Gezi & Seyahat

Şanlıurfa Gezilecek Yerler Tadılacak Lezzetler


Onur Ömer Düzgün 29 Ocak 13:47

GAP turunun ikinci gününde Şanlıurfa yer alıyordu. Yorucu yolculuğun ardından Gaziantep gezisi ve ertesi günkü programımızın yoğunluğundan dolayı, otele ulaşır ulaşmaz dinlenmeye geçtik.

Rehberimiz otelin sabah kahvaltısının güzel olduğunu söylese de tercihimizi otel dışı yöresel kahvaltıdan yana kullandık. "Urfalılar kahvaltıda ne yer?" diye sordum rehberimize. "Çoğunlukla ciğer" cevabını alınca kısa bir araştırma ile soluğu merkezde bulunan İkiler Ciğer Salonu'nda aldık. Tadı damağımızda kalan bir kahvaltı yaptık. Merak edenler için söyleyelim; Şanlıurfa'da ciğer salonları, sabah 04.30'dan itibaren açıkmış.

Harran Üniversitesi ve Harran Kümbet Evleri

Şanlıurfa turumuza Harran'a giderek başladık. Dünyanın ilk üniversitelerinden biri olan Harran Tarihi Üniversitesi'nin kalıntılarını gördük. Harran farklı dillerde "Kesişen Yollar, Kervan" anlamına gelmekte. Çünkü tüm ticari yolların birleştiği noktada yer alıyor. Zamanında bu üniversitede din, astronomi, matematik, felsefe ve astronomi öğretimi yapılıyormuş. Moğollar kenti ellerinde tutmayacağı için üniversiteyi yıkarak tahrip etmişler.

Kalıntılardan biraz aşağıya doğru yürüdüğünüzde Harran Kümbet Evleri'ni göreceksiniz. Yapının güzelliği ve labirent gibi olması çok etkileyici. Beni etkileyen kısmı kilit taşının olması. Yani yapılan evdeki bir taşı çekerseniz ev tamamen yıkılıyormuş. Bu yüzden korunan ev sayısı bu kadar az.

Göbeklitepe: Tarihin sıfır noktası

Benim en fazla merak ettiğim yer ise Göbeklitepe'ydi. Çoğu tarihsel bilgiyi değiştirecek olan bu mekanı uzun zamandır görmek istiyordum. Piramitlerden 7500 sene önce yapıldığı bilinen Göbeklitepe, ayrıca yerleşik hayata geçişin ilk izlerini taşıyor. Dini ritüellerin merkezi olan burada, taşlar üzerinde bulunan hayvan kabartmaları dikkat çekiyor. Aslan, tilki, akrep, boğa, yılan, yaban domuzu ve yaban ördeğinin yanı sıra dodo kuşu kabartması da var. Yani bir zamanlar bu topraklarda dodo kuşu da yaşamış.

Rehberimiz, Prof. Dr. Klaus Schmidt'in eşi Çiğdem Hanım ile muhabbet etmiş. Kendisi, "eşinin ölümünün doğal olmadığını" söylemiş. Belki doğru belki yalan; bilemeyiz ama kazı çalışmalarının yavaşlaması beni üzdü. Acaba neden?

Hz. Eyüp ve Hz. İbrahim

Göbeklitepe turumuzu bitirdikten sonra sabır peygamberi Hz. Eyüp'ün makamına gittik. Sınanmak için başına gelen hastalıklara veya felaketlere karşı asla isyan etmeyen Hz. Eyüp, sabretmek konusunda örnek bir kişidir. Kendisinin acılarını çektiği inziva yeri ve yine acılarından kurtulduğu, şifa bulduğu suyun çıktığı yer Eyüp Peygamber Camii'sinde bulunuyor. Ek olarak buraya küçük bir not düşelim: Camii çevresinde çok dilenci bulunuyor ve birine yardım ederseniz etrafınızı çeviriyorlar.

Daha sonraki durağımız ise Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı yerde beliren Balıklı Göl oldu. Hz. İbrahim'i Nemrut ateşe atmak isterken aniden beliren göl ve balıklar çoğu dinde kutsal kabul ediliyor. Rehberimiz eskiden Balıklı Göl'de çalışmış. Bize "Buradaki balıklar doğar, büyür ve ölür. Ölünce diğer balıklar onu yer. Asla dışarıdan balık atılmaz veya içeriden balık alınmaz. Bir sefer sel oldu. Çamur buraya kadar geldi. Ama balıklara bir şey olmadı." dedi.

Turu bitirip serbest zamana geçtiğimizde Şanlıurfa çarşısında dolaştık ve yöresel ürünlerden alışveriş yapmayı ihmal etmedik. İsot, sumak, acı biber, salça, nar ekşisi en fazla rağbet görenler oldu. Alışveriş yaparken veya caddede gezerken sürekli ikrama maruz kaldık. Özellikle kahve ikramına...

Şanlıurfa'da ne yeriz?

Yazının başında belirttiğim gibi mutlaka ciğer yemelisiniz. Urfa kebabı ve patlıcanlı kebap da listenizde bulunsun. Bir tatlıcının camında görüp sormaya çekindiğim "şıllık tatlısı" ise yemeğin sonu için güzel bir seçim. Dürüm yapılmış krep içerisinde Antep fıstığı bulunuyor. Üzerine de şerbet dökülüyor. Oldukça hafif ve lezzetli bir tatlı. Biz yemeğimizi İrfan Sofrası'nda yedik. Memnun kaldık. Bu arada çok önemli bir tavsiye vereyim. Yemek sonrası ikram edilen mırra kahvesinin fincanını asla yere koymayın. Yoksa ceza olarak kahve servis edene bahşiş vermeniz gerekir. Mırra fincanı alındığı gibi geri verilmeliymiş. Eğer yöresel baharatlardan almak isterseniz durağınız,, çarşıda bulunan "Urfam İsot Saray" olsun. Alışverişinizi yaparken ikram ettikleri menengiç kahvesine doyum olmuyor.

Şanlıurfa

Şanlıurfa turu bittikten sonra ise kısa bir dinlenmenin ardından sıra gecesine geçtik. Söylenen türküler, yapılan şovlar, halk oyunları ekibi ve yoğrulan çiğ köfte... Hepsi mükemmeldi ve hepsinin tadı damağımızda kaldı. Bir sonraki yazımızda karavan, medeniyet kenti Mardin ve sahabeler kenti Diyarbakır'a gidecek. Şimdiden yerinizi ayırtın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum