Spor

NBA Şampiyonu Milwaukee Bucks


Konuk Yazar 22 Temmuz 14:49

NBA’de bir sezon daha tamamlandı. Uzun ve yorucu sezonun sonunda şampiyonluğu göğüsleyen Milwaukee oldu. Tam 50 yıl sonra şampiyon oldular. Yarım asırdır hasret oldukları kupaya ulaştılar. Belki de ulaşılması en zor sezonda ulaştılar hem de. Pandemi süreci sebebiyle birçok takım sezon sonunu zor getirdi. Bu konuda neredeyse en şanslı ya da en dikkatli iki takım finalde savaştı. Her iki takımda her şeyini ortaya koydu. Giannis’i olan kazandı. Bucks’ın öyküsüne zaten uzunca değineceğim. Önce kaybedene hakkını teslim etmek istiyorum.

Kötü biten bir masal

Genelde masalların iyi bittiğine şahit oluruz. Okuyan çocuklara girdikleri her olumsuz durumda bile bir çıkış yolu bulabileceklerini, umudunu yitirmemesini öğretir. Fakat maalesef gerçek hayatta durum biraz daha farklıdır. İşte Phoneix Suns dahayatın acı tarafını tecrübe etmek durumda kaldı. Son yıllara kadar büyük başarısızlıklar yaşayan ve hatta buna alışan bir camia. Yani sezon başında onlara final senaryosunu verseydiniz hiç düşünmeden kabul ederlerdi. Ama yine de finale kadar çıkmış her takım gibi onlar da kazanmak için savaştı. 2-0 da öne geçtiler. Daha sonra tepetaklak olup 4-2 kaybettiler. Büyük bir başarı ama hazin bir son...

Phoneix finalde kaybeden taraf olarak çok da karalar bağlamamalı. Zaten öyle yapacaklarını da sanmıyorum. Ellerinde Booker, Ayton gibi temel oluşturabilecek özel oyuncular; Bridges, Cameron ve Crawdor gibi yan parçalar ve her ne kadar bir yaş daha alacak olsa da iyi biri saha içi lideri Cris Paul var. Takım nüvesini korumaları zaten onları belirli bir seviyenin üstünde tutacaktır ki bu nüvenin yaş ortalamasının genç olması da onlar için başarılı geçecek yıllara işaret ediyor. "Bu başarının çıtası ne olur", onu bilmek zor elbette. Bir daha final görmek mümkün mü? Şampiyonluklar gelir mi? Bu takımın tavanı nedir? Yaşayıp göreceğiz…

Şeytanın bacağı kırıldı

Gelelim madalyonun diğer yüzüne. Şampiyona… Bucks da uzun yıllardır başarısızlıklarla boğuşan bir diğer ekip. Onların da Phoneix’ten çok bir farkları yok bu konuda. Sadece şöyle bir fark var: Onlar Giannis ligin zirvesine çıktığından beri şampiyonluk hedefinde yol alıyorlar. Yani yaklaşık üç senedir. Fakat şampiyon olmak öyle sanıldığı kadar da basit bir olay değil. Şampiyon olmak için iyi oyuncular yetmez. İyi antrenörler yetmez. İyi taraftar yetmez. Şampiyon olabilmeniz için hepsinin bir arada olması gerekir. Bunlar bir arada olsa bile bazen yetmez. Sürekli olarak birlikte olmalı ve bir kültür oluşturmalı şampiyonluk için. Bucks son yıllarda o şampiyonluk kültürünün olmamasının sancılarını çekti. Çok favori olduğu eşleşmeleri kaybettiler. Güçlü olan yanlarını öne çıkaramayıp defolarını gözler önüne serdiler. Öyle olunca da zafere giden yol bir hayli uzadı.

Son üç sezonda iki defa normal sezonu NBA birincisi olarak tamamladılar. Bu üç sezonun ikisinde Giannis MVP oldu. Yaşadıkları hayal kırıklıkları sonucu takım dağılma seviyelerine kadar geldi. Artık onlar adına son şans denilen sezonda mutlu sona ulaştılar. AAslında Doğu yarı finalinde Durant’ın son şutunda ayağı çizgide olmasa belki de çoktan dağılmış olurlardı. Sporda bazen başarı için şans da sizinle olmalı. Elbette şampiyonluklarına gölge düşürmek istemiyorum. Hak ederek kazandıklarını biliyorum. Ama bazı durumlarda doğruyu yapmayıp şansla ilerledikleri de bir gerçek. Özellikle Brooklyn serisinde... Koç Buldenhozer hep çok iyi bir A planı olan koçlardan biri ama iş esneklik ve değişime gelince maalesef çuvallıyor. Eğer Giannis ve arkadaşları bir hanedanlık oluşturmak istiyorlarsa bunun önündeki en büyük engel Buldonhozer olur.

Şampiyonun kahramanları: Öncelikle Giannis

Elbette ilk önce MVP ile başlamalıyız. Giannis Antetokounmpo… Kazandığı bireysel ödüller zaten ortada. Bireysel olarak kazanmadığı hiçbir şey yok. Ama ondan asıl beklenen Bucks tarihini değiştirmesiydi. Aslında draft edilirken öyle bir potansiyeli gözükmüyordu Giannis’in. Ama yıllar içerisinde gelişti, güçlendi, hızlandı, hırslandı ve NBA’i kasıp kavurmaya başladı. Artık taraftarının ve NBA izleyicilerinin ondan beklentisi çok daha büyük oldu. Bir takımı şampiyonluğa taşıyabilecek, tüm başarısızlıkları ardında bırakıp yeni bir düzen kurabilecek bir oyuncu olarak bakıldı. Tüm bu beklentiler hem büyük bir sevgiye hem de baskıya yol açtı. Köpek balığı iç güdüsüne sahip olan Giannis yaşadığı tüm hayal kırıklıklarına rağmen isteğine kavuştu. Şampiyon oldu. Aynı zamanda finallerin de MVP’si oldu. Her şeyden önemlisi de şampiyonluk maçında, en kritik yerde 50 sayı atarak tüm baskı ve stresi de bir kağıt gibi buruşturup bir kenara attı.

Kris Middleton ve Jrue Holiday

NBA şampiyonluk kazanabilmeniz için bir “Batman” bulmak zorundasınız. Bucks’ın Batman’ı Giannis... Ama sadece Batman sizi şampiyon yapmaya yetmez. Yanına en az bir tane Robin bulmalısınız. Tek başına bir oyuncu sizi en tepeye taşıyabilir. Ancak en tepede, en rüzgarlı yerde mutlaka yardıma ihtiyaç duyar. Bucks, o yardımı en iyi şekilde alan takımlardan biri oldu: Kris Middleton… Otobüslerde duvarda asılı bir çekiç ve altında da bir yazı görürüz: Tehlike anında camı kırınız. İşte Kris Middleton, Milwaukee Bucks için tam olarak o çekiç. Tüm sistem durduğunda, Giannis tıkandığında topu onun ellerine veriyorsunuz ve size tüm camları kırıyor. Tüm play-off boyunca kritik yerlerde devreye girdi. Herkesin ellerinin titrediği, topların el yaktığı dönemlerde ortaya bir şaheser çıkardı. Eğer tüm NBA’de bir Robin ararsak ondan iyisini bulmak imkansız.

Bu sezon başında takasla takıma katıldı Jrue Holiday. Bir önceki sezon ilk turda elenince Bucks bu sezon başında tüm kozlarını kullanarak sahaya çıktı. Takasla Jrue Holiday ve Bogdanovic’i takıma katıılar. Daha sonrasında Bogdanovic takası başka nedenlerle gerçekleşmedi ama konumuz o değil. Anlatmak istediğim Bucks tüm geleceğini ipotek ettirip artık bu sezona tüm kurşunları sıkmak istedi. Alınan en değerli parça da Jrue Holiday oldu. Önceki sezon Eric Bledseo ile hüsrana uğrayan Bucks’ın ondan beklentisi oyuna akıl koymasıydı. Eric gibi düşünmeden hareket eden fiziğiyle oynayan bir guarddan sonra Jrue gibi bir guarda geçiş ilaç gibi geldi. Hem çok iyi savunmacı olması hem de şutu ve aklıyla şampiyonlukta ki en önemli isimlerden biri oldu. Final serisi 5. maçında son topta Booker’dan topu çalıp Giannis’e attığı alley-oop pası ise en ikonik anlardan biri oldu.

Bucks’ın geleceği

Açıkçası oldukça parlak bir gelecek onları bekliyor. Yapıyı hiç bozmadan devam edeceklerini düşünürsek önümüzdeki senelerde de buralarda olacakları kesin. Şampiyon olmak elbette kolay değil ama Milwaukee en yakın ekiplerden biri olacaktır. Zaten sporda önemli olan da bu değil mi? Rekabetçi kalmak... Finaller yarı finaller görmek... Her seviyede savaşmak... Bucks ilerleyen yıllarda şampiyon olur mu? Finaller görür mü? Bilemeyiz! Ama Giannis ve arkadaşlarının söyleyecek daha birçok sözü olduğu da bir gerçek. Biz biliyoruz ki zirveye çıkmak zor ama orada kalabilmek çok daha zor. Bucks şu anda zirveye çıkmış ve zirvenin tadını çıkarıyor. O güzel zirve manzarasından aşağıyı seyrediyor. Yalnız onlar da biliyor ki ilerleyen aylarda rüzgar bir hayli sert esecek. İşte o zaman zirvede kalmaya devam edebilecekler mi? İzleyip göreceğiz…

Kapanış olarak da size finallerin en iyi 10 hareketini bırakıyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=k_fqCsWMWtI
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum