Bilim & Teknoloji

Mobil Oyun Dünyasına Netflix Etkisi Ne Olur?


Uğur İşçeviren 27 Temmuz 06:00
Son yıllarda değerini en çok katlayan firma hangisidir? Yazının başlığına bakarak tahmin etmek kolay. Yani hem market değeri hem de tüketici bazında en fazla değer kazanan marka Netflix. Ortalama olarak %3500 kat değer kazanan Netflix, rakiplerinin çok önünde. Hatta dünyanın en değerli markaları olan Apple ve Amazon bile, Netflix kadar uzun atlayamamışlar. Ancak küresel ekonomide bu yeterli değil. Zira Temmuz ayında yayınlanan verilere göre Netflix, 2020 yılında hanesine yalnızca 1.5 milyon yeni abone ekledi. Üstelik pandeminin Netflix için yarattığı olumlu etkiye rağmen! Bu da onları yeni bir sektöre yöneltti: Mobil oyun ve mobil oyunculuk!.. Oltayı iyi yere atıyorlar. Hele ki telefon satış standardının "PUBG oynanıyor mu?" seviyesinde olduğu bir dönemde...
Son on yılda Netflix kadar gelişim gösteren başka bir marka yok. Özellikle tüketici odaklı yaklaşımları ile piyasayı domine ettiler. Hatta "kısmen yeni bir sektör yarattılar" bile diyebiliriz. Ancak yarattıkları bu sektörde yeni ve güçlü oyuncular boy göstermeye başlayınca elbette büyüme yavaşladı. Disney+, Amazon Prime, AppleTV+ gibi global devlerin yanına ülkemizde BluTV, Exxen ve GaIN gibi girişimler eklendi. Sonuçta yayıncılık sektöründe tartışmasız egemenlik bitti. Bu yüzden şirket artık resmileşen bir kararla mobil oyun piyasasına adım attı. Henüz proje aşamasında olan bu girişim ilk meyvelerini 2022 yılında verecek.

Netflix'in projesi nedir?

Şirketin oyun odağındaki kısım şimdilik mobil oyunculuk. Her ne kadar geliştirilip kutu ve TV ile de çalışacak olsa da -muhtemel adı N Game olan- proje başlangıçta ve temel olarak mobil oyunculuk üzerine kurgulanıyor. Burada iki deneyim ve tereddüt söz konusu.
Üyelerimiz için gerçekten neyin işe yaradığını görmek için çeşitli farklı mekanizmalar aracılığıyla bir sürü farklı oyun deneyeceğiz.
İlki şu ki ilk tanımlandığı yıllarda mobil oyunculuk son derece umut vaat edici olsa zamanla üreticilerin -neredeyse- tamamı "kazan-öde" sistemine geçti ve hepimizi bezdirdiler. Yani şöyle ki aranızdan kaçınız bir oyunu mağazada görüp para verip aldı? Çoğumuz para vermeden aldığımız oyunlarda reklam izleyerek idare ediyoruz. Sözde bedava olan oyunlarda da bir yere varmak için parasını verip düdüğü çalıyoruz. Üstelik çoğunda hikaye ve oynanış adına bir şey de yok. Kazan-öde-geliş-saldır ve sonra daha çok geliş! Yine saldır. Kısır bir döngü!... PUBG ve Fortnite gibi örneklerde de durum belli. İşte Netflix, burada farklılaşacağı iddiasında. Artık hepimizin lanet verdiği mikro ödeme temeli olmayacak bir model üzerin çalışıyorlar. En azından iddiaları bu. Piyasadaki mevcut oyunların aksine oyunun hikayesine fazlasıyla bulaşacaklarını söyleyen şirket, kazan-öde mantığının çok ötesinde çalışmayı planlıyor. AAA kalitesinde oyun gelir mi bilinmez ama geliştiricileri teşvik edecek bir projeden bahsediyorlar.
Bu muhteşem dünyaları, harika hikayeleri ve inanılmaz karakterleri yaratma işindeyiz ve bu hikayelerin hayranlarının daha derine inmek istediğini biliyoruz.

Hikaye yoksa gerisi hikaye

Aslında Netflix, oyun dünyasına zaten aşina. Zira Bandersnatch ile interaktif film deneyimini yaşatan firma, The Witcher ve Resident Evil gibi yapımlarla da oyun dünyasından gelen hikayeleri sundu. Hatta retro havasındaki etkileşimli Stranger Things oyununu da gördük. Tabii oyun işi farklı ama en azından Netflix'in bugüne kadar çok da uzak olmadığı -ve hatta ufak ufak denediği- bir piyasaya girdiğini söyleyebiliriz. Sonuçta konsept, mevcuttaki gibi baskın para kazanma ve reklam izletme mantığından ötede. Yapımcılara yaratıcılık ve harika hikayeler sunan oyunlar için imkan veren şirketin iddiası şu: Platformda geliştiricilerden istenen şey; iyi fikir, zorlayıcı oyun, derin hikaye... Yani geliştiriciler için cennetten çiçek toplamak gibi bir şey.
Reklamlar hakkında düşünmek zorunda değiliz, oyun içi satın almalar veya diğer para kazanma hakkında düşünmek zorunda değiliz, başlık başına satın almalar hakkında düşünmek zorunda değiliz. Gerçekten elimizden geleni yapabiliriz. Film ve dizi tarafında yapıyoruz ki proje yapabileceğimiz en eğlenceli oyun deneyimlerini sunmaya odaklandı.

Peki o kadar kolay mı?

İşte ikinci tereddüt de bu. O kadar kolay değil. Yani Netflix'in bahsettiği modelin benzerini kuran Apple, beklediği geri dönüşü alamadı. Apple Arcade isimli mobil odaklı oyun kütüphanesi ilgi görmedi. Üstelik Apple'ın kendi ekosisteminde... Tabii bunda kütüphanedeki oyunların kalitesi de etkili oldu ama Tim Cook da tanıtımda onlarca AAA yapımcının, Arcade için oyun geliştireceğini söylemişti. Söylemesi cidden kolay çünkü. Lakin kaba tabirle çocuk oyunundan hallice yapımlarla doldu kütüphane. Bu yüzden Netflix, işi sıkı tutuyor ve Sony ile görüşmeler yapıyor. Elbette kimse Playstation beklemiyor ama mobil cihazlar da artık son derece güçlü donanımlara sahip. Mesela hangimiz telefondan God Of War oynamak istemez ki?
Üstelik Apple'ın -bu hüsranından mıdır bilinmez- bir kısıtlayıcı durumu var. Epic Games'in dijital zorbalık olarak lanse ettiği bu davranışa göre; Apple, mağazasındaki içeriği listeleme ve komisyon belirleme standardı konusunda üçünü tarafa baskı yapıyor. Bu da hem rekabeti hem de karlılığı önemli ölçüde azaltıyor. Dolayısıyla Epic de bunun etik olmadığını söyleyip Avrupa'daki mahkemelere başvurdu. Dava, Avrupa'da geniş yankı bulurken birçok mahkeme iddiayı haklı buldu. Tabii yine de karşındaki Apple ise farklı düşünmelisin! Yani Netflix'in bahsettiği modelde ayrı bir servis söz konusu değil. Tek üyelik ile film içeriklerinin arasında oyun içeriklerini de göreceğiz. İşte burada Apple ile çatışacak Netflix. Çünkü Apple bu tip bir rekabeti baştan engelliyor ve ya listeleme faaliyetini düzeltmesi için baskı yapıyor ya da oyunlarını ayrı ayrı sat diyor. Yani Apple diyor ki "öyle benim mağazamdan uygulamasını indiren kullanıcıdan aylık bedel alıp sınırsız oyun oynamasına imkan veremezsin. Vereceksen bunun bir bedeli var. Ya komisyonu arttır ya da her oyun için komisyon ver". Özetle kütüphane istemiyor ki bu konuda Microsoft ve Nvidia'yı canından bezdirdi. Mağazalarını aplikasyon olarak değil web olarak sunmaya zorlandılar. Yani orada 2022 yılında ortalık karışacak.

The Witcher izlesem mi oynasam mı?

Listeleme olarak bir diğer durum da şu ki eğer Netflix, içeriklerini premium/gold/standart gibi paketlerle ayırıp fiyatlandırırsa bu sefer de kutsal ve temel ilkesi olan tüm üyeler tüm içeriklere erişir anlayışından sapar. Yani durum karışık. Bekleyip göreceğiz.
Sonuçta Netflix, güzel bir mobil gelecek vaat ediyor. Aklındakilerin yarısını yaparsalar başarılı olurlar. Zira mobil oyuncuların gerçek oyun açlığı gerçekten had safhada ve burada atılacak küçük bir adım Ay'a basmak gibi büyük etkiler doğuracaktır. Şimdilik geliştirme aşamasındalar ve kat edecekleri yol çok. Eğer mobilde başarılı gelirse belki de bu deneyimi bambaşka bir seviyeye çıkarmak ihtimal dahilinde. Son on yıldaki büyümelerine bakarsak da Netflix'e yakışır.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum