Kitap & Edebiyat Sinema & TV

SIRADIŞI CİNAYET ROMANI AMOK


Konuk Yazar 11 Şubat 10:18

İnsanlar anılarını biriktirmek için çeşitli yollar izler. Kimi resimlerle, kimi şiirle, kimi ise yazacağı kitaplarla anılarını biriktirmenin yolunu arar. Kitapların konuları gerçek yaşamdan alınırsa daha etkili ve okuyucuda iz bırakan cinsten olur. Peki, kitabın konusu bir cinayetse ve katil bize açık açık el sallıyorsa... Bu haftaki yazımızın konusu sıra dışı bir cinayet romanı, "Amok".

Konusu

Amok, kelime anlamı olarak "cinnet" demek . Kitapta eşinin kendisini aldattığını öğrenen bir adamın yaptıkları anlatılıyor. Aldatılan kocanın, eşiyle birlikte olduğunu düşündüğü Dariusz'u kaçırıp dört gün boyunca depoda esir etmesini ve işkencelere maruz bırakmasını detaylı olarak okuyucuyla buluşturuyor. Bu dört günün sonunda aç ve susuz kalıp çok fazla kan kaybı bulunan Dariusz bitkin düşmekte ve kıskanç koca tarafından elleri, ayakları bağlanarak atıldığı nehirde boğularak can vermektedir.

Polis yapmış olduğu bütün incelemelere rağmen katili bulamaz. Çünkü aradıkları katil kendini çok iyi bir şekilde gizlediğini düşünmektedir. Ta ki dedektifin, bir kitabı okumasına kadar...

Katil aslında tanıdık

Polonyalı yazar Krystian Bala'ya ait olan kitap aşk, cinayet ve kıskançlık üçgeninde gerçekleşen bir olay örgüsüne sahip. Sıradan kitaplardan tek farkı ise yazarın kitabın baş karakterleri arasında olması. Bala, işlediği cinayeti esinlendiği bir olaydan da etkilenerek kitap haline dönüştürüyor.

Başlarda çok satmayan kitap, bu olayın duyulması ile birlikte ve okuyucular sayesinde kendini en çok satanlar listesinde buluyor.

Peki olay nasıl aydınlanıyor?

2003 yılında yayınlanan romanı okuyan bir dedektifin bazı noktalar dikkatini çekiyor. Çok detaylı anlatılan işkence bölümlerinin 2000 yılında işlenen bir cinayet ile örtüştüğü dikkatlerden kaçmıyor. Fakat bu kadar detay, sadece polis ve katil tarafından bilinebilir! Bunun üzerine tekrar açılan faili meçhul dosyada yazar Bala'nın da ifadesine başvuruluyor.

İnkar

Bala ifadesinde, "romanı bir olaydan esinlenerek yazdığını" dile getiriyor. Ardından katıldığı bazı programlarda yazar, cinayetin asla çözülemeyeceğini ifade ediyor. Delil yetersizliğinden salınan Bala, belli bir sürenin ardından şüphelerin yoğunlaşması üzerine tekrar gözaltına alınıyor. Bala yalan makinesine bağlanmayı talep ediyor. Fakat profesyonel bir dalgıç olan yazar, nefes alma becerisi sayesinde yalan makinesini bile aldatıyor.

Delillerin yoğunlaşması sonucunda yazar Bala, suçlu bulunarak hakim önüne çıkartılıyor. 2008 yılında sonuçlanan davada katil yazar, 25 yıl hapse mahkum ediliyor.

Cinayetin ardından 2017 yılında kitap, filme uyarlanarak vizyonda izleyici ile buluştu.

Gerçeklerin özellikleri

Gerçeklerin, ortaya çıkma gibi bir özelliği vardır. Bu cinayette de inkar etmesine rağmen Bala'nın karısının kurban Dariusz ile bir ilişkisi olduğu, dedektifler tarafından ortaya çıkartılıyor ve Krystian Bala, yazdığı cinayeti gerçekten işleyen yazar olarak dünya roman tarihine geçiyor.

Daha önceki yazılarım için tıklayın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum