikleri uygun modlara getirip yapay zeka desteği, HDR modu gibi fotoğrafınıza ekstradan işlem uygulayacak yazılımsal özelliklerden de faydalanırım.

Bir fotoğrafın albenisi onu çeken kişi kadar kamerayla da ilgilidir. Dolayısıyla yeteneğinizi bu parametreyle tamamlayıp senkronize kullanmanız gerekir. Günün sonunda kahvemi alır ve oturup çektiğim fotoğrafları düzenler, uygun efektleri seçerek -ki bunu yaparken marketten indirdiğim çeşitli uygulamalardan da yararlanırım, siz de kendiniz için en uygun ve pratik uygulamayı araştırıp bulabilirsiniz- fotoğrafımı daha da etkileyici kılarım. Bunu yapmak saatlerimi alsa da bana terapi gibi gelir. Düzen her şeydir, unutmayın. Ara sıra galerinizi temizlemek size de iyi gelecek. Kısaca dışarıya sadece ortamın güzelliklerini yansıtıp çirkinlikleri karenizin dışında bırakabilirsiniz. İşte en sevdiğim yanı bu!

Fotoğraf sokakta

Mobil fotoğrafçılığa üç yıl önce başladığımda henüz yolun çok başındaydım ve birçok konuda ben de eksiktim. Ancak kendinize inanıp bakış açınızı değiştirdiğinizde her şeyi başaracağınıza olan inancınız, imkansız diye bir şeyin asla olmadığını kanıtlar. Hali hazırda sosyal medyayı da aktif kullanan biri olarak takipçilerimden birçok geri dönüt alıyorum. “Telefonunun markası ne?”, “Çekimlerinde profesyonel kamera mı kullanıyorsun?”, “Profesyonel kameram olmasına rağmen bu şekilde çekemiyorum.”, “Gerçekten harika kareler yakalıyorsun!” gibi… Yani kısaca demem o ki gerçekten istiyor ve seviyorsanız bunu yapın! Kaybedecek zamanınız yok. Çevrenizdeki insanlardan alacağınız beğeniler sizi daha da çok motive edecek ve bu işten keyif almanızı sağlayacak.

Şimdi, telefonunuzu alın ve kendinizi şehrinizin daha önce hiç keşfetmediğiniz sokaklarına bırakın, dışarıda görülmeye değer o kadar çok şey var ki bunlara şahit olduğunuzda çok şaşıracaksınız. Sonrasında yapmanız gereken tek şeyse deklanşöre dokunmaktır. Böylece gösteri başlar!

Sözün özü, benim için fotoğraf çekmek amatör de yapıyor olsam bir hobi, uğraş ve tutku. Hayatımın her anında ve yolculuğunda benimle olmaya devam edecek bir arkadaş gibi. Size de her zaman sizi rahatlatacak ve dünyanızı zenginleştirecek bir hobi edinmenizi öneririm. Merak edenler için Instagram adresim: @sahinoz_ziya

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum