Aktüel

TÜRKİYE'DE KADIN CİNAYETLERİ


Konuk Yazar 3 Aralık 07:15

Ülke olarak olarak içinde bulunduğumuz son günlerde, değerlerimize ters olan ne varsa hergün manşetlerde. Son zamanlarda herkesin farkında olduğu bir gerçek var: Türkiye'deki kadın cinayetleri... Aslında bunlara cinayet değil katliam dememiz daha doğru olur. Sonuçta ölenler sadece bir kadın değil. Anne, abla, çocuk, kardeş... Ölen kadın ile beraber bu insanları da buluyor ölüm. Ne yazık ki bazen de bu insanlardan geliyor kadın cinayetleri.

Kadın cinayetleri

Resmi rakamlara göre sadece 2020 yılı içerisinde 373 kadın, erkekler tarafından katledildi. Öldürülen her dört kadından biri çocuk sahibi. Bunun nasıl bir açıklaması olabilir?

Şiddet, yetersiz insanın son barınağıdır.

ısaac asimov

Çoğu sohbette söylenenin aksine kadınlarımıza dini yükümlülükler gereği değil insanlık gereği değer vermemiz gerekiyor. Bunda da en önemli katkıyı sağlayacak olan eğitimdir. Nitekim insana insan olduğu için değer vermeyi öğreten, eğitimdir. Eğitim ailede başlar. Okulda ise örgün olarak devam eder. Başka bir deyişle sağlam bir aile yapısına sahip bir birey yükümlülüklerinin farkındadır.

Kabataş'ta öldürülen kadınları simgeleyen 440 çift kadın ayakkabısı

Yıllara göre sayılar

Bununla birlikte 2015 yılında 414 kadın, 2016 yılında 397 kadın, 2017 yılındaysa 472 kadının hayatı erkekler tarafından sonlandırıldı. Devam eden yıllarda 477, 564 ve 527 kadın cinayeti daha gerçekleşti. Nihayetinde 2020 yılında sadece Ardahan, Artvin, Bitlis, Bolu, Erzincan, Gümüşhane, Kırklareli, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Yalova illerinde kadın cinayeti işlenmedi. Bu illeri kutlayalım mı? Yoksa zaten olması gereken bu değil mi?

İstanbul sözleşmesi

Bununla beraber son zamanlarda tartıştığımız bir mevzu var: İstanbul Sözleşmesi!.. 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğini duyurdu. Tartışmaları da beraberinde getirdi. Herkesin vurguladığı nokta, kadınların daha korumasız duruma düştüğü. Peki sahiden kadınları koruyacak olan sözleşme mi? Kadınlara sözleşme gereği mi değer vereceğiz? İlla bir sözleşmeye tabi olacak ise zaten inancımız gereği kadınlarımızı, annelerimizi her şeyden değerli tutmamız gerekmiyor mu?

Kadınlar insandır. Biz insanoğlu.

Neşet ERTAŞ.

Peki Avrupa'da durum nasıl ?

Aslında dünyada da durum çok iç açıcı değil. Avrupa'nın gözde ülkelerinden olan İspanya'da 2003 yılından bu zamana 1000 kadın öldürüldü. Katil zanlıları ise eşleri ya da eski eşleri... Yine yapılan araştırmalarda her 3 günde 1 kadının öldürüldüğü Fransa araştırmanın zirvesinde. Bunun yanında en az vakanın işlendiği ülkeler Singapur ve El Salvador. Türkiye 151 ülke arasında 67. sırada yer almaktadır.

Namus

Çoğu cinayetten sonra söylenen sözler benzer: "Namusumu temizledim." Peki namus sadece kadına özgü bir durum mu? Mesela erkek her istediğini yapınca namusu lekeleniyor mu? Sanırım yaptığımız en temel hata bu cinsiyetçi yaklaşım. Halbuki namus kadının ve erkeğin ilişkilerine gösterdiği saygı ölçüsündedir. Sadece bir tarafın üstleneceği bir sorumluluk değildir.

Çocuk istismarı

Ne yazık ki kadın cinayetleriyle de bitmiyor. Çocuk istismarı konusunda da aşağı kalır bir yanımız yok. TÜİK'in 2019 verilerine, göre suç mağduru olarak gelen 206 bin 498 çocuğun yüzde 15,2'si cinsel istismar kurbanıydı. Dünyadaysa 2019 yılında 1 milyara yakın çocuk istismarlara maruz kaldı. En güncel olanı da yine ülkemizde meydana gelen talihsiz hadise. Yani sadece kadınlarımıza değil çocuklarımızı da saygı gösteremiyoruz, koruyamıyoruz. Çocuk sahibi olmak için çırpınan nice insan varken bu hadiseleri duymak insanların tüylerini ürpertiyor. Belki de çocuklarımızı da hak etmiyoruz.

Toparlayacak olursak

Koruyamıyoruz. Kadınlarımızı, çocuklarımızı koruyamıyoruz. Koruyamadıkça onlar ölmüyor, biz ölüyoruz. İnsanlığımız, dünyamız, ülkemiz ve biz... Ataerkil toplum yapımızın gereğinde bile atamızın gösterdiği saygıyı kadınlarımıza, çocuklarımıza göstermeliyiz. Çünkü göstermediğimiz her an yitip giden kadınlar, çocuklar değil insanlığımız oluyor.

Kadınlar adına son sözü, Frida Kahlo'ya bırakıyorum.

Ben, haklı olmak istemiyorum. Kimse benden özür de dilemesin. Beni, sadece rahat bırakın. Ben, sizin ne istediğini bilmeyen yanınızla savaşamam.

Frida Kahlo

Önceki yazılarımı okumak için buraya tıklayın.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum