Aktüel

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU İÇİN ALTERNATİF BAKIŞ


Konuk Yazar 2 Aralık 14:43

Narsist deyince hepimizin aklında az çok bir şeyler beliriyor. Kendini aşırı beğenmiş, eleştiri kabul etmeyen, başkalarını küçümseyen, burnu havada, kendini diğerlerinden üstün gören, kimsenin bir şeyini beğenmeyen, herşeyde kusur arayıp duran biri... Bir şekilde ya medyada ya da sosyal ortamlarda görüyoruz narsistik kişilik bozukluğu olan kişileri. İş ortamında yahut yatak odamızda da olabilirler. Hepimiz az çok temas halindeyiz. Onlarla iletişim içindeyken yahut onlardan bahsederken, bizi aşağıda görüp kendini üstün sanan biri olarak anlatıyoruz. “Ona göre en iyi fikir onun.” “Ne yaparsam yapayım tek duyduğum eleştiri...” “Bize böcek gibi davranıyor.”

Bu listeyi siz de zihninizde uzatın, örnekler artırılabilir. Nihai olarak kendisini bizden üstün gören bir bakış açısı ve bizde tetiklediği aşağılanma düşüncesi etrafında dönüp dolaşırız. Peki, şimdi biraz zihninizi bulandırayım.

Kendine güvenen, kendini yeterli gören bir insan iç huzura erişir. Eriştiği bu iç huzur ile beraber güvende hisseder kendisini. Böyle hissedince de alternatiflere açık olur, hoşgörülü olur, etrafa da bu huzuru yayar. Farklı fikirler onu örselemez. Ya da başkalarıyla uğraşıp durmaz. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişileri değerlendirirken, kendine güvenin aşırı halinden bahsederiz. Peki madem ki kendisine güveni var, neden huzurlu değil? Bu güven dediğimiz olgu huzur katan bir şey ise madem?.. Ne oluyor da narsistlerde iş değişiyor? Demek ki bu meseleyi özgüvenle, yeterlilikle açıklayamıyoruz. Başka bir açıklama bulmalıyız.

Tersten bakalım

Kibar, nazik, sevecen, anlayışlı olmak varken, bir insan neden böyle olmaz da işi gücü kusur bulmak, küçük düşürmek gibi bir tavırla dolaşır ortalıkta?

Ya mesele sandığımızdan farklı ise? Kendisini içten içe hep başkalarından aşağıda, karşısına çıkan hemen herkesten aşağıda gördüğü için ve bu hisle yaşamak oldukça zor olduğu için bunun tam aksi şekilde davranıyor olabilir mi?

Yani yukarıda değil de aşağıda olabilir mi acaba? Aslında narsistik kişilik bozukluğundaki tüm davranışların kökeni tam olarak budur. Sizi hakir gördüğünü düşünüp öfkelendiğiniz kişi, aslında sizi değil de kendini hakir görüyordur ve tüm hakaretleri kendinedir.

Bu fikirle beraber iki türlü baş etme biçimi geliştirir. Kendisini aşağıda görme fikrinden kaçmak için bu fikri dış dünyaya yansıtır: Herkes aptaldır ve kimsenin fikri değerli değildir. Herkesin bir kusuru vardır. Herkes aptaldır. Dahası, tartışmaya girdiğinizde de  tartışmalarda hep kusur karşı taraftadır. Hep sen yanlış anlamışsındır onu. Sen aşırı hassas davranıyorsundur. Onun bir hata yaptığı yoktur. Çünkü o kendince “kusurlardan münezzeh”tir. 

Tabii herkesi aşağıda görmeye çalışmak yetmez, kendi aşağılık kompleksiyle baş etmeye. Yanına bir şey daha ekler: Kendisi de aşağıdaki herkesten üstündür. Bakınız; “Ben dönyanın en gözel karısıyam.Perihan Savaş’ın canlandırdığı bu karakter, kendi yetersizlik düşünceleri ile baş etmek için ayna karşısında kendisine bu cümleyi tekrarlar durur. Bir nevi bir kendisine büyü yaparak baş etmeye çalışır içindeki şeytanlarla. 

Sorun sende değil bende!

Şimdi bu ikisini birleştirdiğimizde narsistik kişilik bozukluğunu derli toplu bir şekilde şöyle anlayabiliriz. Sizi önemsemiyorken, eleştirirken, sizin problemli olduğunuzu ve yardım almanız gerektiğini söylerken, tabiri caizse zaman zaman kötü gibi hissetmenize sebep olurken aslında kendi içindeki aşağılık kompleksiyle baş etmeye çalışıyor. Yani kendini sizden üstün görmüyor, esasında daha aşağıda gördüğü için kolunuzdan tutup sizi de aşağı çekmeye çalışıyor. Aptal gibi hissettirerek, tatlı tatlı sohbet ettiğiniz bir ortamda bir anda en kırılgan noktanızdan sizi vurarak ve bunu hemen her zaman “küçümser” bir tavırla yaparak aslında size şunu söylüyor: Ben hepinizden daha aşağıda hissediyorum kendimi ve bununla baş edemiyorum. Üstün falan olmadığımı içten içe ben de biliyorum. Ama üstünlüğü geçtim, sıradan bile değilim.” 

Nasıl? Sizce güvenle ilgili açıklama mı, yoksa aşağıda hissetme açıklaması mı daha mantıklı? Tüm kabalıkları, acımasızlıkları, duyarsız davranmaları hangisi daha iyi açıklıyor? 

Bu bakış açısı bize şunu da katıyor: Narsistin bizi manipüle etmesine karşı da kötü hissettirmesine karşı da artık aklımızda yeni bir şey var. Kendine dair hislerini, düşüncelerini yansıtıyor bize. Bu sebeple sinirlenmek ya da kızmak, acımasız eleştirilerinin tuzağına düşüp onları ciddiye almak yerine onu anlamaya çalışmak lazım. Ayrıca merhametle bakmak lazım ona. Merhamet…

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum