Aile & Çocuk Kitap & Edebiyat

MÜKEMMELLİYETÇİLİK ÜZERİNE: HİÇ HATA YAPMAYAN KIZ


Gamze Erdem Özcan 15 Aralık 11:43

Hata yapmaktan korkmayan var mıdır? Peki "mükemmel" olmaya çalışmayan? Hata yapmaktan korkan tarafımızla yüzleşmek, bazılarımız -belki birçoğumuz- için zaman alır, bazılarımız için de çok zordur. İşte hem ebeveynler (mükemmeliyetçi bir ebeveyn tarafından yetiştirilmişse kesinlikle!), hem de çocuklar için hatalarıyla yüzleşebilmeyi, onlara gülüp geçebilmeyi keyifle işleyen bir kitap; "Hiç Hata Yapmayan Kız".

Hiç Hata Yapmayan Kız, 1001 Çiçek Kitaplar'dan çıkmış, Mark Pett ve Gary Rubinstein kaleminden ve yine Mark Pett'in keyifli çizimlerinden oluşan bir kitap. Kitabımızın, adı bilinmese de “hiç hata yapmayan kız” olarak tanınan kahramanı Betül, her günü birbirinin aynısı, yatağını her zaman toplayan, matematik ödevini zamanında yapan, üç yıldır okulda, hokkabazlık gösterilerinde birinci olan mükemmel bir kızdır. Kardeşi Kaan ise onun aksine pastel boyalarını yiyen, elleriyle dans edip, fasulyeyle resim çizen, ayaklarıyla piyano çalan, hata yapmaktan korkmayan bir çocuktur.

“Dışarı çıktığında kapıda hayranları onu bekliyordu. Onlara “günaydın” ve “teşekkürler” demeyi unutmadı.”

Hatasız kul olmaz!

Bir gün, arkadaşlarıyla kek yaparken, yumurtaları yere düşmekten son anda kurtarır. Kurtarmasına rağmen, hata yapacak olması Betül’ün aklından bir türlü çıkmaz. Öyle ki artık arkadaşlarıyla oyun oynayamaz, onlarla kaymaktan korkar, geceleri derin uykuya dalamaz. Hata yapma kaygısı neredeyse tüm hayatını olumsuz etkilemeye başlar. Hazırlandığı hokkabazlık gösterisinin günü geldiğinde kendini yine çok gergin hisseder ve gösteride hata yapar. Sahnede, önce ne yapacağını bilemez ama sonra gülmeye başlar. Betül'ün kahkahalarla gülmesinin ardından, seyirci de kahkahalarla ona eşlik eder. Ardından Betül o gece, belki de ilk kez  uzun ve huzurlu uyur. Fakat ertesi günlerde kapısına hayranları gelmez.

“Betül giyinmeye başladı. Hiç neden yokken, bir ayağına benekli diğerine düz renkli çorap giydi.”

Betül artık, arkadaşlarıyla ve kardeşiyle oyunlar oynar, kayıp düşer, yaptığı hatalara onlarla birlikte gülebilir. Artık ona kimse, "hiç hata yapmayan kız" demez.

Betül'ün mükemmelliğinin, onu bir yanlışı kaldıramayacak kadar endişeye düşürmesi, Kaan'ın rahatlığı ve doğallığı, resimli çocuk kitapları yazan Mark Pett ve Gary Rubinstein tarafından güzel bir kurguyla okurun beğenisine sunulmuş. Akıcı ve anlaşılır olmasının yanı sıra, görsel içerik uyumu da çocukların beğenisini kazanacak.Yazarlarımızın eserleri genellikle 3- 5 yaş aralığı için önerilse de bana göre "Hiç Hata Yapmayan Kız", 7'den 70'e bibliyoterapi yapmaya çok uygun. Başarısız olma kaygısı taşıyan, hırslanan, mükemmeliyetçi herkese ilaç niyetine...

Önden ebeveynler...

Mükemmelliyetçiliği konu alan kitabımızda Betül, babasına “Seyircileri hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum.” diyor. Babası ona “Sen hata yapmazsın nasıl olsa.” diyerek karşılık veriyor. Sınava girecek bir öğrenciye, elemelere katılacak minik bir sporcuya; “sana güveniyorum”, “ sen yaparsın gibi cümleleri sıklıkla kullanıyoruz. Bu cümlelerin çocuğa yansıyan tarafı ise aslında beklenenin tam aksi oluyor. Başarmazsa sevgiyi kaybetme korkusu, suçluluk, yetersizlik hissi ve stresle baş etme sorunları ve kaygı yaşıyor. Oysa ki, her çocuk hata yapsın ve hatalarından öğrenmeyi de öğrenebilsin. Gayret etmenin, çabalamanın, hatalarından öğrendiği bilgilerin, başarmak kadar değerli olduğunu bilsin. Hata yapma endişesiyle kendini ifade etmekten korkmasın. Hiç Hata Yapmayan Kız’ı okuduktan sonra, bol bol sohbet etmemiz, Betül’ün hatalarına gülebilmesinin de en az başarmak kadar değerli olduğunu hatırlatmamız gerekli diye düşünüyorum. Dahası yetişkin olarak, ebeveyn olarak kısaca toplumsal rollerimizde hatalarımızdan öğreneceğimiz çok şey var.

Hatalar, dolu bir hayat için ödediğimiz bedeldir.

 Sophia Loren

Dolu dolu yaşanan bir hayatı, hata yapma kaygısına tercih ederim doğrusu. Zor gibi gelse de denemeye değer ne dersiniz?

Ya hep ya hiç!

Mükemmel olma yolunda, "ya başaramazsam" deyip kenara çekilir ya da en iyisini yapma kaygısıyla yıpratıcı bir süreçle başbaşa kalırız. Özellikle günümüzde sosyal medyanın da etkisiyle, takipçisi olduğumuz konularda kendimizi yetersiz hissediyoruz. Mükemmel ve yeterince iyi arasındaki farkı gözden kaçırıyoruz. Dolayısıyla hayatı hem kendimiz hem de çevremizdekilere zorlaştırıyoruz. Sanırım gelmiş geçmiş en değerli Hollywood yıldızına biraz kulak vermek gerekir diye düşünüyorum!

"Yap gitsin! İnsan en çok hatalarından ders çıkartır."

Al Pacino
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum