Sinema & TV

The Witcher İncelemesi: LTR VE GOT Harmanı Dizi


The Witcher ikinci sezonuyla hem oyun sevenler hem de kitap sevenler tarafından özlemle bekleniyordu. Yeni sezonun Netflix üzerinde yerini almasıyla ortalık şenlendi. Fantastik bir dünyayı gotik bir şekilde bize sunan The Witcher gri bir dizi. Peki "gri dizi nasıl oluyor?" Çoğu dizide iyi karakterler iyidir; kötü karakterler ise kötü. Siyah ve beyaz gibi ayrılmıştır yani. Ara sıra yaptıkları aksi durumlar istisnayı bozmaz. "Kötülük yaptı ama iyi biridir aslında" veya "bu iyiliğin altından bir çapanoğlu çıkacak" diyebilirsiniz. The Witcher da durum değişiyor. İyiler, söz konu sevdikleri olunca kötülük yapmaktan çekinmiyorlar. Kötülerin ise yaptıklarının arkasında mantıklı sebepler var. Yani Yin Yang felsefesi hakim durumda.

Yüzüklerin Efensi ve Taht Oyunları sevenlere

The Witcher izlerken biraz Yüzüklerin Efendisi biraz Taht Oyunları evrenlerini ziyaret ediyorsunuz. İktidar için ortalıkta dönen oyunlar ve savaşlar size hemen Taht Oyunları'nı hatırlatıyor. Diğer yandan elfler, cüceler, büyücüler ise Yüzüklerin Efendisi'ni... Gerçi Taht Oyunları'nda da cüce vardı ama o cüce ile Yüzüklerin Efendisi cüceleri aynı değiller. Çünkü cüceler maden işçisi, savaşçı bir ırkı sembolize eder. The Witcher'da elfler, eski şaşaalı günlerinin çok ötesinde kalmış. Hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Cüceler, insanlardan kaçmak için dağlara yerleşmiş. Krallar halktan çok kendini düşünen, tahtını kaybetmek istemeyen hükümdarlar olmuş. Büyücüler de ülkeler üzerinde söz sahibi olmak için çalışıyor.
Ayrıca böyle bir dünyada farklı canavarların olduğunu düşünün. İnsanlara musallat olup onlara zarar veren canavarlar. Dizimiz işte burada başlıyor. Diziye isimini veren karakter Rivyalı Geralt bu canavarları para karşılığında avlıyor. Kendisine ve kendisi gibi bu canavarları avlayabilenlere ise The Witcher deniyor. The Witcher, Allah vergisi bir özellik değil. Simyagerlik isteyen bir mutasyonun sonucu oluşan bir durum. Sayıları da iyice azalmış durumda. Bu mutasyon sayesinde daha güçlü olup yaraları daha hızlı iyileşiyor. Ayrıca yaşamları uzuyor ve hisleri "Örümcek Adam" kıvamına geliyor. The Witcher olanların ortak noktası duygularının olmaması. Yapmaları gereken iş basit; "canavarı öldür ve parayı al." Cem Yılmaz'ın "para-çokomel" şakası gibi. Rivyalı Geralt ise daha vicdanlı, sağ duyusunu dinleyen ve kendine buyruk bir witcher. Durum böyle olunca da olaylar peşini bırakmıyor. Sürpriz bozan vermeden ilk iki sezon neler oldu inceleyelim.

Kısaca birinci sezon

İlk sezonunda The Witcher'a ısındık. Genelde oyundan diziye veya filme çevrilen yapımlarda kurgusal zorlanmalar olur. The Witcher'ın kitap serisi olduğu için kurgu da güzeldi. İlk sezonda genel bağlamda karakterler hakkında bilgi alıyoruz. Yennefer'ın dramından yükselişine şahit olurken diğer taraftan Ciri'nin yolculuğuna tanık oluyoruz. Geralt'ın ise "şaşırma hakkından" sahip olduğu kızını arıyor. Tüm bunlar olup biterken yukarıda bahsettiğim ırklar hakkında bilgi alıyoruz. Bu unsurların hepsi aceleye getirilmeden aktarılıyor.

İkinci sezonda neler yaşandı?

İlk sezonun sonunda Ciri'yi bulan Geralt, zırhını yenilemek, iksirlerini hazırlamak ve dinlenmek için The Witcher kalesi olan Kaer Morhen'e gider. Şahsen benim en sevdiğim mekan oldu Kaer Morhen. Yanında Ciri'yi de götüren Geralt onun da bir Witcher olması için çalışmaya başlar. Bu sırada Geralt, Yennefer'ın öldüğünü sanır ama Yennefer'ın derdi başkadır. Tüm güçlerini kaybetmiştir. Güçlerini geri almak için olmadık biriyle anlaşma yapar. Ciri güçlerinin farkına varırken Geralt'ı korkutur. Geralt ise sözünü tutmak için Ciri'ye hep destek olur.
THE WITCHER
Genel anlamda ikinci sezon benim için 6. bölümde başladı. Bu bölüme kadar olaylar çok yavaş gelişti. Altıncı bölümden sonra ise müthiş bir akıcılık söz konusuydu. Oyunun ve kitabın esas noktası olan "wild hunt" yani "vahşi av" bu sezon kendisini hissettirmeye başladı. Final ve bu unsurlar birleşince üçüncü sezonu şimdiden sabırsızlıkla bekler olduk. Bir parantez de Henry Cavill için açmak gerek sanırım. Superman rolünden sonra bence Witcher olmak da ona çok yakıştı. Hem Yüzüklerin Efendisi hem Taht Oyunları yapımlarını seven birisi olarak The Witcher severek izlediğim bir seri oldu. Eğer sizde diğer diğer iki evreni sevdiyseniz mutlaka The Witcher serisine de göz atın. Dizinin karavan puanı,
????
https://youtu.be/ggWRX-J932o
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum