Güncel Spor

Paris Saint-Germain: Parayla Saadet Olur mu?


Konuk Yazar 16 Mart 16:04

Endüstriyel futbolun hüküm sürdüğü bu zamanlarda, bu futbol ikliminin en önde olan takımlarından Paris Saint-Germain. Fransız futbol devinin kuruluş hikayesi diğer Avrupa'nın diğer dev kulüpleri gibi 1900 öncesine dayanmıyor. Günümüz futbolunun en şahşalı futbol kulübü 12 ağustos 1970 yılında kuruluyor. Genç ve hırslı üç Fransız iş adamı tarafından Paris FC ve Stade Saint-Germain birleşmesi ile. Bu birleşme de ilginçtir kİ üç fransız iş adamının fikri, Santiago Bernabeu Stadı'nda Real Madrid başkanıyla görüştükten sonra oluşuyor.

Katar sermayesinden öncesi

Parisliler 1982 yılında Fransa Kupası ile ilk kupalarını kazanıyor. Yükselişi 1990 yıllarında UEFA Kupa Galipleri Kupası almaya kadar uzanıyor. Sonrasında gelen finansal sorunlar sebebiyle 2000 yıllar itibariyle Fransa'nın orta seviyeli takımlarından oluyorlardı. Kaderlerini ise 2011 yılında Katar sermayesi değiştiriyordu. Katar devletinin yatırım fonu Qatar Sports Investments (QSi) tarafından dünyanın en zenginlerinden biri haline geliyordu. Son Ligue1 sevinçlerini 1994 yılında yaşamışlardı. 2011 yılına kadar iki şampiyonluğu olan Paris'lilerin kaderi tam anlamıyla baştan yazılacaktı.

Katar sermayesi ve değişim

PSG, 2011 yılında el değiştirmesiyle beraber, ciddi anlamda güçlendi. Hatta kulüp dünyanın en iyi kredibilitesine sahip kulüplerinden biri haline gelmeyi başarmıştı. Bu köklü değişiklikle beraber oldukça pahalı transferlere de imza attılar. Kulüp kısa sürede adını bütün dünyaya tekrar duyurmayı başardı. Sonuç olarak Paris Saint-Germain bir anda dünyanın en zengin kulübü haline geldi. Zlatan Ibrahimoviç, Thiago Silva, Javier Pastore, Lavezzi, David Luiz gibi isimleri bir servet ödeyerek kadrosunu güçlendirme yoluna gittiler.

Bu değişimle beraber en önemlisi Lyon’un yıllar süren saltanatına son vererek şampiyonluğu kucakladılar. Avrupa kupalarında ise final göremese de oldukça iyi denebilecek sonuçların altına imza atmayı başarmışlardı.

Neymar transferi

Tarih sayfaları 2017 yazını gösterdiğinde iki büyük transferle çalkalanmıştı. Bunlardan en çok konuşulanı Barcelona’nın elinden Neymar‘ı çekip almaktı. Bu sadece bir futbolcu almak değildi. Paris Saint-Germain’in bunu başarması, statüko yanlısı camiaları tedirgin etti. Neymar’ın PSG’ye kaptırılması, Barcelona’nın ve diğer statükocu kulüplerin psikolojik üstünlüğünü yok etti. O dönem faal futbolcular arasında Cristiano RonaldoLionel Messi ve Neymar en iyi üçlü olarak kabul ediliyordu. Üçlüden birisi Avrupa futbolunun statükocu kulüplerin birine gitmek yerine PSG gibi revizyonist bir kulübe gitmeyi tercih etmişti.

Messi transferi ve daha da büyüyen beklentiler

10 Ağustos'ta ise Messi, Fransız kulübü Paris Saint-Germain'e transfer oldu. Süper star, Barcelona dışında ilk kez başka takıma tranfer olmuştu. Hatta Barcelona'daki ilk yılındaki gibi 30 numaralı formayı tercih eden dünya yıldızı, yılın en sükseli transferi idi. Dünyanın en iyi futbolcusunu transfer eden Parisliler için ise tek bir hedef vardı. Şampiyonlar ligi şampiyonluğu... Başka bir deyişle aksi her durum başarısızlıktı!

Para var, yıldızlar var, ya başarı ?

Modern futbolda kadro planlamasının büyük önemine rağmen Paris Saint-Germain, FIFA oyunu oynarmış gibi kadro kurmalarının sonuçlarını her sene ağır şekilde ödüyor. Paris temsilcisinin kadrosunun ne defansta ne de orta sahada büyük bir eksiği yok. Ancak kağıt üzerinde birçok teknik direktörün, birçok taraftarın hayallerini süsleyecek atak hattı, takımın kolektif oyun oynamasını adeta baltalayan türden. Aslında büyük takımlar, büyük futbolcularla oynar. Yıldız futbolcular da geriye gelip rakip koşmayabilirler. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Zira birçok takımda bu durum böyle ve bu şekilde de çark işliyor. Ancak PSG'nin sorunu şu ki geriye gelip rakip kovalamayan bir değil, iki değil, üç tane futbolcusu var. Sorunun teknik direktör için sinir bozucu yanı da bu üç futbolcunun hiçbirini önemli maçlarda kesememesi.

Büyük takım kültürü

Paris Saint-Germain, 9 Mart akşamında Santiago Bernabeu Stadına 1-0 galibiyet avantajıyla geldi. Öne geçtiği maçta Real Madrid karşısında kabusu yaşadı. 910 milyon euroya yakın takım değeriyle şampiyonluğun en büyük favorilerinden biri olan Paris Saint-Germain, son 16 turunda eleniyordu. Katarlı sahiplerinin tamamen Şampiyonlar Ligi için kurduğu bu şaaşlı kadro hüsrana uğradı. Sonuçta büyük takım kültürüne sahip Real Madrid'in, Arap sermayesiyle büyük olmaya çalışan Paris Saint-Germain'e ders verdiği bir 90 dakika izlemiş olduk. Yine sonuç olarak para ile kültür satın alınmadığını, onu benimsememin zaman aldığını da...

Başarısızlık en çok yıldızlara yazar.

Bugüne kadar Barcelona ve Arjantin taraftarı tarafından bir kere bile ıslıklanmayan ve dünyanın en iyi futbolcusu olarak görünen Messi, Real Madrid hezimeti sonrası diğer süper star Neymar ile birlikte şiddetli bir şekilde protesto edildi.

https://twitter.com/pusholdersports/status/1503000219289534464?s=21
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum