Sinema & TV

Türk Magazini ve Saldırganlık İlişkisi Üzerine


Konuk Yazar 5 Temmuz 13:51

Petek Dinçöz’ün her hafta bir şekilde gündem olduğu erken 2000'lerde yine her hafta bir ünlü çeşitli polemikleriyle gündeme oturmayı başarıyordu. Sevda Demirel’in Hande Ataizi’ye sağlı sollu geçirdiği 2002 yılı, iki ünlünün hayatını da yeni bir raya sokmuştu. Seren Serengil’in "Gülben’i ben yarattım" çıkışlarıyla kendini sandıktan çıkarmaya çalışırken Gülben Ergen artık Sezen’den sandık lekesini almıştı. Türk popundaki yerini sağlamlaştırmıştı. 2000’ler sonunda yaşanan öyle bir kavga vardı ki tüm bu tartışmaları unutturacak cinstendi. Bugünlerde oğlunun, "o kendi başına karar veremez; vasi olarak atanayım" dediği İbo, Yıldız’a bel altı vurmuş ve o malum küfrü etmişti. Hadi şimdi, gelin bu tartışmaları saldırganlık kuramları çerçevesinde inceleyelim!

Sevda’nın son vuruşu

Tarkan, Aysel Gürel’in öldükten sonra ortaya çıkan bestesi Sevdanın Son Vuruşu'nu okumadan yıllar öncesiydi. Sevda Demirel ve Hande Ataizi arasındaki malum tokat olayı bu şarkının tohumlarını ekiyordu. Sevda, -biraz da Arto’nun gazlamasıyla- Hande’ye gün olur da cehennemde çıkıp karşıma Allah’ından tokat yersin deyip bir tane geçirmişti. O günler, 90’ların kaotik atmosferinden çıkan Türkiye’yi yeni bir raya soktu. Ayrıca bu iki ünlünün de hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirmişti. İçimizde yaşanan kızgınlıklar eğer eyleme dönüşürse fiziksel saldırganlık ortaya çıkmış olur. Sevda’nın Hande’ye tokadı rahatsız edilme kaynaklıydı. Biri bizi rahatsız ettiğinde veya saldırdığında o kişiye karşı saldırgan bir pozisyona geçeriz. Hande Ataizi, önce Sevda Demirel’e "ayol ekranda … oldun daha ne olsun" derken sözel saldırganlık sergilemiş; Sevda Demirel ise tokadı geçirerek fiziksel saldırganlığın bugün bile efsane olarak anılan bir biçimini sergilemişti. Tahrik, otomatik bir tepkiye neden olur. Bu kavgada Hande’nin Sevda’yı tahrik ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Sevda’nın da tokat atarken düşük kontrollü davrandığını söyleyebiliriz. 

Ama yani ben her zaman tek eşliliği savunan bir insanım. Benim için çok önemli beni hiç erkeklerle hatırlar mısınız bilmem?

Tayni’nin koşullanması

Pavlov, köpeklerini klasik koşullama ile eğittikten yaklaşık yüz yıl sonra Seren Serengil rahmetli köpeği Tayni’yi bu yöntemle eğitmişti. Seren bir gün malikanesinde otururken bahçede fare gören Tayni havlamaya başlamıştı. Seren de o anda Gülben ismini söyleyerek köpeğine Gülben deyince havlamayı öğretmişti. Seren’in bu yönteminin yüksek kontrollü bir davranış biçimi olduğunu söyleyebiliriz. Aynı şekilde pasif bir saldırganlık vardır. Zira Seren Serengil burada köpeğini bir araç olarak kullanmış, ama o fareye havlıyor demiştir. Saldırganlıkta geçmiş deneyimler önemlidir. Kolejli assolistimiz yeni yaptırdığı tırnaklarını fiziksel saldırganlıkla harcayacak değildi herhalde! 

Unutmayın ki bana hiçbir şey olmaz

Seren Serengil ve Gülben Ergen’in yıllardır süren bu kavgasında iki taraf da çeşitli şekillerde birbirlerini tahrik etmişti. Sonucunda Seren Serengil dedikodudan hapse giren ilk ünlümüz olmayı başarmıştır. Gülben Ergen, "bana unutmayın ki hiçbir şey olmaz" derken fark etmeden Pygmalion etkisini keşfetmişti. Belki de ona gerçekten de hiçbir şey olmamasına sebep olmuştu. "Şimdi de gülüyorum, hep gülerim; bu oyun 22 senedir böyle oldu" derken düşmanlarına pasif agresif bir gözdağı vermişti. Aslında yüksek kontrollü saldırganlığın en iyi biçimini bizlere göstermişti.

Bana unutmayın ki hiçbir şey olmaz. Şimdi de gülüyorum, sonra da gülerim. Bu oyun hep böyle oldu. 22 senedir böyle oldu. Ben yine gülerim.

Yıldız Tilbe - İbrahim Tatlıses kavgası

İbrahim Tatlıses, yıllar önce Yıldız Tilbe’yi Prestij Müzik ailesinden kurtarmış ve bunu 2009'daki -bugün bile unutulmayan- canlı yayında cinsiyetçi küfürlerle dile getirmişti. Yıldız Tilbe’nin bir yandan İbo’nun onun şarkılarını engellemesinin bir yandan da yorgunluğun etkisiyle yeter dediği anlardan sonra o anlar başlamış ve Türk magazinine adını altın harflerle yazdıracak bir sahne ortaya çıkmıştı. İbo’nun burada Yıldız Tilbe’yi sözleriyle vurmasının düşmanlık içeren bir saldırganlık olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Zira İbo, sonrasında Yıldız Tilbe’nin -aldırdığı çoraba kadar- faturaları yayınlamış ve kendini aklamak için yoğun bir çaba göstermiştir. 

Bana kimse iyilik yapmadı şimdiye kadar. Beni sadece Allah koruyor bugüne kadar. Bundan sonra da Allah koruyacak. Sizi de Allah korusun, Allahaısmarladık!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum