Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

NO:29 DÜKKAN VE ALTAY ÖKTEM


Emine Aydın Albayrak 31 Ağustos 14:05

Dinamik olmak ve her daim dinamik kalmak için üniversiteli gençlerle vakit geçirmeyi seviyorum. Bu salı da çizgimi bozmadım ve üç üniversiteli gençle birlikte No:29 Dükkan’ın yolunu tuttum. Okuma saatinde bana O Adam Babamdı kitabıyla Altay Öktem eşlik etti.

Haydar Bey size göre azılı bir katil ya da iflah olmaz bir sapık olabilir. Aslında o, gerçek bir beyefendi. O benim babam.

Bu kitabı aldığım gün, yine hayatımı kontrol altına almak için radikal kararlar aldığım bir gündü. Elit bir alışverişkolik olarak okuma hızım, kitap alma hızıma yetişemiyordu. Baş ucumda biriken kitap sayısı günden güne artıyordu. Aynı anda dört beş kitabı okumaya çalışıyordum. Bu durumun stresiyse kitap okuma hazzımı baltalıyordu. Terapistiminkitap almaya dur de’ telkiniyle sadece gezmek için kitabevine gittim. Her nasıl olduysa, bir çalışanın ısrarıyla, O Adam Babamdı kitabını aldım ve çıktım. Pişman mıyım? Hayır.

Daha önce hiç görmediğim babamla karşılaşınca, mecburen kendi hayatımla da yüzleşmek zorunda kaldım.

O Adam Babamdı

Doksanlı yıllarda şiir kitaplarıyla adını duyuran tıp doktoru Altay Öktem, öykü kitaplarından sonra romanda da iddiasını sürdürmüş. Esen Kitap’tan 2015 yılında çıkan kitabın kapak resmi ve tanıtım filmi özellikle ilgi çekici. Bahadır Baruter imzasını görünce daha da yakın hissettim kitaba kendimi. Muhalif karikatüriste ortaokul yıllarımdan beri saygı duyarım. Bir sanatçı, bir kapakta hikayeyi ancak bu kadar yaşayabilirdi.

Haydar Bey

Kitap bir antikahraman olan Haydar Bey ve hiç tanımadığı oğlunun yüzleşmesini anlatıyor. Bu iki kahraman sırayla anlatıcı oluyor. Yazar, kan ve intikam dolu bu yüzleşmeyi anlatırken asla rahatsız edici bir dil kullanmıyor. İşlediği cinayetleri anlatan Haydar Bey’in beyefendi kişiliğine saygı duymamak elde değil. Obsesyonlarıyla yaşayan, İstanbul Türkçesi kullanmayı işkence sırasında bile bırakmayan kahramanımız bana biraz da Şahsiyet dizisini hatırlattı. Okurken Haydar Bey’i hep Haluk Bilginer olarak canlandırdım kafamda. Tanıtım filmini izleyince ‘Neden bu kitabın filmi yapılmamış’ diye düşünüyor insan. 

Hikaye akıcı, bir çırpıda okuyabilirsiniz. Haydar Bey’in anlatıcı olduğu bölümlerde eski Türkçe’nin hakim olması sizi hiç yormuyor. Olay örgüsü başarılı, merakınızı hep diri tutuyor. İki kuşak süren baba-oğul yüzleşmesi ise alıp sizi psikanaliz çukuruna düşürüyor. Gerçekten babalar ve oğullar bir yarış içinde mi? Ergenlikte babalarına benzememek için tahtalara vuran oğullar, orta yaşta kendi şemalarıyla yüzleştiklerinde, kendilerinde babalarının izlerini ne kadar görüyorlar?

No:29 Dükkan

No:29 Dükkan bu çukur için ideal bir ortam. Lezzetli kahveleri, şık sunumları, sessiz sakin ortamı ve içinizi aydınlatan dekorasyonuyla saatlerce vakit geçirebileceğiniz bir mekan. Çayyolu'na ne kadar uzak olursanız olun, geldiğinize kesinlikle değecek. İşletme sahibi Onur Dal aynı zamanda bir tasarımcı. Kendi tasarımları olan t-shirtler ve takıları kahve barının karşısında bulabilirsiniz.

Gözlerimin rengini annemden değil, babamdan almıştım. Allah kahretsin, gözlerimin rengi babamla aynıydı! Anneminkilerle alakası bile yoktu. Gözlerim, babamınkilerle aynı renkteydi. Aynıydı. Lanet olsun, aynıydı!

Aşk, intikam, cinayet ve itiraflarla dolu kitabı bitirdiğimde, ben, psikanaliz çukurundaydım. Babasıyla iletişim kurmakta zorlanan ama her geçen gün babasına benzeyen arkadaşlarımı düşündüm. Bu benzerlikten hiç de memnun olmayan, dile geldiğinde bile rahatsız olan arkadaşlarımı. Annemle olan benzerliğimi düşündüm. Ne kadarını eleştirdiğimi, ne kadarından korktuğumu.

Peki ya siz?

Siz peki? Günün sonunda ne kadar ebeveynlerinize benzediğinizi hiç düşündünüz mü? ‘Bana sevgisini göstermezdi’ diye eleştirdiğiniz babanızın aksine çocuklarınızla ne kadar ilgileniyorsunuz? Belki bir gençlik kavgasıyla küstüğünüz babanızı sabahları aynada görüyor musunuz? Çocuk sahibi olup da onlara hak verdiğiniz oldu mu? 

Bu içe dönüş beni biraz sarstı açıkçası. Belki sizin de biraz sarsılmaya ihtiyacınız vardır. Ne dersiniz?

Bu yazıyı kargala!
1 Yorum
Mehmet1905
Mehmet1905
14:19 @ 07.09.2022
Emine hanım elinize sağlık çok keyif aldım okurken