Kitap & Edebiyat

Şiirin Aykırı Adamı Cemal Süreya ve İlginç Yönleri


Ceren Ceylan 2 Aralık 14:50

Şiire merakı olan ya da olmayan herkesin tanıdığı, Türk şiirinin aykırı adamı Cemal Süreya... Asıl ismi Cemalettin Seber olan Cemal Süreya, 1931 Erzincan doğumludur. Kürt asıllı olan şair, İkinci Yeni şiirlerinin öncülerinden biridir. İkinci Yeni akımı, Türk şiirinde modernist bir hareket olarak başlamıştır. Yazdığı şiirlerle adeta resmen yaşadığı aşkların hikayesini anlatıyor Süreya. En güzel şiirlerinden biriyle başlıyoruz Cemal Süreya yolculuğuna.

Yıkıcı bir aşk bu,
Yıkıyor milletin ortasına
Tutku yükünü.

Bölücü bir aşk,
Ekmeği suyu bölüyor
Günde üç öğün.

Hain bir aşk bu,
Sizin eve hırsız girer
Onunkine polis.

Yasadışı bir aşk,
Evlenmeyi
Hiç mi hiç düşünmüyor.

Bu Bizimki, Cemal Süreya

1. İsminden attığı "y" harfi

Cemal Süreya ve Sezai Karakoç üniversiteden sınıf arkadaşıydı. İlginçtir ki ikisi de Muazzez Akkaya isimli bir kadına aşıklardı. Daha da ilginç olan bu ikili Muazzez'e olan aşklarını birbirlerine anlatır hatta yazdıkları şiirleri birbirlerine okurlarmış. Daha sonra ikili aralarında Muazzez'i elde etmek üzere bir iddiaya girerler. İddia ise; kadını elde edemeyenin fiziksel ve bedensel olmasa da ömür boyu taşıyacağı bir şey ile cezalandırması üzerineydi.

İddiayı şayet Cemal Süreyya kazanırsa Sezai Karakoç'un ismi Sezai Karkoç olacak, fakat iddiayı Karakoç kazanırsa isminden "y" harfi çıkacak ve ismi Cemal Süreya olacak. İddiayı Sezai Karakoç kazanır ve Cemal Süreyya'nın adından bir "y" harfi atılarak ismi Cemal Süreya olarak kalır. Hatta iddia üzerine birlikte olduğunu öğrenen Muazzez Akkaya Geyve'ye geri döner. İddiaya göre bu duruma çok üzülen Sezai Karakoç ise Mona Rosa adlı şiirini yazar.

Ancak hikayenin böyle olmadığına dair söylentiler de bulunmakta. Bir iddiaya göre hikayenin doğrusu şöyledir: Cemal Süreya hafızasına çok güvenirdi. Zira Süreya, telefon numaralarını kaydetmezdi. Sonra ismindeki "y" harfini arkadaşlarıyla girdiği iddiada kaybeder. Telefonun sahibi ise Üvercinka (Güvercin Kanadından kısaltma) adlı kişinin telefonudur. Cemal Süreya ise 1956 da yazdığı Elma şiiriyle isminden bir harf attığını duyurur.

İstanbul'da bir duvar duvarda bir kilise

Sen çırılçıplak elma yiyorsun

Denizin ortasına kadar elma yiyorsun

Yüreğimin ortasına kadar elma yiyorsun

Bir yanda esaslı kederler içinde gençliğimiz

Bir yanda Sirkeci'nin tren dolu kadınları

Adettir sadece ağızlarını öptürürler

Ayaküstü işlerini görmek yerine

Adımın bir harfini atıyorum.

Elma, Cemal Süreya

2. Tomris Uyar ile gittiği hiçbir mekana tekrar gitmedi

Tomris uyar Türk edebiyatında en karizmatik kadın yazar olarak kabul edilir. Kendisi aynı zamanda çevirmendir. Sadece yazdığı eserlerle değil aşklarıyla da çokça tanınan Tomris, 4 büyük şairi kendine aşık etmiştir. Bu şairler ise, Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Edip Cansever...

Cemal Süreya ile Tomris Uyar tanıştıkları zaman ikisi de evliydi. Ne hikmettir ki o sıralarda Tomris ve Ülkü Tamer'in evliliği evlatlarını kaybetmeleri sonucu çalkantılıdır. İkisi de birbirlerine olan aşkları yüzünden eşlerinden sonunda boşanmışlar. Ardından artık Cemal Süreya'nın kaleminden Tomris için yazılan o şiirler dökülmüş.

Cemal Süreya Tomris'e çok büyük bir aşkla bağlıymış. İşten sonra hiç vakit kaybetmeden hemen eve geliyormuş Tomris'e kavuşmak için. Bir gün Tomris, Cemal'e her gün böyle yapmamasını biraz da arkadaşlarıyla vakit geçirmesini söylemiş. Cemal ise sonraki akşamlar eve geç gelmiş. Tomris yine böyle bir akşam camdan dışarı bakınca aşağıda Cemal Süreya'yı görmüş. Cemal Süreya eve girmek için vaktin dolmasını Tomris'in kapısında bekliyormuş.

İşte böyle büyük bir aşkın bitmesi çok uzun sürmemiş, 3 yıl sonra ikili bu ilişkiyi bitirmiş. Cemal'in aşkı içinde hiç bitmemiş. Tam aksine daha da büyümüş. Ancak içinde büyüyen sadece Tomris'in aşkı değil aynı zamanda ona olan nefretiymiş. İşte bu nefret yine alevlendiği bir gün tüm mektupları yırtmış. Bu yüzden de hiçbir mektup günümüze ulaşmamış. Bu ayrılıktan kısa süre sonra ise Tomris, Turgut Uyarla evlenmiştir. Cemal Süreya ise bir daha ne Tomrisle yürüdüğü yoldan yürümüş ne de onunla gittiği bir mekana oturmuştur.

’Daha nen olayım isterdin onursuzunum senin’’ 

Cemal Süreya, Tomris Uyar için

3. Beğendiği kadınları arkadaşları beğenmezse dostlarına küserdi

Tomris'e olan aşkıyla meşhur olsa da, Cemal Süreya çok kadın sevdi. Hatta o kadar çok ki Cemal gördüğü kadınlara hemen evlilik teklif edebilecek kadar özgüven sahibiydi. Beğendiği kadınları ilk iş dostlarına anlatırdı. Dostlarına darılmak için hevesini kıracak bir cümle duyması yeterliydi. Hatta o kadını beğenmediklerini anladığında küçük bir çocuk gibi dostlarına küserdi.

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya

Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız

Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu

İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük'

Cemal Süreya, Aşk

4. Yazılarını sessizlikte değil, gürültüde yazması

Cemal Süreya'nın Mülkiye'de edindiği bu alışkanlık onu hiç bırakmayacaktı. Çünkü Mülkiye kantinindeki gürültüye alıştığından artık her yazı yazarken bir gürültü arar haline gelmişti. Bu yüzden şiirlerini ve yazılarını ya gürültü ortamlarda yazardı ya da evdeyken radyo, televizyon sesi açardı.

Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim

Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara

Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden

Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz

'Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz'.'

Cemal Süreya, Sevgilim Ben Şimdi

5. Onun için sayılar düşman, harfler dosttu

Cemal Süreya hakkında en ilginç bilgilerden biri de çocukluğundan. İlkokul 5. sınıfa kadar saatin kaç olduğunu bile öğrenemedi. Ancak kompozisyon ödevlerinde akan sular dururdu. Cemal, tüm sınıfın kompozisyon ödevlerini yapardı. En kötü dersi resimdi. Hayal gücü çizmek için değil, yazmak için yaratılmıştı.

Sayılarla arası bu kadar beter olan Süreya, ilkokul 3. sınıfta okuduğu kitaplar ve sayılarıyla herkesi şaşırtmıştı. O sene Suç ve Ceza'yı 3 kere, Karamazov Kardeşleri ise tam 5 kere okumuştu!

Ben seni düşünüyorum seni

Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi

Kalbim diyorum kalbim

Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi

Aşkı anılar besliyor düşler kadar

Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır

Sevgi eskidikçe sevgi.'

Cemal Süreya, Sevgilim Bir Günün
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum