Sağlık Kitap & Edebiyat

PSİKODİYET: BİR GRUP TERAPİSİ HİKAYESİ


Sezer Aygün 13 Nisan 12:34

Kadın önünde duran yemeğe uzun uzun baktı. Aklına delice sevdiği adamın nasıl oldu da bu hale geldiğini düşündü. Zihninde canlanan resim ise bu yemeği ilk yediklerindeki anılarıydı. Aynı masada oturmuşlardı. Yemeğin tadına ait hiçbir şeyi hissetmeden yemeye başladı. Aslında yediği öfke, hayal kırıklığı ve hüznüydü. Zaman içinde yeme alışkanlığındaki kademeli değişimden habersiz bir döneme girdiğini hiç bilmiyordu. Bilinçaltı zihin, günlük hayatımızda olan şeylere her zaman yeni anlamlar yükler. Buna yediğimiz yiyeceklerde dahildir. Uzman Psikolog Senem Eke Yıldız’ın Psikodiyet kitabı da tam bu konuyu detaylıca anlatmış. Yeme bozukluğu olan ve birbirini tanımayan 8 kişinin 10 haftalık serüveni... Bir grup terapisi... Karakterlerin hayali ama yaşantıların gerçek olduğu kitap, yiyeceklerle kurulan sağlıksız ilişkilerin kaynağına psikodrama ile nasıl inildiğini anlatıyor.

Neysen onu yersin, ne yersen o’sun.

Her şey tek bir “ol” ile başladı. Her şeyin mayası olan sevgi ile yoğrulduk ve hala öyle devam ediyor. Sevgi ile bağın kesilmesi ile de işler bir miktar karışıyor. Tabii ki sevgi deyince karşıya her ne olursa olsun "velinimetim, gökkuşağım, çipil kirpiğinin gölgesini sevdiğim kişi" muamelesi yapın demiyorum. İnsan sayısı kadar farklı hikaye vardır. Fakat, duygusal yeme bozukluğu yaşayan kişilerin hayatlarında bir durum ve o duruma bağlı kişilere aktarılamamış negatif duygular bulunmakta. Dolayısıyla kişiler duygularını ifade etmek için yiyecekleri kullanıyorlar. Aslında yemek yemek zihinsel bir tuzak. Herhangi bir stres faktörüne abartılı biçimde yiyerek düşkünlük göstermemiz bu sebepten olabilir. Daha spesifik anlatmak gerekirse, insanlar  yemek yemeyi strese bir mola vermek gibi kullanıyor. Psikodiyet kitabının yazarı da fiziksel yüklerin ancak duygusal yüklerin bırakılmasıyla olacağını söylüyor.

Aklını beslediğin şey olursun

Burada zayıf beden dayatmasından farklı bir durum söz konusu. Yani salt güzellik amaçlı olmayan bir durumdan bahsediyorum. Senem Eke Yıldız’ın kendi ifadesiyle hem fiziksel hem de duygusal iyileşmenin yolcuğuna “psikodrama gemisiyle” çıkıyorlar. Yarısından fazlası obezite sınırları içinde olan kadın-erkek 8 kişinin anahtar kelimeleri farkındalık, cesaret ve eylem. Farkındalık olmaksızın cesaret, cesaret olmadan da eyleme geçilemeyeceğini biliyorlar.

Tesadüf diye bir şey yoktur

Var olan veya olmayan her şey görünmez bağlarla birbirine bağlıdır. Aslında bu sekiz kişinin her biri kendi gerçeklerinden bir şey taşıdıkları için aynı anda orada bulunmaktadır. Seçen kişinin derdinin bir parçası seçtiği kişide. Yani tesadüf değil. Karşınızda sizi hassaslıkla yemeğe iten sağ beyninizin ve garanti isteyen sol beyninizin sizinle konuştuğunu hayal edin. Korkunuzun, annenizin ve belki de kilonuzun sembolik temsilcisinin size iyileştiren mesajlar verdiğini. Harika olmaz mıydı? Farkındalığı cesareti ve eylemi bir araya getiren müthiş teknik. Psikodrama... Yazar bu kitabın bazı bölümlerinin her ne kadar kurgu olduğunu söylese de aslında gerçeğin bir simülasyonu.

Psikolojide, zihninizde ne olmak istediğinize dair bir resim oluşturursanız ve o resmi orada yeterince uzun süre tutarsanız, yakında tam da düşündüğünüz gibi olursunuz.

William James

"İnsanın en büyük derdi kendisidir" diyor Jung. Biz değişimi dış dünyada arasak da bilgiler yine bilinçaltı okyanusunda. Beynimiz yüksek kapasiteli bir bilgisayar olmasına rağmen bazen yanlış bir inanç, gerçek gibi kabul edilir ve bu gerçekler, etrafında yanıltıcı bir kalkan ile varolmakta. Diyetlerine ve egzersiz rutinlerine bağlı kalmakta zorlanan ve bu işleri birer mücadele gibi görenler içinse Psikodiyet harika bir kitap. İçerde ne olup bittiğini birebir göreceksiniz. Bilinçaltında sizi neyin engellediğini yaşayarak ama güvenli biçimde yüzleşiyorsunuz. Hedefe ulaşmayı ve hatta onlarla bağımlı yaşamayı engelleyen psikolojik keşiflere bir kapı aralıyorsunuz. İşe yaramayan diyet ve egzersiz alışkanlıklarının üstesinden gelmeyi ve bunları yenileriyle değiştirmeyi öğreniyorsunuz. Motivasyonunuzu artıran bu kitap, yıllardır bu konularda yol alamayanlar için harika bir seçenek olabilir.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum