Gündem

ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE ATATÜRK ÜZERİNE


Umut Akmermer 24 Kasım 07:15

Bildiğiniz gibi bugün Öğretmenler Günü. Öğretmenliğin insan hayatına dokunan mesleklerin başında geldiğine ve karşılık beklemeden yapılan bir görev olduğuna bir önceki yazımda değinmiştim. Kazancını öğrencilerinin gözlerinin içinde arayan bir meslektir. Sonuçta öğrencisi ile mutlu olup, onun sıkıntısı ile dertlenen bir başka meslek daha yoktur.

Bir insandan daha fazlası

Öğretmenlik mesleğine gönül vermiş kişi için İstanbul’un merkezi de vatan toprağıdır, Hakkari’nin dağı da, köyü de... Bayrağın dalgalandığı her yer öğretmenin memleketidir. Her yerde bilgiye aç, özel hissedilmeye muhtaç çocuklar her zaman mevcuttur. Öğretmen, bu çocukların hayatına dokunmak için hayatını adamış kişidir. Nitekim bu meslek uğrunda canını ortaya koyarak görev aşkıyla gittiği yerde şehit olan 153 şehit öğretmenimizin yerleri doldurulamaz. Aslında belki de bir çocuğun daha umudu olmak için çıktıkları yolu ölümsüzlükle taçlandılar. 

Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk

Devrimleri halka ulaştıran

Öğretmenler Günü hepimiz için önemli. Ama son zamanlarda öğretmenlerimize verdiğimiz değer azalıyor. Yine de biliyoruz ki öğretmenlik daha fazlasıdır. Siyasal açıdan baktığımızda; her devrimin halka inmesini sağlayanlar, öğretmenler olmuştur. Zira Cumhuriyetin ilk yıllarında devrimleri anlatmak için, inkılapları hayata geçirmek için Atatürk’ün en büyük yardımcısı da öğretmenlerdi.

Hayran olduğumuz ya da gurur duyduğumuz birçok büyük insanın hayatına temas etmiş bir öğretmen buluruz. Çünkü öğretmenlik insanın hayatını değiştiren, saklı kalmış değerleri ortaya çıkartan meslektir. Böylece; keşfedilmeyi bekleyen nice saklı cevheri bulup insanlığa kazandırır.

Kalkınmada öğretmenin rolü

Eğer kalkınmak ve yaşam standartlarımızı yükseltmek istiyorsak en büyük ihtiyacımız öğretmendir. Çünkü tüm bunlar için ilk basamaktır. Düşüncenin ve yeteneğin keşfinin ilköğretim düzeyinde başladığı düşünüldüğünde bu keşfi sağlayacak olan öğretmenlere gerekli kıymeti vermemiz şart. Zira öğretmen değer görmediği bir ortamda, düşüncenin temellerini atmak için gerekli çabayı göstermekte zorluk çekecektir.

Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar bir söyleşide şu sözleriyle öğretmenin eğitimdeki ve kalkınmadaki rolüne dikkat çekiyor:

Bu memleketin kalkınmasına, bu Cumhuriyete öğretmenlerimiz kadar katkı veren olmamıştır. Öğretmenlerimiz sayesinde bu seviyedeyiz.

Prof. Dr. Aziz Sancar

Hayat değiştiren öğretmenler

Tabii iyileri kadar kötü tercihleri olan öğretmenlerle de karşılaşmak mümkün. Mesela sayısız başarıyla adını klasik müzik tarihine yazdıran Beethoven’ın müzik hocası, kendisi için şu talihsiz ifadeyi kullanır.

Beethoven, müzisyen olmak için hiçbir umut vaat etmiyor.

Bir başka örnekte ise genetik bilimin kurucusu olan Gregor Mendel için üniversiteden bir hocası, dosyasına şu notu düşüyor:

Mendel’de, bir bilim adamı için gerekli olan berrak düşünebilme yeteneği yok.

Yazıyı Başöğretmenin mesleğe verdiği değeri anlattığı cümlelerle bitirelim.

Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk

Öğretmenler!.. Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk

Son söz

Arkanıza yaslanın ve eğitim hayatınızı düşünün. Sizin hayatınıza dokunan öğretmeniniz kimdi? 

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum