Aile & Çocuk Kitap & Edebiyat

Pamuk Prenses Masalı Toksik Olabilir mi?


Sezer Aygün 11 Mayıs 13:30

Uykuya geçmeden önce çocuğunuza kitap okuyanlardan mısınız? Önce sizi tebrik edeyim, sonra bu çok faydalı aktivite "nasıl zararlı hale gelir" ondan bahsedeyim. Haydi bir masal seçelim beraber. Seçtiğiniz bir peri masalı olsun. Hatta 1800'lü yılların başında Alman Grimm kardeşlerin yazdığı "Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler" diyelim.

Önce masalı bir hatırlayalım. Tekerlemelerin ardından hikayemiz bir varmış, bir yokmuş diye başlar. Ülkenin birinde muhteşem bir saray olmadan olmaz tabii ki... Bu sarayda güzeller güzeli ama mutsuz ve iyi kalpli bir kraliçe yaşar ve bir kızı olsun ister. Dilek tutar ve dileği de gerçekleşir. Sarayda çok mutlu bir şekilde yaşamaya devam ederlerken, kraliçe birden hastalanır ve dünyaya gözlerini kapatır. Peki "Kral bekar mı kalsın?"; bildiğiniz üzere yeni bir eş alır.

Sektöründe lider psikopat bir kraliçe

Yalnız bu yeni eş, oksijene ihtiyaç duymayan bakteri gibidir. Yani çatışmalardan beslenir. Bir aynası var, akşama kadar gelir gider  “Ayna ayna söyle bana var mı benden güzeli bu dünyada?” diyen bir tip. Ayna da “yok sen bir sfenkssin” diyemez, onun ihtiyacı olan cümleleri her defasında tekrarlar.

Bu kadın çok geçmeden şehirdeki düzeni de bozar, iç karışıklığa sebep olur. Dedim ya; yeni kraliçe çok mikrop biri. Kral da bu karışıklığı gidermek için saraydan ayrılır. Bu arada Pamuk Prenses büyür, güzel bir genç kız olur. Büyük ihtimalle sadece güzelliği ile var olacağına inanan kraliçe bir gün aynanın karşısında korkusuyla, belki de korkularından biriyle yüzleşir. Hangimiz yüzleşmiyoruz ki?.. Kimse de kraliçeye "sen nasıl bir çocukluk geçirdin?" diye sormaz. O mutlak kötü biri.

Kötü kalpli kraliçe genç prensesin kendisinden daha güzel olması durumuna çok bozulur. Aklına kolay bir çözüm gelir. Öldürmek!.. Hatta öldüğünden emin olmak için kalbini de getirmelerini emreder. Dedim ya size kraliçede beyin kıvrımlarından daha çok vücut kıvrımları var.

Allahtan sarayın güvenliği kraliçe kadar kötü çıkmaz, prensesin hayatını bağışlar. Masal bu ya; genç prenses için yeni bir hayat başlamaktadır.  İlerleyen bölümlerde ormanda yedi tane cücenin yaşadığı bir eve ulaşır.  Önce evde dinlenir sonra doğal biçimde ev sahibi gibi evi düzenler ve yemek yapar. Uykucu, Bilgin, Sakar, Çekingen, Doktor, Mutluluk ve Meraklı diye ayarlanan bu yedi cüce pamuk prensesi çok sever.

Onlar erer muradına da biz kerevete çıkabilecek miyiz?

Bu arada bizim pek de üzümlü kekimiz olmayan kraliçe geçici olan bir durumun farkına varır ve kendi işini kendi halletmeye karar verir. Yaşlı bir kadın kılığına girer. Pamuk Prenses’in yaşadığı evin kapısını çalar. Malumunuz kırmızı elmayı ona ne yapar eder yedirir. Prenses zehirli elmadan ısırdığı gibi yere düşer. Akşam olduğunda eve dönen yedi cüceler, prensesi yerde yatarken görürler. Hemen olayı anlarlar ve onu cam bir tabuta koyup yüksekçe bir tepeye götürürler.  Tesadüftür, tam da o tepeden bir prens geçer. Prensesi öper ve prenseste hiç beklemeden uyanır. Sonra durum "onlar erer muradına biz çıkalım kerevetine" şeklinde son bulur.  Yeri gelmişken kerevet mutluluğa ortak olmak manasına gelir.

Bir takım Hipnotik hadiseler

Hitler zamanında bu masal yeniden yazıldı. İlginç bir bilgi aktarayım; masaldaki cadı kraliçe karakteri bir Yahudi idi. Bu ayrıntının amacını tahmin etmeyi size bırakıyorum. Gelgelelim Pamuk Prenses masalındaki hipnotik dil kalıpları ile yıllarca gizli gizli biz neler öğrendik.

  • Her zaman ilk eş iyi bir karakterdir. Fakat ikinci eş için aynı şeyi iddia etmiyoruz.
  • Prenses olman bir şey değiştirmez ev işi yapmak senin görevin. Yani yedi tane erkeğe bakacak güçtesin. Dolayısıyla sakın kendini ve yeteneklerini küçümseme. "Aslansın kaplansın" motifi... Bütün bunları hiç şikayet etmeden sevgiyle ve alçakgönüllülükle yapmalısın.
  • Prensesler de hasta olur. Bununla beraber bir prens seni öpmeden iyileşemezsin. Lütfen onu bekle. Şifa aramana gerek yok.
  • Bir prens seni, senin iznin olmadan öpebilir. En tehlikeli motif.  
  • Her şekilde prensini beklemelisin. Bu erkek, senin beyaz atlı prensin olacak. Yani mutluluğunu bu erkek verecek. Dolayısıyla senin hayattaki nihai amacın bu olmak zorunda.  
  • Çok seçeneğin yok. Üzerine öyle "benim bir çalışma hayatım olsun" gibi hayalleri sakın kurma.   

Hüzünlü prenses yerine bilge prenses

Sizi korkutmayayım. Peki hiç mi iyi bir mesaj yoktu? İçinize bir su serpeyim, vardı tabii ki. Yabancılara kapıyı açma ve hatta yabancılarla iletişime geçme. Sana verilen elmayı (yabancı şeyi) almamalısın. Çünkü alırsan hastalanabilirsin. Bir prenses dahi olsan tehlikeye açıksın. Bunun gibi çoğaltılabileceğimiz örnekler vardır.

Masallar toplumdan topluma değişkenlik gösterir. Yazar motifleri toplumun ihtiyacına göre şekillendirir. Günümüzü düşünecek olursak, bunun gibi pek çok peri masalında ayrıcalıklı olmak ezik olmakla eşdeğer. Ezilmek aynı zamanda iyi kalpli olmak demek. Dolayısıyla insan davranış kalıpları iki yüzyıl önce yazılmış bir masal ile nasıl şekillenmiş şimdi daha net ortaya çıkmıştır umarım. Yani masal deyip geçmeyin. Etkisi çok kalıcı olan bu dili çok önemseyin. Tertemiz, faydalı masallar için sitemizin yazarlarından Gamze Erdem Özcan'ı takip etmenizi öneririrm.

Bu yazıyı kargala!
2 Yorum
Hacer
Hacer
20:19 @ 11.05.2022
Yazıyı okurken benimde çok sorularım oldu?yav sayın kraliçe aynaya niye soruyorsun kendi kendine desene ,ben bugün çok güzelim.mükemmel görünüyorum.Sahaneyim.....yani güzellikte nereye kadar?prenses olmuşsun ama insan olamamisssin??şaka bı yana çocuklarımıza okuduğumuz kitapları,masalları seçmeliyiz.secme imkanımız yoksa sizin yazdığınız gibi yanlış mesajları çocuklara keşifle buldurabiliriz.Yazi için cooook teşekkür.
yavuz
yavuz
20:53 @ 11.05.2022
Harika bir yaklaşım, gözümüzün önündeki bir tablonun aslında tam da göründüğü gibi olmayabileceğini ispatlamışsınız. Tuşları olmayan bir telefon keşfi gibi birşey, dahiyane yani. Zehirli elma da hikayenin anafikri di mi, en azından yarısı zehirsiz...