Sanat

Süt Kardeşler: Uygur Tiyatrosu


Onur Ömer Düzgün 26 Mart 14:12

Benim kuşağımın tiyatroyu sevme nedenlerinden biridir Nejat Uygur ve Uygur Tiyatrosu. Çünkü tiyatro kavramı ile- beyaz ekrandan da olsa- onun sayesinde tanıştık. Sahnede oyun izleyemeyen bir nesle bu sayede tiyatroyu sevdirdi. Onur Ömer'in Karavanı'da bu hafta Nejat Uygur'un mirası olan Süt Kardeş oyununa konuk oluyor. Kemerlerinizi sıkı bağlayın çünkü kahkaha tufanı epey sarsıcı olabiliyor.

Bir babanın en büyük arzusudur "eserini evlatlarının devam ettirmesi". Nitekim "Ben ölsem de bu evin dumanı tütecek" diyen de olur "Benden sonra da sakın burayı satmayın, bu işe devam edin" diyen de. Süheyl ve Behzat Uygur da babaları büyük üstat Nejat Uygur'un uyarladığı Süt Kardeşler ile izleyiciyi güldürmeye devam ediyor. Kısaca temaşa onlara yadigar kalıyor.

Süt Kardeşler denilince aklımıza hemen sinema filmi geliyor değil mi? "Acaba sinema mı tiyatrodan uyarlandı yoksa tiyatro mu sinemadan?" sorusu zihnimizi kurcalıyor. Nejat Uygur Süt Kardeşler'i başlarda "Alo Orası Tımarhane mi?" olarak oynamaya başlamış. Oynamaya başlama tarihi ise 1960 başları. Lakin Süt Kardeşler 1976 yılında sinemada gösterime girmiş.

Süt Kardeşler

Süt Kardeşler ile ilgili güzel bir hikaye de var. Nejat Uygur'dan önce vodvil türü bu oyunu uyarlayan İsmail Galip Arcan, Süt Kardeşler'i izleyip dava açmak için tiyatroya gider. Hatta yanında avukatları bile vardır. Oyunu izleyip çok sever ve oyunu ayakta alkışlar. Hak talebinden de vazgeçer. 1976 senesinde de Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gulyabani romanı ile harmanlanıp sinema filmi olur.

Asabi Komedi

Süt Kardeşler, filmden de aşina olduğunuz bir konuya sahip. Bahriyeli iki askerin izin kağıtlarını değiştirmesi sonucu ortaya çıkan karışıklıklar söz konusu. Bu karışıklığı çözmeye çalışan bahriyeli komutanın çabalarını izliyoruz. İlişkiler, anlaşılmazlıklar derken olaylar karışıyor. Bu karışıklık bizim işimize yarıyor. Çünkü kahkaha salonu kaplıyor. Tabii ki tüm bunlar olurken bize Türk Tiyatrosundan örnekler sunuyorlar. Sahne, dekor ve kostümler ile bizi 1950'li yıllara götürüyorlar.

Oyun içerisinde Behzat ve Süheyl ikilisinin sahnede tuluat yaptıklarına şahit oluyoruz. Bunu o kadar rahat ve başarıyla yapıyorlar ki anlatmak çok zor; görmeniz gerek. Sanki evlerinde oturmuşlar ve muhabbet ediyorlar. Birbirlerini anlamak, tamamlamak bu kadar muazzam olabilir. Behzat Uygur'un kısa tiradlarında ise meddahlık görebilirsiniz.

SÜT KARDEŞLER

Oyuncular birbirinden değerli

Behzat Uygur Süt Kardeşler de Gazanfer Denizkurdu'nu canlandırıyor. Kendisi bu role yabacı değil. Nejat Uygur yaşarken de bu rolü oynamış. Zamanla tek değişen şey saçlarının beyazlaması olmuş. Bu da kendisine ayrı bir hava katmış. Salondan çıkan çoğu kişi "Behzat Uygur gerçekten çok karizmaymış" dedi.

Süheyl Uygur ise zamanında Nejat Uygur'un oynadığı Aşçıbaşı Yaşar karakterini oynuyor. Karakter Karadeniz ağzı ile konuşuyor. Oyunu biz Rize'de izledik; daha sonra Trabzon'da izleyecekler. Bu handikap gibi görülebilir ama Süheyl Uygur bu handikabı aşıyor. Karadeniz ağzını tadında konuşuyor.

Hakan Eke, Elektrikçi Şemsi Nurioğlu olarak karşımıza çıkıyor. Rolden bir dakika bile çıkmıyor. Zaten kendisi role girmek için oyundan dakikalar önce ısınmaya başlarmış. Hem bedenen hem zihnen... Hatta rolden çıkartmak için ustaları onu güldürmeye çalışırmış.

Damat Necdet'e hayat veren ise Mesut Yılmaz. Sahnedeki mimikleri, vücut dilini kullanışı, sizi kırıp geçiriyor. Otomotiv yazarımız Tuna Tanyolaç "Bence yerli Jim Carrey" diye haklı bir benzetme yaptı. Çünkü -bunu daha önce de demiştim- Sadri Alışık "Sahnede bedenin ile ekranda mimiklerin ile oynayacaksın" demişti. Mesut Yılmaz'ın devam eden aktif dizi oyunculuğuna da baktığımız zaman bunu fazlasıyla yerine getirdiğini görüyoruz.

Süt Kardeşler oyunumuzda kadın oyuncuları da çok başarılı. Pakize'yi oynayan Emine Ün, Cavide karakteri ile karşımıza çıkan Nurten İnan ve hizmetçi rolüyle Elif Gönlüm hem oyunculukları hem güzellikleri ile sizleri büyülüyorlar. Sahnede büyükçe büyüyorlar.

Oyuncular konusunda son bir not açalım. Modacı Lami karakterini oynayan Ömer Yılmaz için Süheyl ve Behzat Uygur, "Türk şov tarihinin, sinema tarihinin ansiklopedisidir. Bilmediği bir şey yoktur." diyorlar. Ayrıca kendisi bebekliğinden beri oyunculuk yapıyormuş. Fatma Girik'in yavrusunu kartalın kaptığı bir sahne vardır. İşte o bebek Ömer Yılmaz'mış.

Güncel dokunuşlara dikkat

Yukarıda Süt Kardeşler oyunu için Vodvil bir eser dedik. Geçen sefer Tom, Dick ve Harry oyunu için de aynı ibareyi kullanmıştık. Toplumsal sorunlara mizahi bir yaklaşım ile hicveden oyun türüne "vodvil" deniliyor. Oyunun bu tür kalması içinde güzel göndermeler var. Habertürk vakasına, zamlara, siyasilerin söylemlerine ve tavırlarına inceden dokunuşları seçebiliyorsunuz.

Süt Kardeşler müthiş bir final yaptı. Bu seneye kadar ben salondaki herkesin ayağa kalkıp bir oyunu bu kadar uzun süre alkışladığını görmedim. Bunu da fazlası ile hak etti. Oyundan sonra Behzat Uygur konuşma yapmak istedi. Konuşma sonrası Kültür Müdürü kendisine hediye takdim etti.

Sonra sadece Rize'de olabilecek bir olay oldu. Oyuna bir bölüm daha eklendi. Sembolik olarak Süheyl ve Behzat Uygur'a hediye çay takdim edildi. Bir teyze bunu yanlış anladı ve "Neden sadece ikisine hediye veriyoruz? Diğerlerine de vermemiz gerek. Biz o kadar cimri miyiz?" diye sahneye çıktı. Gülüşmeler bir süre daha devam etmiş oldu.

Konuşmalardan sonra Behzat Uygur seyircilere Nejat Uygur'un sözleri ile veda etti. "Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öperiz."

Kültür ve Turizm Bakanlığı 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nü festival olarak geçmesi için her ilde bir oyun ile kutlama kararı almış. Biz Tiyatrolar Günü'nü Süt Kardeşler ile kutladık. Bu yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı'na ve Uygur Tiyatrosu'na çok teşekkür ederiz. Süt Kardeşler turnede... Turne takvimine mutlaka bakın ve oyuna gidin.

Oyunun karavan puanı,

?????
https://www.youtube.com/watch?v=mIKhdtdY5DM
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum