Bilim & Teknoloji

Sonun Başlangıcı: Akıllı Telefon Çağı


Uğur İşçeviren 12 Nisan 08:36

Taş devrinde çağı değiştirmek ne kolaymış. Yonttuğu taşa "cila atan" insanlık çağ değiştirmiş. Bu kadar basit. Ama ne yazık ki artık cilalı taş devrinde değiliz. Cila atarak ne çağı değiştirebiliyoruz ne de devrimsel bir ürünle karşılaşıyoruz. Akıllı telefonlar son 20 yıldaki inanılmaz değişimle hayatımızın parçası oldu. Bu 20 yıllık süreye onların çağı diyebiliriz ama sonun başlangıcı yaklaşıyor. Zira akıllı telefonlara atılan "cila" artık tüketicileri tatmin etmiyor. Mobil teknolojilerin akıllı teknolojiler ile birleştiği milenyumun ilk yıllarını mumla arıyoruz. Peki sonun başlangıcı geldi diyebilir miyiz?

Mobil çağdan dijital çağa

Bilişim çağının yükseldiği seksenli yılların sonunda Google denilen firma ile internet devriminin ayak seslerini duymaya başladık. Bu iki çağın birleşimini bilgisayar çağı olarak görebiliriz. Ardından telefonların akıllanmasıyla birlikte mobil çağa ayak uydurmayan ne varsa yokluğa karıştı. (Bakınız Nokia!..) Zaten yazımızın konusu olan akıllı telefonlar da bu çağın mihenk taşı ama yeni dünyanın çağlara ayırdığı süre eskisi gibi değil. Çok kısa! Zira önümüzde dijital devrimin başladığını gösteren bir sürü örnek var. Fiziksel olan her şey yerini bulut sistemlerine bırakıyor. Müzik dinleme alışkanlıkları, dizi-film kültürü, fotoğraf arşivleri, yeni nesil oyun sistemleri, depolama ürünleri ve niceleri... Artık fiziksel olan insanın kendisi ki Zuckerberg geçen ay ışınlanma ile ilgili şunu dedi: "On yıl içinde ışınlanacağız". Ne kadar gerçek olur bilemeyiz ama dijital çağ başladı! Umuyorum ki karga.la da bu dijital dünyada sizinle birlikte büyüyecek.

Gülümse çekiyorum

Peki bu dijital dönüşümde akıllı telefonların yeri ne? Bu sorunun cevabı için ileriki yazılarımda anlatacağım "VR ve giyilebilir teknolojilerin" geldiği noktayı görmemiz gerek. Zira akıllı saatler ve "VR özellikli" akıllı gözlükler yakın zamanda telefona olan bağlılığı azaltacaktır belki de. Aslında akıllı telefon üreticileri de bu dönüşümün farkında olacak ki mobiliteyi farklı bir şekilde sağlamanın peşine düşüyorlar teker teker. Apple' ın eletrikli araç çalışmaları yaptığı artık bilinen bir gerçek. Xiaomi de bir kaç gün evvel bu konuda açıklamalar yaptı. Konuyla ilgili fikirlerimi buradan okuyabilirsiniz.

Mobil teknolojiler hala çok değerli. Zira akıllı telefonlar da öyle ama artık kısır bir döngüden ibaret değil mi sizce de? Yükselen donanım gücü, artan ön kamera performansı, daha uzun batarya ömrü ve daha iyi ekran... Ha, bir de durmaksızın artan arka kamera sayısı!.. Böyle giderse on arka kameralı telefon duyacağız; şaşırmayın. Peki neden böyle? Akıllı telefonlarda büyüyen ve artan kameralardan başka bir şey göremez miyiz? Kısmen evet.

Giyilebilir teknolojiler ile eller serbest

Akıllı telefon üreticilerinin bu kısır döngüden çıkması zor gözüküyor. Daha hızlı, daha güçlü, daha sağlam, daha uzun ömürlü ya da daha yüksek performanslı... Yapacakları her şey sadece "daha" fazlasından ibaret olacaktır. "Sayelerinde" tedavülden kalkmak üzere olan fotoğraf makineleri gibi... Artık telefonlara yeni bir anlam yüklemek zor. Bu konuda bir çok ilginç deneme (projeksiyon, çift ekran gibi) yapıldıysa da tüketiciden rağbet görmedi. Akıllı telefonlar miadını doldurmadı elbette ama gelişim süreçleri aşırı şekilde yavaşladı. Bu da teknoloji dünyasının en sık kullanılan cümlesini getiriyor aklımıza: "Devir, hız devri." Teknolojinin kendisi için bile öyle!

Bundan kırk yıl evvel her şeyimizi yapan masaüstü bilgisayarlar vardı. Evde!.. Sonra taşınabilir bilgisayarlar çıktı. Yani laptoplar... Ama hala hantal kalıyorlardı ve daha da kolay kullanılan akıllı telefonlara geçti "her şeyimizi yapma" sırası. Peki her şeyimizi akıllı saatimizden yapabilirsek? Ya da akıllı gözlüğümüzde göz kırparak hikayeyi beğenebilsek... Mesela bu yazıyı okuduktan sonra paylaşmak için sol gözünüzü kırpmanız yetse! Şimdilik hayal gibi dursa da çok uzak olmayan bir hayal olduğu gerçek. Şu sıralarda bile tüm akıllı telefonlar üreticileri "hands free" -yani eller serbest- moduna yoğun çaba sarf ediyorlar. Bu bağlamda düşünürsek şu an telefonlara bağımlı olan bluetooth kulaklıklar bile nelere gebe? Yani yirmi yıl sonra belki de iletişimin bugünkü halinden bihaber olacak çocuklarımız.

İşte bu yüzden artık kısır bir döngüye girmiş akıllı telefonlarının çağının sonu yaklaşıyor diye düşünüyorum. "On sene sonra ışınlanacağız" diyen Zuckerberg muhtemelen bu sırada gelen mesajı yüzüğünden okuyor olmak için de çalışıyordur.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum