Kitap & Edebiyat

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - YR Krallığı


1932 senesinde Brooklyn'de doğan Joanne Greenberg, ödüllü bir Amerikalı yazardır. On iki roman ve dört kısa öykü koleksiyonuyla uluslararası üne sahip olmuştur. En çok satan eseri, Sana Gül Bahçesi Vadetmedim adlı romanıdır. Eser, bir genç kızın şizofreni ile üç yıllık mücadelesinin yarı otobiyografik bir açıklamasıdır. Greenberg, yaşamı boyunca fiziksel ve zihinsel engellerden muzdarip bireylerle ilişki ve empati kurmaya çalıştı. Yazıları genel olarak bu bağlamdadır.

Joanne Greenberg, akıl hastalığının -bu yazarın kullandığı dil- aynı anda hem romantikleştirilmiş hem de damgalanmış durumunu çürütmek ister. Bu sebeple Sana Bir Gül Bahçesi Vadetmedim'i kaleme alır. 1960'ların sonlarında, bu hastalığına verilen tepkiler genellikle iki kutuplaşmış tutum arasındaydı. Karşı kültür nesli arasında popüler olan biri, akıl hastalığını sanatsal, yaratıcı ilham açısından zengin, değişmiş bir bilinç durumu olarak romantikleştirdi. Bu mitin baş kahramanları, ruhsal çöküntü dönemleri arasında ruhunu yazıya ya da sanata aktaran sanatçılardı. Sylvia Plath, Vincent Van Gogh ve Virginia Woolf, zihinsel dengesizliklerinin idealize edilmiş mitlerinden pratik olarak ayrılmaz olan bu tür kişilerden sadece birkaçıdır. Genellikle zihinsel çöküntü dönemleri onlara ilham kaynağı olmuştur.

“Acıtma yalnızca kuramsal bir şeydir, Quentin,” dedi Deborah. “Asıl acıtan şey, kendinden başka herkesin yaşamını yönlendiren güçlerce tekmelenip dışlanmak, yıllarca deli olarak yaşamak, kimseye bir şeyi anlatıp kendini inandıramamak.”

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Akıl hastalığı?

Greenberg, insanların "akıllı" ve "deli" terimlerini, çoğu zaman mantıksız önyargılara dayanan sözde "akılcı" inançlarını desteklemek için çok sık kötüye kullandıklarını biliyor. Bu nedenle okuyucularının "deli" ve "akıllı" kelimelerini mutlak gerçeği olan klinik terimler olarak değil, öznel kelimeler olarak düşünmelerini istiyor. Deborah hasta, ama ona "deli" demek, sorununu küçümsemek, onu umudun ya da tedavinin ötesinde bir diyara sürgün etmekle aynı şey olurdu.

''İstediğiniz gibi bir insan değil miyim ben? Beynimi de mi düzeltmeniz gerekiyor?''

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Yelpazenin diğer ucunda akıl hastalığı, acı çeken kişinin zayıflığı veya ölümcül kusuru olarak damgalandı. 1960'ların sonlarında Greenberg'in romanı yayınlandığında, akıl hastalığı daha da yanlış anlaşıldı ve korkuldu. Çünkü insanlar tamamı önyargı, cehalet ve korkuya dayalı olarak, akıl hastalıkları hakkında yüzyıllardır süren yanlış bilgileri özümsemişti. Greenberg, bu hastalığın sorununu farklı açılardan tasvir ediyor. Roman aynı zamanda psikiyatristler ve diğer personelin yaptığı zor ve stresli işleri de konu alıyor.

''Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır… Üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!”

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

YR Krallığı

Sana Gül Bahçesi Vadetmedim romanının ana karakteri bir şizofreni hastası olan Deborah Blau'dur. Parlak ve sanatsal açıdan yetenekli Deborah, kafa karıştırıcı, korkutucu bir gerçekliğe karşı bir savunma biçimi olarak bir dünya yarattı. Bu dünyaya da YR Krallığı adını verdi. Deborah henüz beş yaşındayken, yumurtalıklarında bulunan bir tümör nedeniyle ameliyat oldu. Bu onun için çok fazla fiziksel acı ve utanç içeren travmatik bir deneyimdi. Çocukluğu boyunca Deborah, Yahudi aleyhtarı akranları ve komşuları tarafından sık sık tacize uğradı. Deborah, Yr Krallığını ilk yarattığında bu onun için güzel ve rahatlatıcı bir sığınaktı. Ancak zamanla Yr'nin tanrıları, Deborah'ın her sözünü ve eylemini yöneten zalim diktatörler haline geldi.

“O tümörü hiçbir zaman içimden çıkarmadım ben. Hala yerinde, hala içimi kemiriyor. Gözle görülmüyor, o kadar.''

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Deborah'ın terapisti Clara Fried, yavaş yavaş Deborah'ın güvenini kazanır. Onu asla kendi bakış açısını kabul etmeye zorlamaz. Üç yıl boyunca Deborah'ın hastalığıyla savaşma cesaretini kazanmasına yardımcı olur. Amacı, Deborah'a, tüm hatalarına ve sorunlarına rağmen, Yr'nin hayaletleri üzerinden Dünya'nın gerçekliği arasında seçim yapma yeteneği vermektir.

Deborah küçük kız kardeşi Suzy'yi o kadar kıskanıyordur ki bebeği beşiğinden kaldırıp pencereden aşağı atmaya çalıştığını hatırlar. Sıkı çalışma ve sabırdan sonra, Dr. Fried sonunda Deborah'ın Suzy'yi öldürmeye çalışmadığını fark etmesini sağlar. Kız kardeşini pencereden atmanın anısı, sadece bunu yapmak istediğinin bir hatırası olarak ortaya çıkar. Üstelik Deborah'ın gerçekten hiç arkadaşı yoktur. Aynı okula gittikleri için takıldığı insanlar vardır ama hiçbiri onun arkadaşı değildir. Çevresindekiler onun tuhaflığını anlayamazlar. Dolayısıyla bu Deborah'ı gerçek dünyadan olmadığına ve aslında Yr'ye ait olduğuna ikna eder. Dünyanın gerçeklerinden korkmasına rağmen, Deborah sonunda hastalığına karşı verdiği mücadeleyi kazanmaya karar verir. YR Krallığını bırakmayı öğrenir ve gerçek dünyaya dönüş yolunu bulur.

''Onları oldukları gibi, kendini de olduğun gibi bırakıp gene de sevebilir misin onları?''

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim

Son söz

Greenberg Sana Gül Bahçesi Vadetmedim ile bu hastalığın deneyimini hastanın bakış açısından tasvir eder. Bu durumla mücadele etmek kolay değildir. İyileşmeye giden yol, aksilikler, şüphe ve korku ile kaplıdır. Hastalıkla yüzleşmek ve tedavi yoluyla savaşmak için büyük cesaret ve azim gerekir. Akıl hastalığını tedavi etmek, iyi klinik eğitime ek olarak duygusal duyarlılık, güç ve sezginin bir kombinasyonunu gerektirir. Hasta ve doktor arasındaki ilişki, hastalığı tedavi etmenin önemli bir parçasıdır. Dr. Fried, Deborah'ın hastalığının bir tür haritası olan hayali krallığın değerini kabul ediyor. Üç yıl boyunca, Deborah'a Yr'yi ve onun mantığını yeniden yorumlayarak rehberlik ediyor. Böylelilkle, Deborah'ın gerçek dünyanın genellikle kafa karıştırıcı, çoğu zaman mantıksız yasalarıyla başa çıkmasına yardımcı oluyor.

Aslına bakarsanız Sana Gül Bahçesi Vadetmedim romanındaki bilgilerin bir kısmı eski. Son yıllarda şizofreni, fizyolojik bir durum olan beyin gelişiminde bir sorun olarak görülmeye başlandı. Hiç kimse buna neyin, neden olduğunu tam olarak bilmiyor. Ancak araştırmalar genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir kombinasyonunun, durumun gelişimine katkıda bulunduğunu göstermektedir. Roman, Deborah'ın tedavisinin çoğunlukla terapiden oluştuğunu gösteriyor. Psikiyatrik ilaçların kullanılmadığı tedavinin, şizofreniyi tedavi etmek için yeterli olması olası değildir. Yine de bu yeni bulgular, şizofreni tedavisinde empati ve anlayışın önemini kesinlikle geçersiz kılmıyor. Greenberg'in akıl hastalığı çekenler için sempati, saygı ve anlayış kazanma arzusu hala geçerli bir endişe ve romanı akıl hastalığının sempatik bir tasviri olarak değerli olmaya devam ediyor.

''Benim hastalığım, ağzına kadar dolup taşmış bir bardak, senin küçücük damlan taşan kısmın içinde çoktan eriyip gitti.''

Joanne Greenberg-Sana Gül Bahçesi Vadetmedim
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum