Spor

NBA’de Konferans Finalleri


Konuk Yazar 19 Mayıs 18:17

NBA’de konferans finalleri belli oldu. Doğu’da Boston-Miami finalini, Batı’da GSW-Dallas finalini izleyeceğiz. Boston ve Dallas 7. maçtan çıkarak finallere geldiler. Serilerin kırıcı ve keyifli geçeceğine şüphe yok. Doğu finalinde savunmalar savaşırken Batı finalinde hücumlar savaşacak. Artık rekabetin en üst düzey olduğu yerdeyiz. NBA’in bu rekabet düzeyinde normal sezonda çok etkili olan bazı oyuncuların bile standart kaldığını görüyoruz. Savunmalara neredeyse tüm hücum organizasyonlarını tıkıyor ve zorluyor. Sistemlerinden bir şey üretemeyen takımlar yıldız oyuncularının bireysel yeteneklerine kalıyor. Zafiyeti olan oyuncular ve takımlar zafiyetlerinden vuruluyor. Bu seviyede artık zayıflıklara yer yok. Güçlü kalmak mücadele etmek ve en önemlisi de yetenekli olmak zorundasınız. Basit ezberler üzerinden oynayan oyuncular, yıldız oyuncuların yaratıcılığına gebe. Finale hangi takımlar kalır bilmiyorum ama konferans finallerinin çok zevkli olacağı kesin.

Boston – Miami

İki takım en son pandemi nedeniyle Bubble’da oynanan sezon karşılaşmıştı. Yine konferans finaliydi. Orada kazanan Miami olmuştu. Şimdi rövanş zamanı. 3 yıl öncesinin intikamı için sahaya çıkacak Boston. İki takıma bakınca savunmaların çarpışacağı bir seri olacağı kesin. İki takımın da en karakteristik özelliği savunması. Sürekli rakiplerini kısıtlayarak belirli bir seviyenin altında tutuyorlar ve bir şekilde maçları kazanıyorlar. Zaten takasın son günü yaptığı hamlelerle ligin en elit savunması Boston. Miami ise kurgu olarak ligin en iyi savunmalarından biri. Hem oyuncu özellikleri olarak hem de Adebayo üzerinden kurdukları savunma yapısı ile üst düzey savunma yapıyorlar. Hal böyleyken savunmaların bu kadar üst seviyede olduğu bir seride kaderi hücum seviyeleri belirleyecek. Ekstra alınan katkılar kritik olacak. Miami için sakat Lowry’nin durumu hücum gücü adına çok önemli. Hem skorer yönüyle hem de organizasyondaki yaratıcılığıyla büyük öneme sahip. Onun olmadığı düzlemde ise Herro’nun performansını yükseltmesi şart.

Seride nefis eşleşmeler bizi bekliyor. Özellikle Butler – Tatum eşleşmesini iple çekiyorum. Şu ana kadar play-offların en istim üstünde oyuncusu Tatum. Hem Brooklyn hem Bucks eşleşmesinde takımı taşıyan oyuncu. Gözlerimizin önünde yıldız statüsünden süperstarlık statüsüne yükseliyor. Ama Butler’ın da nasıl bir savunmacı olduğunu biliyoruz. Son dönemde özellikle Lowry’nin yokluğunda hücumda çok yük çektiğinden savunmada biraz daha “rölanti” takılıyor. Öyle olması da gerekir zaten. Hücumda tüm yükü bıraktığınız oyuncunun savunmada da her şeyini vermesini beklemek saçmalık olur. Eğer Lowry dönerse Butler’ın da hücumda biraz daha işleri ona teslim edip savunmaya konsantre olacağını düşünüyorum.

Bir başka güzel eşleşme de Al Horford – Bam Adebayo eşleşmesi. Küllerinden doğan ve nefis bir Bucks serisi çıkaran Horford bu defa Adebayo engeliyle karşı karşıya. Bubble’da ki eşleşmede Adebayo özellikle hücum ribauntlarıyla çok yaralamıştı Boston’ı. Bu defa Horford varken aynı tahribatı yaratabilecek mi göreceğiz. Ama Boston’ın Adebayo’nun hücum zafiyetlerine vuracağını ve tamamen riske edip Adebayo üzerinden sürekli yardıma gideceklerini biliyoruz. Bu nedenle Adebayo’nun orta mesafe şutlardaki performansı, Miami hücumları adına kritik olacaktır.

Koçların akıl oyunları

Rol oyuncularından en iyi katkıyı alan iki takım karşı karşıya. Boston adına Bucks serisinde Grant Williams’ın yaptıkları, bunun en büyük kanıtı. Miami ise bu işin uzmanı. Bir gün Herro çıkıp tüm hücumu taşıyıp maç kazandırırken -ki bunu Bubble’da görmüştük- diğer bir gün Duncan Robinson çıkıp 8 üçlük atıp skor yükünü çekebiliyor. Erik Spoelstra takımına bu konuda çok hakim ve günlük performansları çok iyi değerlendirip kullanabiliyor. Udoka’nın da -seri hazırlayıcısı olarak- hem Durant savunmasında hem de Bucks savunmasına karşı yaptıkları, seviyesini gösteriyor. Korkmadan değişik planları deneyebiliyor ve takımını doğru yönlendiriyor. Boston’ın herhangi bir şekilde zafiyet göstermeyeceği malum. Bu nedenle serinin kaderini Miami’nin hücum performansı belirleyecek. Eğer Miami Boston savunmasını aşacak formülleri bulamazsa seriye ortak olması zor. Çünkü Bucks serisinde de gördük ki Boston bir şekilde Miami savunmasını aşacaktır. Ya Tatum’la ya Brown’la ya da organizasyonla bulacağı basketlerle...

Seri tahmini

Yazıda da söylediğim gibi Lowry’nin durumu seri adına kritik bir rol oynuyor. Ama şu an oynayamadığını varsayarsak ben Boston’ın seriyi 4-2 kazanacağını düşünüyorum. Miami mutlaka savunmasıyla bir direnç gösterecektir ama Boston savunmasının bir zafiyeti yok. Miami’nin de yarı saha hücumunun sorunlu olduğunu düşünürsek bu seriden Boston’ın galip çıkacağını düşünüyorum.

GSW-Dallas

Doğu finalinde; kadronun sağlığına kavuşmasıyla yeniden zirveyi kovalayan GSW, son maçında bir resital sunan Doncic’in Dallas’ına karşı... İki birbirinden farklı yapıya sahip takım. Golden State tamamen içgüdüsel bir oyun ve düzenle oynarken Dallas ise bütün kemerleri Doncic’e emanet etmiş durumda. GSW tam saha oyununu ve hızlı hücumu dikte ederken Dallas yarı saha oyununu tercih ediyor. Serinin kaderi ise kimin oyun stilini dayatarak kabul ettireceğine bağlı. Tempolu ve koş-koş bir oyun olursa Doncic’in etkinliği tamamen düşüyor. Yarı sahaya kilitlenmiş bir oyun olursa GSW istediği hücum aksiyonlarına giremiyor. Seri açısından anahtar kelimenin “tempo” olduğunu söyleyebiliriz. Tempo yükseldikçe ibre Golden’a; düştükçe Dallas'a doğru yöneliyor.

GSW adına serinin kilit ismi Draymond Green. Green sorunlu GSW sovunmasının en temel taşı. Hem birebir savunmada hem de yardım savunmasında tüm gedikleri kapatan oyuncu. Curry ve Poole zaten kötü savunmacılar; üstüne Klay’in de sakatlık dönüşü eski savunma seviyesine ulaşamadığını düşünürsek Green savunmayı tek başına ayakta tutabilir mi? Sadece savunma tarafında değil hücum tarafında da kilit bir rolü var. Hücumun organizasyonunu da Green yapıyor büyük oranda. Curry topu taşıyan ve domine eden oyuncu fakat onun şut tehdidinin yarattığı boşlukları gören ve yöneten isim Green. Klasik bir uzunu olmayan Dallas’a karşı o boşlukları bulabilecekler mi? Kleber’in beş numara oynadığı ve Green’in şutunun tamamen riske edildiği durumlarda GSW hücumları nasıl şekillenecek? Curry birebir skor üretmeye çalışacaktır fakat onun oyun tarzı çok birebir üstüne değil. Hücumun tıkandığı anlarda Poole’un devreye girmesi gerekiyor. İyi bir birebir performansı sergiledi şu ana kadar ve bu seride daha da iyisine ihtiyacı olacak GSW’nin.

Doncic Savunması

Dallas cephesinde ise roller çok net belirlenmiş durumda. Doncic’in domine ettiği ve yarattığı bir organizasyon. Kaderlerini yine Doncic’nin performansı belirleyecek elbette. Ama GSW’nin de Doncic’i savunma konusunda çok agresif olacağı kesin. Birebirde Wiggins karşılayacaktır. Sonrasında Green yardım savunmasında bekleyen isim olur. Ben GSW’nin “aman Doncic sayı atmasın” diyerek ona çok baskı yapıp rol oyuncularına fırsat vereceğini düşünmüyorum. Yaparlarsa bir önceki turda Phoneix’in düştüğü duruma düşmeleri muhtemel. Çünkü Doncic’i sıkıştırmak pek mümkün değil. Onu durdurmak adına alacağınız diğer tüm riskleri anında cezalandırıyor. Uzun fiziği ve muhteşem saha görüşüyle yardımın geldiği tarafı buluyor ve doğru pası anında verebiliyor. Bu da sizin sonunuz oluyor. Ne Doncic’i durdurabiliyorsunuz ne de Dallas’ı kısıtlayabiliyorsunuz. Yapılması gereken temel şey Doncic’e karşı birebir ve pick&roll savunmasında elinizden geleni yapmak ve sonucuna razı gelmek. Doncic yapabildiğini yapsın ama rol oyuncuları skor üretmesin. Doğru stratejinin bu olduğunu düşünüyorum.

Bir diğer konu da Dinwidie ve Brunson. Özellikle ilk turda ilk üç maçta Doncic yokken Dallas’ı suyun üstünde tutan isimlerdi. Aslında iki oyuncu da topu elinde isteyen ve o şekilde üretim yapan isimler. Ama Doncic ve bir top varsa maalesef bu mümkün değil. Özellikle Brunson buna alışmakta zorluk yaşadı ilk turlarda. Zaman geçtikçe o da rolünü benimsedi ve verimli olmaya başladı. Dinwidie ise 6. adam rolünde oynuyor daha çok. Doncic’in kenarda olduğu bölümlerde, üreten isim o. Ben bu rolün onun adına biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Yaşadığı büyük sakatlıktan sonra eski düzeyine çıkmakta zorlandı normal olarak. Fakat şu anda öyle bir rolde kendine yer bulmuş konumda ki baskının hiç olmadığı, kafasının tamamen rahat olduğu, beklentilerinse tamamen günlük olduğu bir rol.

Özellikle Phoneix serisinde tamamen kendini buldu ve son maçta Doncic’le birlikte Phoneix’i yıkan isim oldu. Bu iki oyuncunun verimi de serinin kaderi adına önemli. Tabii ki Dallas’ın üçlük yüzdesi... Beş kısa formüllü düzlemde eğer o üçlükleri sokamıyorsanız aldığınız risk bir giyotin haline geliyor. Alanı açmak için oynadığınız beş kısa oyunu sahanın diğer kısmında size savunma ribaundu sorunu olarak dönüyor. GSW uzun ya da hücum ribaundunu çok zorlayan bir takım değil fakat eğer burada bir zafiyet varsa da değerlendirecekleri kesin.

Seri tahmini

Tahmini çok zor bir seri. İki takımın da oyun stilleri birbirinden çok farklı. Kimin oyununun oynanacağı sonucu belirleyecek. Ben 7. maça kalan bir seri olacağını düşünüyorum. Ev sahibi avantajıyla da GSW’nin tekrar özlediği finale çıkacağını tahmin ediyorum. Her ne kadar Doncic’i karşısına geçmenin acı tecrübesini bir önceki turda yaşasam da…

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum