Otomotiv

Silikon Vadisinden Otomotiv Sektörüne Geçiş Mümkün Mü?


Tuna Tanyolaç 24 Haziran 16:40
Yazarımız Uğur İşçeviren'in bu konudaki birinci ve ikinci yazısını henüz okumadıysanız öncelikle tavsiye ederim. Kendisi yazısında Apple, Xiaomi ve Huawei gibi markaların kendi otomobillerini üretmek kaydıyla otomotiv sektörüne geçiş planladığını yazmıştı. Piyasada yüz yıllık çınarlar yer alırken bu kararın realitede ne kadar karşılığı var? Bir ürünün bir parçasında uzmanlaşmış olmanız tamamını üretmekte sizi ne kadar başarılı kılar? Diyelim ki başardınız; tüketicide markanıza güvenin oturması ne kadar zaman alır? Gelin bu konulara bir göz atalım.

Silikon vadisindekilerin ellerinde ne var?

Bahsi geçen firmaların hedefi, tabii ki elektrikli otomotiv sektörüne girmek olacak. Elektrikli otomobil denilince de ilk akla gelen şey ise piller. Cebimizdeki küçük aletler için güzel performanslar sunan bu firmalar, otomotiv için de bunu büyük ölçekte uygulamak konusunda gerekli planlamayı yapmışlardır. Bundan fazla şüphe duymuyorum. Araçların elektronik altyapısı, çipler ve ECU gibi alanlarını da halledeceklerdir. Elektrikli araçlar denilince akla gelen otonom sürüş algoritmaları da onların oyun alanında bulunuyor. Sanırım ellerindekiler bunlar. Fakat diğer konulara da bir bakmamız gerekiyor.

Yüz yıllık çınarların piyasadaki gücü

Mevcut markaların, otomotiv sektörüne ait ellerinde yaklaşık yüz yıllık tecrübe var. Her devirde başarı ve başarısızlıkları ile yoğrulmuş bilgi birikimleri, piyasa analizleri, yol testleri, kullanıcı geri bildirimleri var. Neredeyse aracın her parçası için AR-GE departmanları, test merkezleri ve uzmanlaşmış beyin takımları var. Bununla birlikte bu markaların zaten çoğunun elektrikli modelleri de tek tek piyasada yerini almaya devam ediyor. Yüz yıllık tecrübenize elektrikli motorları ve pilleri mi eklemek kolay; yoksa pillerinizin üstüne aracı inşa etmek mi? Bunun yanında uzun menzilli pilleriniz ve otomatik pilotunuz size iyi bir süspansiyon sistemi sağlar mı? İç mekan konforu veya çarpışmada güvenlik?.. Şu an araçlarınızda yer alan her bir parçanın yüz yıllık evrimine şahit bu markalar. Yol tutuş ve aerodinamik, rüzgar tünellerinde yapılan onlarca testle, tecrübe edilen özellikler.

Markaya güven meselesi

Sadece otomotiv sektörüne ait olmayan bir parametre vardır: Fiyat/performans... Bir markaya verdiğiniz paranın beklentilerinizi karşılama oranıdır. Bu sayede ne kadar paraya ne satın aldığınızı bilirsiniz. Bu durum yazılı belgelere dayanmayan ama uzun süreçlerde oluşmuş piyasa algılarıdır. BMW telefon üretse ne kadar güveneceksem, bir telefon markasının otomobiline de o oranda güvenirim. Güven ortamı oluşmamışsa diğer şansınız, denenmek için ucuz olmaktır. Böylelikle insanlar ürününüzü almaktan çekinmezler ve zamanla daha pahalı ürünlerinize yönelirler. Yani her zaman isim para etmez. Bu yüzden bu silikon vadisi erbaplarının, daha alacak çok yolları var diye düşünüyorum. Belki de herkes kendi en iyi olduğu alanları birleştirir, "win-win" ortamı oluşur ve süper ortaklıklar meydana gelir. Aksi halde kendi başlarına piyasada tutunabileceklerini sanmıyorum.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum