Gündem

SU FATURASI vs FOMO


Onur Nurdoğan 22 Nisan 06:20

Bugün göğüs dekoltemde hal-i pürmelâlimiz var. ‘'Yahu ne pürmelâli be kardeşim ne diyorsun? Keyfin var vallahi…’’

''O Belde'' adlı şiirinde, ‘’melâli anlamayan nesle aşina değiliz’’ diyor Ahmet Haşim.

Bir ayda aynı metreküp suyu tüketip farklı şehirlerde farklı tutarlar ödendiğini biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum, ne yalan söyleyeyim. Keyif bendeymiş vallahi.

27 Eylül 2010 tarihli, 27742 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” ile farklı fiyat uygulanması tariflenmiş. Detayına girmeyeceğim fakat özetle “her şehrin maliyeti farklıdır” bakış açısıyla düzenlenmiş bir yönetmelik. Etraflıca okuyayım derseniz ilgili yönetmeliğin linki www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2010/10/20101027-7.htm

Okudum yönetmeliği ve bir vatandaş olarak mantıklı da buldum. Bu, işin teorik kısmıydı tabii. Şimdi pratikte nasıl oluyor bi’ bakalım.

Nisan ayında İSKİ’den (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) evime gelen bir aylık su faturasının detayını paylaşıyorum.

Su Birim Fiyatı                                : 4,81 TL

Toplam Su Kullanımı                      : 9 m3

İnsani Su Hakkı                              : 1.500 litre (yaklaşık 1,5m3)

Su Bedeli                                        : 4,81 x (9-1,5) = 36,08 TL

KDV (Katma Değer Vergisi)          : 36,08 x %8 = 2,89 TL

ÇTV (Çevre Temizlik Vergisi)        : 9 x 0,50 krş = 4,50 TL

Ödenecek Tutar                            : 36,08 + 2,89 + 4,50 + küsurat yuvarlama = 44 TL

Nisan ayında İzmir’de ikamet eden arkadaşımın evine İZSU’dan (İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi) gelen bir aylık su faturasının detayı ise;

Su Birim Fiyatı                                : 4,28 TL

Atık Su Birim Fiyatı                        : 2,13 TL

Toplam Su Kullanımı                      : 6 m3

Su Tüketim Bedeli                          : 4,28 x 6 = 25,68 TL

Atık Su Bedeli                                 : 2,13 x 6 = 12,78 TL

Katı Atık Toplama Bedeli               : 23 TL

Katı Atık Bertaraf Bedeli                : 2,51 TL

KDV (Katma Değer Vergisi)           : (25,68 + 12,78 + 23 + 2,51) x %8 = 5,12 TL

ÇTV (Çevre Temizlik Vergisi)         : 6 x 0,50 krş = 3 TL

Ödenecek Tutar                              : 25,68 + 12,78 + 23 + 2,51 + 5,12 + 3 = 72 TL

Peki… İzmir’de oturan arkadaşım benimle aynı miktarda su tüketseydi ne olacaktı?

Tekrar faturadaki alt kırılımları yazmıyorum. Sonuç: 9 m3 su tüketseydi ödeyeceği tutar 94 TL olacaktı.

Teorik bilgi, pratikte tutarların farklı olacağını söylüyordu fakat İzmir’de oturan bir aile İstanbul’da ikamet eden bir aileden neden iki katından fazla su faturası ödesin ki?

Faturadaki katı atık toplama ve bertaraf bedelleri ile atık su maliyetini bu denli hissediyor olması normal mi? Madalyonun diğer yüzünden bakarsak da, İstanbul’daki ailenin faturasının düşük olmasının sebebi İSKİ’nin "konutlarda tüketilen kişi başı her 2,5 m3 suyun 500 litresini" Mayıs 2019’dan bu yana ‘’insani su hakkı’’ kapsamında faturadan düşüyor olması. ‘’İnsani su hakkı’’ hususunu da içeren teklifi gündeme getiren İBB Meclisi’ndeki AK Parti grubuna bu vesileyle teşekkür ediyorum. Konu konuyu açar misali; pandeminin başlarında su ve doğalgaz faturaları için ‘’askıda fatura’’ uygulamasını hayata geçiren İmamoğlu’na da bir teşekkür şart bence.

İmamoğlu demişken şunu da söyleyeyim; içimde kalır yoksa. Henüz tanışıp diyaloga girdiği insanlarla “senli benli” konuşması, muhalif görüş beyan edenlere karşı zaman zaman "kibar ama emir kipini cümlelerinden bir türlü eksik etmeden" yanıt vermesi beni üzüyor. 16 milyondan biriyim; dikkate almasını rica ediyorum.

Rica ediyorum yine; HES kodu konusu doğru düzgün takip ediliversin.

Su faturası konusunda başarılı bulduğum İstanbul Büyükşehir Belediyesi, "toplu ulaşım araçlarındaki HES kodu uygulamasında sınıfta kaldı" diyebilirim. Geçen gün, HES kodu entegre edilmiş eşimin İstanbulkart’ıyla önce metroya, sonra da metrobüse bindim. Cebimde şahsi kartım olmasına rağmen "deneyeyim" dedim, bakalım ne oluyor? Kimseciklerin de sistemin de ruhu duymuyor, duymadı.

Büyükşehir olarak inisiyatif alıp bir sistemsel önlem alacağınızı beyan etmişsiniz ancak yapamamışsınız. Vatandaş olarak beni öfkelendiren nokta, yapamıyor olmanızdan ziyade yapamadığınız bir işi yapmış gibi dillendiriyor olmanız.

Dillendiriyor mu kimse; ne oldu yahu bu Sayısal Loto’ya? Oynayanlar bilir, önceden 49 sayıdan 6 bilene büyük ödüldü, şimdi 90 sayıdan 6’sını bileceksin. Velhasıl, yaklaşık 30 çekiliştir kimsecikler bilemiyor. Son çekilişteki büyük ikramiye 140 milyon TL idi ve para yine kasasında kaldı bal üretmeyen arı Milli Piyango İdaresi’nin!

Bir arının yarım kilo bal üretebilmesi için 2 milyon civarı çiçeğe konması gerekirken bakkal amcamız da, sokaktaki çocuklar da “Dogecoin bir haftada %50 kazandırdı” diyor artık. Bunun sebebi, faturalarımızdaki artış oranının açıklanan enflasyonlardan yüksek olmasıdır! Pandeminin kötü yönetiliyor olmasıdır! İşsizliğin alıp başını gitmesidir! Çalışan maaşlarına yapılan zamların gülünç olmasıdır! Vesaire vesaire... Siz eklemeye devam edebilirsiniz.

Daha fazla eklemeden bitirivereyim.

Sizce bir haftada %30, %50, %70 kazandıran bir “şeyi” konuşmanın, araştırmanın veya o “şeye” yatırım yapmanın ana gerekçesi hangisi olabilir?

1-) Fazla su faturası ödeyen İzmirlilerin melâllerini avutmak için kripto paraya ilgi duyması.

2-) Sayısal Loto’dan artık medet ummuyor olmamız.

3-) FOMO (fear of missing out); bir diğer deyişle “acaba millet voleyi vururken ben bir şeyler mi kaçırıyorum” hissiyatı.

4-) En azından blockchain kelimesinin ne anlama geldiğini bilecek kadar dijital okur yazar olanların etkisi.

5-) Gündüz çalışılan işten elde edilen gelirin yetmediği durumda geceleri taksiye çıkma konusunun bitmiş olması. Taksinin yerini döviz, borsa ve kripto para vb. yatırım araçlarının alması.

6-) 4. madde hariç HEPSİ.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum