NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR İNSAN


Konuk Yazar 21 Ocak 10:29

İnsan karakterini şekillendiren çeşitli etmenler vardır. Çocukluk çağının ilk 5-6 yılında şekillenmeye başlayan kişilik, ergenlik dönemlerinde son şeklini alır. Peki "nevi şahsına münhasır insan" ne demek? Çoğumuzun sürekli olmasa da kullandığı, kulağımıza aşina olan bu kelime nedir? 

Nevi şahsına münhasır insan;

kişiliğiyle herkesten ayrılan, kendine özgü tutum ve davranışı olan, özgün kimse.

Peki hangimiz ne kadar nevi şahsımıza münhasır insanlarız? Hadi biraz kendimizi sorgulayalım.

Sosyal varlık olmamız

İnsanoğlu yaratılışından bu yana sosyal yönü ağır basan, çevresi ile etkileşime girmeyi seven, alışverişin türlüsünü yapma yeteneği olan bir canlıdır. Kimi zaman arkadaş bulmada, kimi zaman iş hayatına atılım göstermede, kimi zaman da haksızlıkları dillendirme konusunda sosyal kimlik temel unsurlardan biridir. Peki bunları yaparken ve sosyal yönünüzü açığa çıkarırken yeteri kadar kendiniz olabiliyor musunuz? Önem sırasına koyduğunuz temel unsur işinizin görülmesi mi, yoksa kişiliğiniz mi? 

Çoğumuz ikinci seçenekteki yanıtı sesli olarak verecek olsak da önemli olan kendimize vereceğimiz yanıt. İnsan kişiliği ne kadar farklılık gösterse de hepsinin ortak bir çıkar noktası var; doğrular... Kişisel doğrular ya da toplumsal doğrular vurgulamak istediğim nokta değil. Kişisel doğrular egoya, toplumsal doğrular da mahalle baskısına gireceğinden dolayı "doğru"yu ifadede eksik kalır. 

Gerçek doğru

Gerçek doğru hepimiz için ortak olabilecek kararlardan oluşmaktadır. Yere düşen birine el uzatmak, zor zamanında bir insanın yanında olmak, yardıma muhtaç bir hayvana yardım etmek herkes tarafından yapılması gereken bir eylem olarak adlandırılır. Fakat her zaman gerçek doğruların yanında yer almıyoruz. Daha doğrusu, "Doğruları istemiyoruz" desek daha doğru olur. Peki bir insan neden doğrulardan kaçar?

Gerçek yaşam

Gerçek doğruların her zaman bizimle olmadığını söyledik. İş hayatımızda, sosyal hayatımızda ve yaşam alanımızda ne kadar doğru olabiliyoruz? Gerçek kişiliğimizi ortaya koyabiliyor muyuz ya da söylemek istediklerimiz dilimizden dökülüyor mu, yoksa dilimizden geri mi dönüyor? 

Masumiyet abidesi olarak gördüğümüz çocuklar, buna en güzel örnek aslında. Düşünmeden aklına ilk geleni söylemeleri çoğu zaman bizi güldürür. Çünkü çocuklar gördüğü yanlışları düşünmeden dile getiren nadir varlıklardır. Buna hak verenler gerçekten güler ama hak vermeyenler de sırıtmakla yetinir. 

Yalan doğrular

Çocukluğumuzda tamamladığımız kişilik bütün hayatımız boyunca bize eşlik eder. Bazısı çıkarcı kişilik, bazısı da gerçek kişilik olarak sürdürür yaşamanı. 

Amirine, patronuna, çalışanına düşüncelerini aktaramayan insanlarla dolu çevremiz. Kimi işinin görülmesi için, kimi ekmeğinden olmamak için, kimi ise sevimli görünmek için. Çevremiz, bugünlerde pandemiden dolayı taktığımız maskeyi yıllardır takan insanlarla dolu. Evde farklı, dışarda farklı olan bu maskeler bir yerden sonra karışıyor. Sonrasında hangisinin gerçek kişiliği olduğunu unutuyor insan. 

Durum böyle olunca, kendimizden taviz verdikçe kendimiz olmaktan çıkıyoruz. Olması gereken; insanların hoşuna gidecek cümleler değil, söylemeyi başardığımız kelimeler olacaktır. 

Olması gereken nedir?

Peki başa dönelim. Nevi şahsınıza münhasır bir insan mısınız? Söylemleriniz doğrulara göre mi çıkıyor? Olmak istediğiniz ile olduğunuz kişi aynı mı?

Yanıtlarınız "Evet!" ise sorun yok. Peki ya "Hayır!" ise?

https://www.youtube.com/watch?v=uQzqtzvYkto
İzlemeniz için tavsiye ettiğim bir sohbet

Önceki yazılarımı okumak için tıklayın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum