Sinema & TV

Sıcak Kafa İncelemesi, Kara Dörtleme ve Covid-19


Onur Ömer Düzgün 10 Aralık 10:22

Ülkemizin ilk distopik dizisi Sıcak Kafa Netflix'te yerini almasıyla en çok izlenen yapım oldu. İzleyenler diziyi çok beğenip methiyeler düzdü. Karavan ile bu hafta çok sevilen distopik eserlere değinip bambaşka bir Türkiye'ye ve bambaşka bir İstanbul'a gideceğiz.

Sıcak Kafa Afşin Kum'un aynı romanından uyarlama. Afşin Kum, Sıcak Kafa romanı ile 2017 yılında Gio Ödüllerinde en iyi roman ödülünü almış. Devam etmeden önce ben kendisinden özür diliyorum. Bu kadar güzel bir kitaptan nasıl haberim olmadı?  

Sıcak Kafa bir distopik eser. Bildiğiniz gibi gelecek zamanda geçen, aşırı baskıcı bir sistem içinde yaşananları anlatan eserlere distopik eser diyoruz. Distopyanın en bilinen eserleri "Kara Dörtleme" olarak adlandırılan 1984, Fahrenheit 451, Cesur Yeni Dünya ve Biz'dir. Kitapların ortak özelliği ağır bir sistem eleştirisi barındırması ve kısa süreli yasaklanan kitaplar listesine alınması. Kallokain ve Damızlık Kızın Öyküsü de dörtlemenin hemen arkasında kendilerine yer bulan başarılı distopik eserler.

Dizinin konusu

Sıcak Kafa'da bir salgın konu alınıyor. Salgın ise insanların konuşarak birbirini delirtmesi. Delirten kişilere abuk, salgından etkilenmeye abuklanma deniyor. Abukluktan korunmak için insanlar birbiri ile konuşmuyor ve kulaklık takıyor. Hastalıktan etkilenmeyen ise bir kişi var: Murat Siyavuş... Salgınla Mücadele Kurumu isimli bir konsey de salgını bahane ederek yönetime el koymuş durumda. Bu durumdan rahatsız olan ve bunu dile getirme cesareti olan +1 isimli bir grup var. Ortak amaçları ise Murat Siyavuş'a ulaşmak! Elbette amaçları birbirine zıt.

Sıcak Kafa'nın birinci sezonu ilk bölümlerinde büyük merakla neyin ne olduğunu anlamaya çalışırken, Murat Siyavuş'u tanıyoruz. Son bölümlere doğru görmeye başladığımız Haluk ile heyecan doruğa çıkıyor. Müthiş bir şekilde de final yapıyor.

Aslında Sıcak Kafa dizisindeki hastalık gerçek bir hastalık. Ne kadar insanlar konuşarak birbirini hasta edemese de kendisi normal konuştuğunu düşünürken anlamsız konuşur. Konuştuklarından karşı taraf bir şey anlamaz. Doğru adlandırma yapamazlar. Kendisine söylenilenleri de anlamlandıramaz. Mesela elmaya çekiç diyebilirler. "Nasılsın?" diye sorarsanız "istediğim ürünü anlayamadım" gibi bambaşka cevap alabilirsiniz. Hastalığın adı Wernicke Afazisi!

Sıcak Kafa paradoksu: Hasta mı? Abuk mu?

Salgından etkilenene SMK "abuklar" derken +1 "hastalar" diyor. 8 yıldır da tedavi bulunamamış. SMK, Kocaeli'nde hastalığın ilerlememesi için bir şeyler yapmış ama yeterli olmamış. Şimdi size sorum şu: Ortada bir tedavi ümidi yok ise salgından etkilenen insan mıdır yoksa abuk mu? Siz ne derdiniz?

Walking Dead'i izleyenler bilir orada da virüsü kapana aylaklar denir. Aylaklar beyin yemek istiyordu. Sıcak Kafa'da da abuklar konuşarak beyin yiyor gibi. Walking Dead'de aylak rolü için çok fazla insan gerektiği için seçmeler yapılıyordu. Dizi hayranları bir bölümde oynamak için sıraya girmişti. Belki gelecek sezonlarda ülkemizde de abuk olmak için bir seçme yapılır.

Sıcak Kafa izlerken bunları mutlaka yaz diye not aldığım yerler var. Mesela ilki kullanılan cep telefonu modelleri. Nokia'nın kalbimize taht kuran modellerini izlerken geçmişi yad ediyoruz. Tam bu anda karşımıza Vita kutusunda yetişmiş çiçekleri görüyoruz. Şiirlere bile konu olmuş bir ikilidir bu. Bir mevzu da salgına önlem için kullanılan kulaklık. Zamanında maskeyi nasıl dirseğe, enseye takıyorsak dizide de farklı takışları görüyoruz. Maskeyi burun açanlar gibi kulaklığı tek taraflı kapatıp kullananlar da mevcut. Büyük ihtimal izlerken siz de aynı şeyi düşüneceksiniz. Murat Siyavuş, abuklanmamayı lanet görüyor. Siz bu konu hakkında ne düşünürsünüz? Malum Covid-19 virüsünden korunmak için yan etkisini bilmediğimiz aşılar olduk.

Sıcak Kafa için kurgulanan ortamları çok beğendim. İstanbul'un çehresi, dizinin çekilen mekanların atmosferi ve renk paletinin seçimi, sinamotografisi oldukça başarılı. Dizi içerisindeki distopik havayı yakalamak için kurgulanan bahis sahnelerine, karaborsa pazarlara da özenilmiş.

Sıcak Kafa ve harika oyuncu seçimleri

Oyuncu seçimleri konusunda da ince elenip sık dokunmuş. Yılan Hikayesi ile ekranlarda görmeye başladığımız Leyla ile Mecnun'dan ve Fi'den Sadık Murat Kolhan olarak gönlümüze taht kuran Osman Sonant dizide Murat Siyavuş rolünde. Kendisi oldukça başarılı. En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü olan Osman Sonat bu sefer en iyi erkek oyuncu ödülüne uzanabilir. Kavuğun son sahibi, kendisini ne kadar Arka Sokaklar dizisinden Mesut olarak görsek de büyük bir tiyatrocu ve tiyatro destekçisi Şevket Çoruh'u Anton Kadir Tarakçı rolünde izliyoruz. Pamuk ipliğine bağlı bir umudun peşinden koşan bir baba rolü, nasıl oynanırsa öyle oynuyor. Ulusal kanalda dizilerindeki başarılı oyunuyla dikkat çeken Hazal Subaşı da Sıcak Kafa'nın Şule'si olarak önemli bir rol ile başarısına bir yenisini ekliyor.

Sıcak Kafa

Özetle Sıcak Kafa oyuncuları çok başarılı seçilmiş. SMK Marmara sorumlusu olarak karşımıza çıkan Kubilay Tunçer'e ise diyecek tek şey var: Damızlık Kızın Öyküsü dizinde Fred Waterford rolünü mükemmel oynardı. Olağanüstü oynamış. Ayrıca şu ana kadar pasif bir şekilde gördüğümüz Yetkin Dikinciler var. Son bölümlerde konuşmadan nasıl rol yapıp, izleyici ekrana bağlanır dersi veren Haluk Bilginer var. Sivri cevapları, alaycı cevapları ile Tilbe Saran var. Kardeş Payı dizisinden tanıdığımız Barış Yıldız var ki diziye müthiş renk katmış.

Dizilerdeki ses sorunu

Ne yazık ki platformlarda izlediğim Türk yapımı dizilerde ses sorunu yaşıyorum. Konuşmaları anlamak için sesi çok fazla açmam gerekiyor. Diyalog sahneleri bitip aksiyon sahneleri veya efekt kısımları çıktığı zaman bu sefer yüksek ses rahatsız ediyor. Bu sorunu tüm ses ayarlarını denememe rağmen başaramadım. Sıcak Kafa'da da aynı sorunu yaşadım.

Kısaca Sıcak Kafa benim beklentimi fazlası ile karşıladı. "SMK madem yönetime el koymuş, yayınlar ve tüm imkanlar elinde, hatta bir sahnede telefon sinyalini de izlediler o zaman en başından beri sinyali neden izlemediler?" gibi küçük teferruatları düşünmeyin. İlk distopik dizimizin tadını çıkarın ve başka yapımlara örnek olmasını dileyin. Çünkü distopya eleştiri ve isyan barındırır ve edebiyatın punkıdır.

Dizinin karavan puanı,

?????
https://youtu.be/RYxal6GS9c4
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum