Kitap & Edebiyat

Sarsıcı Bir Roman: Masumiyet Müzesi İncelemesi


Ceren Ceylan 27 Ağustos 16:15

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk, 2009 senesinde Masumiyet Müzesi'ni tamamladı. 29 Ağustos 2009 tarihinde ise kızı Rüya'ya ithaf ederek kitabın ilk basımını piyasaya sürdü. Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi üzerinde tam 6 sene çalıştı. Ama yazarın işi sadece kitabı basarak bitmedi, tam 4 yıl sonra -2012 senesinde- romanında anlattığı müzeyi açtı. Üstelik müzeye ücretsiz giriş biletini de kitabın yeni basımlarının 485. sayfasına koydu! Yani kitapta okuduğunuz aşk hikayesinde etkilendiğiniz her şeyi, kitabınızla birlikte müzesinde canlı canlı görebilirsiniz!

Orhan Pamuk kimdir?

Orhan Ferit Pamuk, 1952 yılında İstanbul'da doğdu. Birçok edebiyat ödülü sahibi olan Orhan Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü alarak Nobel Ödülü alan ilk Türk oldu! Aynı sene içinde Time dergisinde dünyanın en etkili 100 kişisi arasına seçildi. Artık dünyaca tanınan yazarın kitapları tam 63 dile tercüme edildi, 100'den fazla ülkede yayımlandı.

Dünyadaki en güçlü, en güzel, en insani ve en etkileyici çağdaş sanat eseri! Aynı zamanda hem şiir hem karamizah gibi; hem zarif ve şefkatle dolu hem de kutu kutu, vitrin vitrin, estetik olarak muhteşem.

Simon Schama, Ünlü Sanat Tarihçisi

Bu aşk hastalıklı bir aşk

Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.

Masumiyet Müzesi, İlk Cümle

Masumiyet Müzesi'ni iki sene önce okumuş olmama rağmen bu zamana kadar aklımda hep bu ilk cümle ve son cümlesi döndü durdu. Daha ilk cümlesinden etkilendiğim bir kitaptı. Hatta kitabın her bölümünde "Ya bir dakika, ben bu hisleri çok iyi biliyorum." diye düşündüm. 502 sayfa olmasına rağmen su gibi aktı gitti. İçimin cız ettiği yerleri de oldu, kendimi kaptırıp başkahramanlar olan Kemal'e acıyıp, Füsun'a sinirlendiğim de...

Bu aşk romanı Kemal'in ağzından anlatılıyor. Kemal Basmacı, hikayenin başında Sibel'le nişanlı, ikisi de sosyete ailelerinin çocukları. Kemal'in hayatı çok spontane bir şekilde ilerlerken, hiç beklenmedik bir anda, Füsun'u hatırlatacak olaylar gelişiyor. Füsun, Kemal'in çocukluktan annesinin terzisinin kızı. Kemal, Füsun'u seneler sonra Şanzelize Butik'te çalışırken gördüğünde adeta beyninden vurulmuşa dönüyor. Bu bir abartı değil çünkü Kemal, Füsun'a tehlikeli derecede bağımlı bir aşk yaşıyor. Kemal, Füsun için her şeyden vazgeçiyor: Sibel'den, hayatından ve kendinden...

Kitabım aşkı abartmak için değil, anlamak için yazıldı.

Orhan Pamuk

9 sene boyunca bu aşkla yaşıyor Kemal, takıntılı bir halde. Öyle ki babasını kaybediyor ama buna rağmen tek düşündüğü Füsun'un cenazeye gelip gelmeyeceği oluyor. Kemal babasının acısını bile yaşamıyor çünkü Füsun'dan gelecek tek bir umut bile onun için her şeye bedel. Düşünün ki Kemal 9 yıl boyunca Füsun'un söndürdüğü her sigara izmaritini bile saklıyor. Tam 4213 tane!

Bazan ona 'seni seviyorum' demek için dayanılmaz bir istek duyar ama yalnızca çakmağımla sigarasını yakabilirdim.

Masumiyet Müzesi, Kemal Basmacı

Bu aşkın mağduru

Füsun ise bu aşk karşısında adeta sıkışıp kalıyor. Devamlı evlerine gelip giden, aile yemeklerine katılan Kemal Abi'siyle yasak bir aşk yaşıyor. Füsun'un yalnızlığını her şeyiyle hissetmiştim. Tutunacak bir dalı olmayan, sanki derin okyanusta boğulurken kulaç atmaya çalışan bir kız. Her şeyi tek başına yaşamak, tek başına aşmak zorunda kalıyor çünkü.

Aşk kelimesinin karşılığı herkes için farklıdır elbette. Ama bence iki insan ancak bu kelimeye aynı karşılığı verebiliyorsa mutlu olur. Belki de Füsun'un aşktan anladığı Kemal'inki ile bir değildi. Füsun için aşk; her izmariti saklamak, hayatından vazgeçmek, sonunu düşünmeden uçurumdan atlamak değil de sadece sevmek ve yaşamaya sebep bulabilmekti.

Kitapta o kadar çok duygusal diyaloglar ve bölümler var ki eğer bu hikaye film veya dizi olsaydı bu kadar etkileyemezdi. Füsun'la Kemal her karşı karşıya geldiğinde heyecandan sayfalar kendi kendine çevriliyor. E tabii ki bazen yazarımız çok uzun betimlemeler yapmış, atlamak istediğim yerler olduğunu inkar etmeyeceğim. Kitabın sonu hakkında spoiler vermek istemem ama gerçek aşkların sonu mutlu bitmez. Buna rağmen romanın son sayfasında Kemal'in son sözü ile kitabı elinizde bir süre öylece tutup duvara bakabilirsiniz benim gibi.

Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.

Masumiyet Müzesi, Son Cümle

Müze hakkında

Masumiyet Müzesi, İstanbul Çukurcuma Beyoğlu'nda. Bu yazıyı veya kitabı okuduktan sonra her ne kadar inanamayacak olsanız da, tamamıyla hayali karakterler ve olaylardan oluşan bir romanı temsil ediyor bu müze. Evet, aslında her şey Orhan Pamuk'un kurgusu! Asıl bu yüzden yazarı tebrik etmeli. Pamuk, hiç yaşamamış olan karakterleri adeta yaşattı diyebiliriz.

Şu anki fiyatları bilmemekle beraber 2021 yılı itibariyle kitapsız giriş öğrenci için 20 TL, sivil için 30 TL idi. Ayrıca 5 TL daha ödeyerek müzeyi sesli rehberle gezme imkanı da vardı. Kitaba sahip olanlar için ise kaşe basılarak bir kez ücretsiz giriş hakkı var.

Bu eseri okuyun, okutturun ve müzeye sevdiklerinizle gidin!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum