Sinema & TV Kitap & Edebiyat

Pera Palas'ta Gece Yarısı Neler Oldu?


Pera Palas'ta Gece Yarısı: Modern İstanbul'un Doğuşu adlı eser, Osmanlı ve Türk tarihine görece yabancı olmasına rağmen, yetenekli bir araştırmacı ve söz ustası Charles King tarafından üretilen popüler tarihin bir örneğidir. Kapsamında iddialı olan kitap, ilgi çekici, eğlenceli ve aynı zamanda karmaşık. İstanbul, Birinci Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda yıldızı sönen, erken modern çağın bir güç merkezi olan Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentiydi. Pera Palas'ta Gece Yarısı, imparatorluğun çöküşü sırasında ve sonrasında yaşananları konu alıyor. King'in geniş perspektifi, İstanbul'un iki savaş arası tarihinin birçok yönünü içine alıyor. Hatta bu Rus hikayesi, Bolşevik Devrimi'nden kaçan Beyaz Rus mültecilerin akınını ve bunun şehre getirdiği baskıları kapsayan başlı başına bir kitap.

PERA PALAS'TA GECE YARISI

Kitabın içeriği

Osmanlı'nın can çekişmesinden, 1918 senesindeki savaş sonrası müttefik işgaline, 1923 senesindeki Cumhuriyet yönetimine ve İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar, King, şehrin yaşamını ve onun alacalı, değişken karakterlerini derinlemesine inceliyor. Atatürk, Troçki, Halide Edip, Hemingway, Nazim Hikmet ve Goebbels'i kitabına gizemli bir şekilde dahil eden King, hepsine küçük roller vermiş. Şehrin sosyal, kültürel ve fiziksel dönüşümünde Türkler ve kendilerini bu şekilde tanımlayanlar önemli rol oynuyorlar.

Ancak bu çalışmaya can veren şey, farklı milletlerden ve inançlardan insanların bir arada oluşudur. İstanbul, Müttefik işgalciler, Türk milliyetçileri, Beyaz Ruslar ve Bolşevikler, Naziler, Yahudiler ve Alman aydınlarla dolu. Aynı zamanda Afrikalı-Amerikalı Beyaz Rus bir mültecinin gece kulübü işlettiği, sanatçıların farklı formları denediği bir yer... Öte yandan asil göçmenlerin İstanbul'un ikinci el dükkanlarını mallarıyla doldurduğu bir yer... Üstelik yabancı baroneslerin hayatta kalmak için de bedenlerini sattığı bir yer... King, Pera Palas'ta Gece Yarısı ile okuyucuya bir sığınak olan İstanbul imajını kapsamlı bir şekilde sunmayı başarmış. Ne de olsa İstanbul pek çok kültüre ev sahipliği yaptı. Yabancılar geldi ve birçoğu kendi miraslarını bıraktılar. Diğerlerinin geleneklerini de yanlarında alarak yollarına devam ettiler. Kitap onların hikayeleriyle ve daha birçoklarıyla dolup taşıyor.

PERA PALAS

Gece Yarısı ve Pera Palas

Başlıktaki “gece yarısı”, Atatürk'ün teşvikiyle Türk devletinin resmi olarak birleşik bir takvime geçişine dikkat çekiyor. Yeni yılın İstanbul'da şenliklerle başladığı 31 Aralık 1924 tarihine atıfta bulunuluyor. Pera Palas, 1890'larda batılı gezginler için inşa edilen ultra modern lüks bir oteldir. Başlangıçta Doğu Ekspresi yolcularını barındırmak için düşünülmüş olsa da kısa sürede lüks konaklama arayanlar arasında popülerlik kazanmıştır. 1990'larda ise kademeli olarak restore edilmeye başlandı. 1941'de Mihver destekli bir bombalama da dahil olmak üzere bir dizi dramatik iniş çıkışlardan geçti. Dolayısıyla onun gezici tarihi, aynı dönemde Türk toplumunda neler olup bittiğini birçok yönden yansıtır.

King İstanbul'un hikayesini şehrin en göz alıcı oteli, Pera Palas'ın gözünden anlatıyor. Suikastlara, bombalamalara ve entrikalara tanık olan Pera Palas'ın gözünden... Bana kalırsa eser, hızlı toplumsal değişim içinde, tütsü ve barut kokulu başarılı bir örnek olay incelemesi. Aynı zamanda dünyanın başkenti ünvanını alabilen az sayıdaki kentten birinin kültürel biyografisidir. King, eserini genel okuyucuların ilgisini çekecek kadar renk ve uzmanları tatmin edecek kadar ayrıntıyla dolduruyor.

Türkiye'nin Beyoğlu ilçesinde bulunan otel, zengin bir tarihe sahiptir. Ernest Hemingway, Agatha Christie ve Alfred Hitchcock gibi önemli şahsiyetlerin uğrak yeri olmuştur. Mekan olarak ayrıca Skyfall ve Midnight Express gibi birçok filmde de yer aldı. Pera Palas'ta Gece Yarısı'nın ana karakteri Esra'ya İstanbul'daki Pera Palas oteli hakkında yazma görevi verilir. Ancak Esra kısa süre sonra bunun sıradan bir otelden daha fazlası olduğunu keşfeder. Zamanda geriye, 1919 yılına götürüldüğünde, kendisini ve çevresindekileri hayatlarını tehdit eden bir komplonun içinde bulur.

PERA PALAS'TA GECE YARISI

Kitaba genel bakış

Pera Palas'ta Gece Yarısı'nı okurken bazı noktalar daha çok dikkatimi çekti. Savaşlar arası bu kadar çok manevranın merkezinde yer alan otel gerçekten de kitabın ana mekanı. Üstelik çalışanları ve misafirleri birçok eğlenceli anekdot sunuyor. Fakat 1892 senesinde yapılan Pera Sarayı'nın katı bir tarihini bulmayı bekleyenler biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. İkincisi, bölümler Türk ve yabancılar arasında gidip gelme eğiliminde olsa da ağırlıklı olarak yabancıları işliyor. Özellikle de King'in diğer eserlerinde öne çıkan Rus ve Yahudi halklarına dayanıyor. Kısacası okuyucular İstanbul hakkında daha fazla hikaye özlemi çekebilirler. Üçüncüsü, Gece Yarısı Osmanlı İstanbul'unun sosyal tarihinden yapısal olarak farklıdır. Hikaye şehirdeki savaş ve savaşlar arası hayatların canlı biyografik portrelerinden ve skeçlerinden oluşuyor. Böylelikle okuyucuya göz kamaştırıcı bir pano sunuluyor. Örneğin son bölümler, Troçki'nin Prens Adaları'ndaki görevinden ve Sovyet casusluğundan Türkiye'nin ilk güzellik kraliçesine, Ayasofya'nın yenilenmesine, Türk-Nazi ilişkilerine ve İstanbul'un İkinci Dünya Savaşı'ndaki Yahudi mülteci krizindeki rolüne kadar art arda ilerliyor.

Bir bütün olarak ele alındığında eser, okuyuculara şehrin ve geçmişinin lezzetini bırakıyor. Öte yandan kitapta bazı temel gerilimler de var; Türk tarih bilgisine bağlı olarak okuyucunun gözünden kaçabilecek, kafasını karıştırabilecek gerilimler. Cumhuriyet, sözde arkaik emperyal selefinden, şekil veya biçim olarak ayrıldı. Pera Palas'ta Gece Yarısı, İstanbul'un Osmanlı'dan cumhuriyete geçişini sergileme konusunda kararlıdır. Ancak ne iki dönem arasında bu kadar belirgin bir çizgi çizer ne de tüm bu değişiklikleri kemalist irade ve ideolojiye bağlar. King, çok etnikli ve çoğulcu bir şehrin birçok unsurunu öğütüp parçaladığını tasvir ediyor. Ayrıca, bu büyüleyici konulara Selahattin Giz'in fotoğrafları aracılığıyla görsel bir form kazandırılıyor. King böylece kapsamlı bir araştırma olarak sunduğu kitabına gelecek eleştirileri de kısmen bertaraf etmiş oluyor.

PERA PALAS

Son söz

King, Gece Yarısı'nı geçmişin hem acılarıyla hem de zevkleriyle harmanlıyor. Okuyucuya şehrin tarihindeki farklı dönemlerde ilerlerken nelerin kaybedildiğini ve kazanıldığını hissettirme konusunda olağanüstü. Bu nedenle okuyuculardan, geçmişe duyulan nostalji ile umutlu bir moderniteye olan inanç arasında bir rota çizmeleri isteniyor. Özetle, Pera Palas'ta Gece Yarısı, popüler bir tarih olarak farklı okuyucular tarafından farklı takdir edilecektir. Yalnız King yapıtının ciddi bir araştırma ürünü olduğuna dikkat çekmeden geçmiyor.

Kitabın Netflix ekranlarında çok yakın zamanda ilk sezonu yayımlanan film formu da izlenmeye değer. Yazarın esere dahil ettiği gizemli karakterleri aynı gizemi yansıtarak dahil etmeyi başarmışlar. Üstelik izlerken çok ciddi bağlantılar yakalamanız mümkün. kargala.com'un aynı zamanda sinema ve film yazarlarından olan Onur Ömer Düzgün'ün, film incelemesine buradan ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum