Sinema & TV

Shadow And Bone: Okuyucularını Memnun Etti Mi?


Onur Ömer Düzgün 18 Mayıs 12:29
Shadow and Bone yani Gölge ve Kemik incelemesi ile tekrar beraberiz karavan sakini. Netflix’in yeni içerdiği dikkatimi çektiği için hemen kısa bir araştırma yapıp diziyi izlemeye başladım. American Gods dizisini bitirince “Amozon Prime’dan, Netflix’e bir geçeyim, bakalım yeni neler var?” dedim kendi kendime. İyi ki demişim. Çünkü benim gibi fantastik edebiyat ve yapımları seven birinin hoşuna gitti. Son zamanlarda “kitaptan uyarlama” furyasına yeni katılan yapım Shadow and Bone yani Kemik ve Gölge oldu. Instagram yazar hesabımda tanıtımını çok gördüğüm bir seriydi Leigh Bardugo’nun serisi. Üçleme olan seri aynı zamanda “Grisha serisi” olarak da geçiyor. Okuyanlar tarafından baya övgüler alıyor. Listemde olan bir kitaptı ama yetişemedim. Ne kadar diziyi izlesem de kitapları da mutlaka okuyacağım. Çünkü özellikle dizinin ilk üç bölümü biraz havada duruyor. Kitapları okuyanlar ile bunun kritiğini yaptığımız zaman haklı olduğumu anladım. O yüzden her zaman dediğim gibi “bir yapımın kitabı varsa ilk önce kitabı okunmalı." Kitabı diziden veya filmden daha güzeldir. Çünkü hayal edersiniz ve o yapımın yönetmeni, oyuncusu siz olursunuz.

Grisha serisinde bizi ne bekliyor?

Shadow and Bone ne anlatıyor? Nereden başlasak acaba anlatmaya? Çünkü can alıcı birçok nokta var. Öncelikle seriye ismini veren “Grisha” ne demek; ona bakalım o zaman. Toplumu oluşturan insanlar üçe ayrılmış durumda. Bu kitabın ilk sayfasında da aktarılıyor ve Corporalkiler, Etherealkiler ve Materialkiler olarak sınıflandırılıyor. Her sınıfın kendine has özellikleri var ve belirli yaşa gelen çocuklar üzerinde bir deney yapılıyor. Bu deney ile "Grisha mı normal insan mı oldukları" ortaya çıkıyor. Corporalkiler içerisinde cellâtlar ve şifacılar var. Bu sınıfı zaten kitapta “yaşayanlar ve ölüler” diye belirtmiş. Şifacılar, sihirli güçler ile insanları iyileştirebilirken cellâtlar için durum tam tersi.  Diğer grup Etherealkiler, elçiler sınıfı olarak adlandırılıp bünyesinde Rüzgâr, Ateş ve Dalga Hâkimleri bulunuyor. İsimlerden de çağrışım yapacağı üzere hava, su ve ateşe hükmedebiliyorlar. En son sınıf Materialkiler ise “Fabrikatörler Sınıfı” olarak lanse edilmiş. Durast ve Alkemi olarak iki alt dala sahip. Metaller ile ilgileniyorlar ve sanayi ile uğraşıyorlar. Hepsine birden ise “Grisha” deniliyor.

Fantastik unsurları seveceksiniz.

Bunların yanı sıra ülkeler Karanlık Diyar olarak isimlendirilmiş, içerisinde canavarların yaşadığı bir alan ile birbirinden ayrılıyor. Ülkeler arası ulaşım Karanlık Diyar’ı sağ salim geçmeye bağlı. Kimisi bu diyarın yok edilmesini istiyor kimisi kalmasını. "Kimisi ise daha fazla yayılmasını" diyorum ve sürpriz bozana yer vermemek için susuyorum. Tüm bu olayları ise yetim bir kız olan Alina’nın başına gelenlerden öğreniyoruz. Alina, Mal ile yetimhanede beraber büyümüşlerdir. Yedikleri içtikleri ayrı gitmemiş ve hiç ayrılmamışlar. Büyüdüklerinde ise Alina bir kartograf olarak Mal ise onbaşı olarak orduya alınmıştır. Alina ve Mal aynı birlikte olmalarına rağmen yeni yapılan bir gemi ile Karanlık Diyar’ı geçme görevi için Mal’ın birliği değişir. Alina, Mal’den ayrılmamak için bir plan kurar ve kendisi de o gemiye biner. Her şey bu yolculuktan sonra başlar. Çünkü Alina’nın kendisinin dahi bilmediği özel bir gücü vardır. Anlatmayı kesmem gerekiyor nedenini siz biliyorsunuz. Ateş, Rüzgâr ve Dalga Hâkimlerini görünce aklıma “Son Hava Bükücü’nün neden devam filmi çekilmedi?” sorusu geldi. Başta söylediğim gibi fantastik edebiyatı ve yapımları severim. O yüzden Shadow and Bone bana çerez gibi geldi ve kısa sürede izleyip bitirdim. İzlemeye başlamadan önce beklentinizi Taht Oyunları seviyesine çıkartmazsanız sizler de zevk alırsınız.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum