Gündem

Ne Bileyim Ben?


Onur Nurdoğan 4 Ağustos 10:33

Bugün göğüs dekoltemde diş var. Diş fırçalamak lazım. Diş önemli...

Üç yaşındaki oğlumla diş fırçalama konusunda sıkıntı yaşamıyoruz dersem yalan söylemiş olurum. ‘’Gıdıklanıyorum’’, ‘’acıyor’’ gibi tepkilerle diş fırçalamaktan sürekli kaytarmak peşinde. Diş macunu kullanmak zaten hak getire...

TÜİK’in 2019 yılının sonunda yaptığı bir sağlık araştırması raporu var. Toplam 23.199 kişi ile görüşmüşler; bunun 17.084’ü 15 yaş ve üstü iken, 6.115 kişi 0-14 yaş arasındaymış. 0-14 yaş grubundaki çocukların son 6 ay içerisinde geçirmiş oldukları başlıca hastalıkların sıralaması da aşağıdaki tablodaki gibi.

Tablo, TÜİK'in internet sayfasından alınmıştır.

Ağız ve diş sağlığı sorunları, 0-6 yaş grubu çocuklarda 5. sıradayken, 7-14 yaş grubu çocuklarda 3. sırada yer alıyor. Aynı araştırma TÜİK tarafından 2016 yılında da yapılmış. Böyle özet bir tabloları olmadığı için paylaşamıyorum fakat ağız ve diş sağlığı sorunları, o zaman 0-6 yaş grubunda yine 5. sırada fakat 7-14 yaş grubunda 1. sırada yer almakta. Buradan iki tespit çıkarabiliriz görünüyor.

1-) Doğduktan birkaç yıl içerisinde ağız ve diş sağlığı konusunda gerekli hassasiyeti göstermezsek, ilkokul çağına gelen çocuğumuzda bu konu daha da önemli bir problem hâline dönüşebiliyor.

2-) Güzel haber! 2016 yılındaki araştırmada ilkokul çağı ve sonrasındaki çocuklarda ağız ve diş sağlığı sıkıntıları ilk sıradayken, 2019 yılında 3. sıraya gerilemiş. Demek ki bu konuda hassasiyet ve farkındalık artmış diyebiliriz.

İçimizdeki düşmanlık hissiyatı da artmış durumda!

Arttığının zaten farkındayız ama bu kadarı da fazla değil mi? Devlet nedir? Kimdir? Ne demektir? Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır. Sensin, benim yani. Dolayısıyla biri devletinize küfür ediyorsa size küfür ediyor demektir. Fenerbahçe-Dinamo Kiev maçında bir grup taraftar ‘’Putin’’ diye bağırdı. Bu grup 500 kişi de olabilir, 20.000 kişi de. Bilmiyorum, maça gitmedim. Sosyal medyaya düşen videoların aktardığı kadarıyla bilgiye haizim. ‘’Şerefsiz Fenerbahçe’’, ‘’Ahlâksız Fenerbahçe’’ ve daha niceleri geldi sonra önümüze... Bu tepkiler kime allasen? Fenerbahçe’ye! Fenerbahçeli olan bana, sana, ona…

Gerek var mıydı?

Aynı şekilde bir grup Galatasaray taraftarı da Kiev maçında ‘’Putin’’ diye bağırmış olabilirdi. Ve emin olun ki, Fenerbahçe stadında ''Putin'' diye bağıranlar ''Şerefsiz Galatasaray'' diyenler olacaktı. Zerre şüphem yok. Velhasıl, uzun zamandır bir spor mevzusu yüzünden bu denli üzülmemiştim. Bazı kendini bilmezler ‘’Putin’’ tezahüratında bulundu diye bana kimse ''ahlâksız'', ''şerefsiz'' demiyor olmalı. ‘’Diyemez’’ diyemiyorum tabii ki…

Tabii ki öyleydi. Arka kapıdan da biniliyordu otobüse İstanbul’da. Otobüs tıka basa doluysa akbili arkadan öne elden ele uzatıp, akbil cihaza okutuluyor, sonra da aynı istikametten geri dönüp size ulaşıyordu. Şimdi? Şimdi de tıka basa otobüsün dolu olduğu bir gün arka kapıdan binsek ve akbilimizi uzatsak geri gelir mi? Belki gelir... İşte bu ikilemi dahi düşünüyor olmak bazı dertlerimizin göstergesi.

Görünen o ki, fiyatlarda bir miktar baskı söz konusu. Krediye erişimin azalması ve erişilen sınırlı kredinin de yüksek faizle -enflasyona göre hala ucuz; o ayrı mesele- verilmesi otomotivdeki hareketliliğe bir miktar yansımış durumda. Temmuz’un ilk günlerinde sahibinden.com internet sayfasındaki toplam vasıta ilan sayısı 608 bin adet civarındayken, bugün 690 bin adedi geçmiş durumda. ‘’İkinci ele paramız yetmedi, sıfır araçlara baktık’’ sloganı artık dillere pelesenk. Peki, kısa vadede aşağıdaki şekillerde güncellenebilir mi?

‘’İkinci ele paramız yetmedi, sıfır aldık.’’

‘’İkinci el fiyatları düşmeye başladı, sıfır için biraz beklesek mi?’’

‘’Hadi ya! Euro 19 lira oldu, keşke beklemeseydik.’’

‘’Kılıçdaroğlu ÖTV’yi düşürür belki? Sıfır araç da bollaşabilir, acele etmeyelim.’’

‘’Bak! Gördün mü? Bir gecede kur 2,5 lira düştü. İyi ki almamışız arabayı.’’

‘’Sahibinden.com’daki ilan sayısı 700 bini geçti, piyasa şişti abi, iyi ki beklemişiz.’’

‘’Artık liste fiyatının altında satıyor bayiler, hemen kaporamı verdim, haftaya Pazartesi faturamı kesecekler.’’

‘’Hadi ya! Pazartesi itibariyle geçerli olacak şekilde ÖTV zammı gelmiş.’’

Uzar gider böyle... ''Ne yapalım sen söyle'' diyorsanız herkesin ihtiyacı, dinamikleri farklı. Fikir beyan etmek güç. Ama dişlerimizi fırçalamalıyız; orası net!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum