Gündem

TİYATROLAR HEP AÇIK


Onur Nurdoğan 31 Ağustos 08:55

Bugün göğüs dekoltemde tiyatrolar var. Tiyatrolar, 1 Temmuz’da tekrar perdelerini açtı. Yaklaşık bir buçuk yıldır kapalı olan tiyatrolar açılmış olsa dahi, "açık havada oynanmayan oyunlara ne zaman gitmeye başlayabilirim?" bilemiyorum. Bu ortamda zor.

Memlekette, dünyada tiyatro hiçbir zaman eksik olmuyor. Öyle bir sahne sanatı ki bu hakkını ödememiz mümkün değil. Her an yanı başımızda.

Yanı başımız diyebileceğimiz uzaklıkta, Afganistan’da yaşanan olaylar malumunuz. Bu yazıyı yazarken oturduğum yerden 4.976 km uzaklıkta olan başkent Kabil başta olmak üzere, durumları içler acısı. Yani kötü günler Afganistan’a geri döndü, daha da kötü günler yakında gibi…

Kötü günleri biraz biraz geride bıraktık. Yangınlar bitti diyebiliriz. Yangınların sonrasında devlet bağış kampanyaları başlattı; ‘’10 TL gönder’’ gibilerinden. Fırsat bu fırsat; İçişleri Bakanlığı’nın Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü kontrolünde belirlenen ‘’İzin Almadan Yardım Toplama Hakkına Sahip Kuruluşlar’’ listesine, son sıradan giriş yaptı Ensar Vakfı. Hiç çıtı çıkmadan… Hem de çıt çıkmadan...

Listeye şöyle bir göz gezdirdim. Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, İlim Yayma Vakfı, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, LÖSEV, Türk Eğitim Vakfı, vesaire… Tabii insanın garibine gidiyor; Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı kimseye sormadan bağış toplayabilirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin toplayamıyor olması.

Para toplama işinde bu denli titiz çalışan devletimiz, Thodex’in kurucusu Fatih Faruk Özer için aynı hassasiyeti gösteriyor mu? Aylardır ‘’çember daralıyor’’, ‘’48 saat içinde yakalamış olacağız’’ haberleri de artık yok. 3. doz aşı, Taliban, orman yangınları derken kim sever Thodex mağdurlarını?

3. doz aşı demişken

Birkaç gün önce ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Pfizer ile Biontech tarafından geliştirilen Covid-19 aşısına 16 yaş ve üstü kişiler için ‘’tam onay’’ verdi. Böylece dünyada herhangi bir ilaç otoritesi tarafından tam onay olan ilk aşı oldu. Sabah sahilde yürüyüş yaparken Radyo Sputnik’te keyifle dinlediğim Ali Çağatay’la Seyir Hali programında Ali Bey, 26 Ağustos’taki yayınında FDA komiserlerinden Scott Gottlieb’in tam onay sonrası Pfizer’in yönetim kurulu üyeliğine geçtiğini söyledi. Yanılmıyorsam da Twitter’daki bir paylaşıma istinaden bunu ifade etti. Bu bilgi bende o anda çarpıntıya sebep oldu desem bir tık abartmış olurum, çok fazla değil. Şaka bir yana, ‘’olmaz öyle şey’’ dedim ve biraz araştırdım. Edindiğim bilgiye göre Gottlieb, Pfizer’da 2019 yılı Haziran ayında göreve başlamış. Bir nebze rahatladım. Ama bir nebze…

Bir nebze olsa dahi yardım yapmak lazım. Neyse… İçişleri Bakanlığı’nın bu listesinden, adını duymadığım bir vakıf veya dernek seçeyim diyorum. Seçeyim, seçeyim! Beşir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği... Ne yalan söyleyeyim; ilk kez duydum. Bir de bilinen vakıflardan Türk Eğitim Vakfı’nı seçiyorum. Türk Eğitim Vakfı, yaklaşık 50 yıl önce Vehbi Koç önderliğinde Sakıp Sabancı, Nejat Eczacıbaşı gibi 200’ü aşkın iş insanı ve öğretim üyesinin bir araya gelmesiyle kurulmuş bir vakıf. Beşir Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği de yaklaşık 8 yıl önce kurulmuş bir dernekmiş. İnternet sayfalarının ‘’Hakkımızda’’ kısmından bir kesiti sizinle paylaşıyorum.

Beşir, "müjdeyi getiren, müjdeleyici" demektir

Müjdeleyici olmak, sosyal adâlete ve kardeşliğe destek olurken, yapılan hizmetlerin nimet olduğunun farkında olmayı gerektirir. Faaliyete geçirdiğimiz çalışmalar ve projeler ile gece gündüz başta ülkemiz ve kendi insanımızın hizmetini görürken aynı zamanda dünyanın her yerinde insanlığa yardım etme gayreti içerisindeyiz. Nerede mahzûn ve mahcûp bir gönül var ise orada onlarla olmanın gayreti içerisindeyiz.

Şimdi bu iki kuruluşun geçen yılki gelirlerine kısaca bir göz atalım. Ülkenin en büyük iş insanlarının içinde yer aldığı TEV’in 2020 yılındaki gelirlerinin toplamı 103.596.762 TL iken 8 yıllık, kamu yararına çalışan Beşir Derneği’nin aynı zaman dilimindeki gelirlerinin toplamı 110.977.063 TL. Rakamlara, ilgili derneklerin internet sayfalarına girip erişebilirsiniz. İş insanlarının yer aldığı TEV’in gelirlerinin %42’sini bağışlar, %40’a yakın kısmını -yani yaklaşık 40 milyon TL’sini de- kira gelirleri oluşturuyor. Beşir’in ise kira geliri geçen yıl toplamında sadece 1.300 TL! 110 milyon TL’lik gelirinin %98’i bağışlardan oluşmakta! Ne kadar da alicenap bir milletmişiz. Bu nasıl bir bağış tutarıdır ey halkım?

Nihal, bu denli geliri olduğunu bilseydi başkasını gözü görmezdi. Kimsesizdi. Yıllık kira geliri hepi topu 1.300 TL idi. Ancak yılda 100 milyon TL’den fazla bağışlardan elde ettiği geliri vardı. Yani Behlül’ü ve amcasını 40 kez satın alırdı bu gelirle. Beşir’in bu gelirini sorgulamayan devlet, 11 büyükşehir belediyesinin pandemi nedeniyle ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmak amacıyla başlattığı bağış kampanyasına ‘’dur’’ demişti. Belediyelerin banka hesaplarına bloke koyulmuş, İçişleri Bakanı gerekçe olarak ‘’devlet içinde devlet kurma çabası’’ demişti.

O vakit bir soru gelsin.

Linke tıkladığınızda İETT’nin internet sayfasında karşımıza 2005 yılı Ocak ayında İBB’nin organize ettiği ‘’Tsunami Mağdurları İçin Bir Akbil De Sizden…’’ bağış kampanyası çıkıyor. Ne demek istersiniz sayın bakanım?

a) Atlamışız

b) Yanılmışız

c) Aldanmışız

d) Superstar Ajda Hanım’ın dediği gibi;

Zamanla alışılır, unutulur dedim meğer yanılmışız

2016’da göreve gelince kendi yoluma gideyim dedim ama takılı kalmışız

Bir başkan gider yenisi gelir dedim meğer aldanmışız

O blokeden sonra Ensar’ı da listeye aldık, ben yanmışım, ne yanmışız

e) O vakit bakan ben değildim. Şimdi ise şey… Tiyatro!.. Tiyatroları açtık. Bu arada, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Bu arada...

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum