Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

OSCAR WILDE AFORİZMALARI VE BAHÇELİEVLER NOTLARI


Emine Aydın Albayrak 19 Eylül 07:20

Oscar Wilde hayranlığımı Dorian Gray’in Portresi ve Hedonizm Üzerine yazımdan hatırlarsınız. 19. yüzyıl sonlarına eserleri ve sıra dışı hayatıyla damgasını vuran Wilde, gerçek bir aforizma tanrısı. Lord Henry karakterinin büyüsü, en çok da buradan geliyor zaten. Kendinizi onun kalemine bıraktığınızda gülüyor, düşünüyor, sarsılıyor ve sonra tekrar düşünüyorsunuz. Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar kitabıysa bu sıralamayı size tam tadında yaşatıyor. Oscar Wilde gizli not defterini kaybetmiş de siz bulmuşsunuz gibi bir tat. Bir de La Vita e Bella’nın DVD ve kitaplarla dolu köşesinde bulduysanız o defteri, müziğe ve yazarın kalemine bırakın kendinizi. 

Çok çalışmayı, yapacak daha iyi bir işi olmayan insanların sığınağı olarak görürüm.

La Vita e Bella

La Vita e Bella Bahçelievler 7. Cadde 62. Sokak’ta keyifli bir kitap kafe. Önünden geçerken çalan müzikler, sizi bir anda içine alıyor. Boulevard of Broken Dreams dinlemeyeli uzun zaman olmuştu. Bahçeli’de yürümeyeli de… Arabamı Yedi Kapı’nın arkasındaki otoparka bırakıp yeni ıslanmış 7. Cadde’yi adımladım bir süre. Fazlasıyla sıcak geçen Ankara yazında, uzun bir aradan sonra yağan yağmur henüz dinmişti. O kokuyu bilirsiniz. Benim gibi yaz mevsimi savunucularına bile huzur verir. Tanıdık gelen Bahçeli kalabalığında, taze dinmiş yağmur kokusu eşliğinde buldum La Vita e Bellayı.

Okumaya başlamadan önce, tavsiyeler üzerine makarna yedim ve çok beğendim. Çayımı içerken bir süre müzik dinledim ve sokağı izledim. Bitmeyen 7. Cadde telaşını, ayrı ayrı kendi hikayeleriyle yürüyen insanları, park yeri arayan arabaları, sokak köpeklerini… Sonra bir kahve isteyip okumaya geçtim. Kahveyi hak etmiştim. Otuz saattir uykusuzdum ve Wilde ile sarsılmaya hazırlanıyordum.

Benim için hala sonsuz cazibeye sahip tek bir şey var; ruh hallerinin gizemi. Ruh hallerinin hakimi olmak müthiş, onların hükmünde olmak daha da müthiş.

Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar

Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, Can Yayınları’nın Kısa Klasikler serisinden. İngilizce aslından çeviren Özlem Alkan K. Yazarın sanata, hayata ve aşka dair düşüncelerinin yer aldığı aforizmalardan oluşan bu derleme, yalnızca altmış sayfa. Tam bir kahve yanı kitabı denebilir. Aslına bakarsanız alkolle gideri daha fazla ama mekanda alkol bulamıyoruz maalesef.

Hedonizm denildiğinde akla gelen ilk yazarlardan Oscar Wilde. Aynı zamanda bir estetik kuramcısı. Kitapta da daha çok bu konular üzerine yazdığını görüyoruz. Kendi adıma hazcılık üzerine yazdıklarına hak vermemek elde değil.

Basit zevklere tapıyorum. Onlar karmaşıklığın son sığınağı.

Haz, doğanın sınavı, onun onay imzasıdır. İnsan mutlu olduğunda kendisi ve çevresiyle uyum içindedir.

Hiçbir medeni insan bir zevkten asla pişmanlık duymaz, medeni olmayan insan da zevkin ne olduğunu bilemez.

Kendime karşı görevim müthiş eğlendirmektir.

Hapis hayatı

Oscar Wilde, Victoria dönemi Britanya’sında cinsel yönelimleriyle ses getirmiş; 1895 yılında büyük ahlaksızlıkla yargılandığı davada, iki yıl kürek hapsiyle cezalandırılmıştır. Bu süreçle ilgili yazdıkları da oldukça etkileyici. Yayınevinin arka kapakta kendisinden, ‘Zirveden zindana her daim ışıldayan Wilde, belki de tüm zamanların en nüktedan kalemi.’ cümlesiyle bahsetmesi boşuna değil.

Hapis hayatı kişinin insanları ve nesneleri aslında oldukları gibi görmesini sağlar. Bu nedenle insanı taşa çevirir. Sürekli hareket halinde bir yaşam yanılsamasıyla kandırılan, asıl dışarıdaki insanlardır.

Doğumundan hapis cezası aldığı zamana kadar, iyi gelir düzeyiyle yaşayan Wilde düşünüldüğünde, haz ilkesinin peşinden koşmak için paraya ihtiyaç var mıdır? Günümüzde sadece beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarımız için bile gereken gelir seviyesine bakınca, evet. Kendimizi gerçekleştirmek ve piramidin en tepesine yükselmek oldukça masraflı olsa gerek.

Peki ya sizce?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum