Sinema & TV

The Boys: Asker Çocuk, Homelander'a Karşı


Onur Ömer Düzgün 9 Temmuz 10:49

The Boys dizisini daha önce ziyaret etmiştik. Süper kahraman dizilerine farklı bir bakış açışı ile yaklaştığını belirtmiştik.

The Boys bir Prime Video dizisi. Dizinin üç bölümü portal üzerinde sevenleri ile buluştu. Yeni bölümleri ise her hafta cuma günü gösterime girdi. Bunu pek sevdiğim söylenemez.

Kısaca özetlersek; bu evrende süper kahramanlar bir şirkete bağlı. Kahramanlar bu şirketin söylediklerinden dışarıya çıkamıyorlar. Hatta kahramanlar şirkete para kazandırmak için filmlerde, reklamlarda oynarken sosyal medyada da köle gibiler. Ayrıca yaptıkları iyiliklerin ardında büyük zararlara yol açıyorlar, sivil insan ölümlerine neden oluyorlar. İşte yakınları ölen sivil insanlardan oluşan bir grup, kahramanların gerçek yüzünü insanlara göstermek ve onlardan kurtulmak için girişimlere başlamışlardı. Ancak ekipten biri, kahramanlardan biri ile sevgili olunca işler karışmıştı.

The Boys yeni sezonu ile bu karışıklık hat safhaya ulaşıyor. Kahramanların içerisinde bir grup artık Homelander'ın-Superman muadili- tehlikeli olduğunu ve ortadan kalmasını istemekte. Haksız da değiller hani. Psikolojisinin bozulduğuna şahit oluyoruz. Bu yüzden gizlice plan yapıyorlar. Planın temel bir noktası var. Homelander'ı yok edebilecek bir silah bulmak. -Superman'in zayıf noktası gibi kriptonit gibi- Rusya'da bulunan silahı almaya gittiklerinde ise başka bir sürpriz yaşıyorlar. Çünkü silah diye almaya gittiklerinin eski bir süper kahraman olduğunu fark ediyorlar. Bu süper kahraman da Asker Çocuk. -Bu da Kaptan Amerika muadili.- Grup, Asker Çocuk ile bir antlaşma yapıyor. Antlaşmanın Amerika tarafı malum; Asker Çocuk ise geçmişinin peşinde. Özel gücü anti-kahraman tadında deyip size bırakalım. -Son Hava Bükücü'nün Avatar'a dönüşünce ateş kralının gücünü emdiği sahneyi düşünün.- Finale doğru bambaşka bir sürpriz olayları düğümlüyor.

Göndermesi bol dizi

The Boys dizisinin süper kahramanların da psikolojik sorunlarının olabileceğini, yanlış kararlar verebileceğini, zararlı maddeler kullanabileceklerini bize gösteriyor. Mesela neredeyse hepsi sosyal medya bağımlısı. Şiddete başvurmaktan çekinmiyorlar. Sürekli bir kaygı içerisindeler. Ayrıca dizinin bolca siyasi göndermeleri var. Özellikle Amerika'nın iç ve dış siyasetine atıflar çok. Amerika'nın karşılıksız para basması, Vietnam ve dış ülkelerde izlediği barışçıl(!) politika sadece bunlardan birkaçı.

The Boys

The Boys dizisinden Bill Cosby'de nasibini aldı. Çünkü Bill Cosby'nin taciz iddiaları ortaya çıkana kadar hepimiz onu seviyorduk. Sonrasında taciz suçu ile hapse girdi. Nitekim geçen sene mahkumiyet iptali geldi ve Cosby serbest kaldı. Bu karardan kimse mutlu olmadı. Anlaşılan dizi senaristleri ve yapımcılar da mutlu olmamış.

Benim The Boys dizisinin yeni sezonunda en sevdiğim kısımlardan birisi Homelander'ın kendi ile yüzleşme sahnesi oldu. Bir nevi Yüzüklerin Efendisi filminden Smeagol ve Gollum kapışmasını gördüm. Hatta birkaç defa geri alarak izledim.

Dizide o kadar gönderme var ki bazen kendisine bile gönderme yapabiliyor. Asker Çocuk bir bölümde "Eğer pelerin takıyorsan taklitçisin." diyor. Oysa kendisi bile Kaptan Amerika'nın taklidi. Hatta hikayeleri bile aynı. İkisi de günümüze 70 sene donarak geliyor. İkisinin de özellikleri aynı, ikisi de kalkan kullanıyor.

The Boys dizisinin bu sezonunda Butcher'ın neden böyle biri olduğuna şahit oluyoruz. Kısmen onun yaşadığı travmaları hissediyoruz. Yani "Bir insan nasıl bu kadar egoist ve kötü olabilir?" sorusuna cevap buluyoruz.

Son sezonda karşımıza etkisi geçici ve vücuda enjekte edilen V serumu çıkıyor. Bunu kullananlar süper kahraman güçleri kazanıyorlar. Elbette yan etkileri mevcut. Peki bu yan etkiler ne?

Oyuncu kadrosu

Dizinin oyuncu kadrosu mükemmel seçilmiş. Evvela süper-kötü- kahraman -yani Homelander- olarak Antony Starr'ı görüyoruz. Kostüm içerisindeki duruşu, gülüşü ve kendin emin hali çok başarılı. Zaten kendisinin epey bir hayran kitlesi var. Butcher rolünü -benim iki gözümün çiçeği olan Yüzüklerin Efendisi'nin Eomer'i- Karl Urban canlandırıyor. İzlerken "Gerçek hayatta da sanırım bu adamın yakınlarına süper kahramanlar kötülük yapmış." diye düşünüyorsunuz. Erin Moriarty- kendisinin Sherlock'un düşmanı ile akrabalığı yok- Starlight rolünde. Ben Erin'i, The Boys sayesinde tanıdım. Oyunculuğunun yanı sıra duru bir güzelliği var. Jensen Ackles, Asker Çocuk olarak katıldı. Kaptan Amerika nasıl mavi gözlü sarı saçlı ise o da bir o kadar yağız delikanlı. Role çok yakışmış. Gelelim forumların tartışmalı ismi Jack Quaid'e. Hughie'yi canlandıran Jack'i kimisi yerden yere vuruyor kimisi çok seviyor. Bence tadında bir oyuncu.

Özetle The Boys alışılmışın dışında bir süper kahraman dizisi. Belirtmeden yani sizi uyarmadan geçmeyeyim; dizide bolca şiddet, çıplaklık ve kan mevcut. Gerçi Prime Türkiye için bu sahneleri sansürlüyorsa da o hali bile fazla gelebilir. Başlarken bu uyarımı dikkate alın.

Dizinin karavan puanı,

????
https://youtu.be/K-8VYKUZYiw
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum