Gündem Kripto

Türkiye Kripto ile Alışverişe Hazır Mı?


Uğur İşçeviren 27 Aralık 13:02

Geçen hafta dolar ile Türk lirasının birbiriyle çılgınlar gibi dans ettiği bir süreç yaşadı ülke. Hala da etkileri devam ediyor ve nereye varacağını henüz bilmiyoruz. Kısa ve orta vadede keyifli gelişmeler olsa da uzun vadeli hedefler için yeni planlara ihtiyacımız olduğu kesin. Bu planlardan biri de kripto piyasası olacak anlaşılan. Haftanın sonuna doğru Cumhurbaşkanı, kripto paralarla ilgili bir düzenlemenin çok yakında olduğunu belirtti. Tabii birçok kriptocu için endişe sinyali oldu bu haber.

Peki bunun muhtemel sonuçları ne olur? Daha doğrusu piyasa üzerinde nasıl bir etkisi olur? Daha da önemlisi sokaktaki etkisi? Bu yazıda bunun üzerine bir senaryo geliştireceğiz.

Bu kurguya girmeden önce durum analizi yapalım. Sene başında yapılan araştırmaya göre Türkiye; kripto borsalarındaki aktivite açısından Avrupa'da birinci, dünyada dördüncü sırada. Nüfusuna oranla kripto borsalarındaki varlığına göre yapılan hesaplamada Türklerin %16'sı aktif. Bunun sosyoekonomik birçok sebebi var. Ancak temelde dolar/TL kurunun sürekli değişimi insanları, girişim konusunda endişelendiriyor. Dolayısıyla girişim yapamayan vatandaş, elindeki varlığı TL olarak da tutamayınca (en azından geçen haftaya kadar) ya dolara ya da daha çok kazandırması muhtemel kripto borsalarında değerlendiriyordu. Tabii bu konudaki başarısı tartışmalı. Zira Avrupa'nın en çok kripto hacmi yaratan ülkesi, bitcoinden kazanmaya gelince 10. sıraya kadar geriliyor. Yani kazanmak konusundaki başarımız, oynamak konusundaki hevesimizi karşılamıyor.

Kripto borsalarına erişim çok kolay

Diğer yandan bu uygulamaların kolayca ve herhangi bir teminat istemeden erişilebilir olması da oranı yükseltiyor. Mesela herhangi bir gelir grubuna girmeyen Z kuşağının kripto borsalardaki ağırlığı hem ülkemizde hem de globalde çok fazla. Önceki yazımda belirttiğim gibi Z kuşağı, %17 gibi ciddi bir paya sahip. Bunu sadece Z kuşağı üzerinden yorumlamamak gerek. Çünkü borcu olan, kazandığı yetmeyen, ticaretinden zarar eden birçok insan kurtuluşu doğal olarak kolay parada görüyor. İşte bu insanların normal şartlarda geleneksel bankacılık sistemlerinden para/borç alması mümkün değil. Ancak kripto borsalarına 1 koyup 10 almak gibi bir hayal çok heyecan verici. Yani kripto sokaklarda çok güçlü! Tabii bu insanların panikle ya da çaresizlikle yaptığı işlemlerden kar etme oranı düşüyor.

Örnekler ve sebepler arttırılabilir. Ancak konumuzu dağıtmadan şunu söylemenin doğru olduğunu görüyoruz: "Kripto hayatımızın bir gerçeği ve sokakta ciddi bir trafiği var." Üstelik ülkemizde sadece sokakta olsa da dünyada birçok şirket de alım satım hesabına kriptoyu eklemeye başladı. Tesla dogecoin ile alışveriş yapacağını açıklarken Mastercard kripto varlıklar için çözümler üretmeye devam ediyor. Ayrıca Alman bankaları Eteryum ve Bitcoin için yatırım kaynakları oluşturmak üzere.

Türkiye'de ise özellikle uzak doğudaki gibi kısıtlayıcı uygulamalar yaklaşıyor. Aslında uzak doğudaki birçok ülke yasak koyuyor. Bizdeki durum tam olarak öyle değil. Yasaktan ziyade kısıtlayıcı uygulamalar geliyor. Bankaların kredi verirken kripto alımını engellemek gibi (ki çok doğru bir uygulama) yaptırımlarının yanına gelecek en önemli ve büyük beklenti vergi! Ülkemizin en ideal çözümlerinden biri olan vergi, muhtemelen kripto borsalarına da gelecek.

Yeni uygulamalar caydırıcı olacak mı?

Bu düzenlemeler ve uygulamalar, muhtemelen Türk kripto borsalarını bağlayıcı olacak (hafta sonunda dünyanın en büyük borsasının Türkiye temsilciliğinin yediği 8 milyon TL'lik ceza olacakların fragmanı gibi). Yani devlet, yapılan her işlemin borsadaki karşılığına vergi koyacak. Muhtemelen borsa, açtığı her işleme ya da hacme göre devlete vergi verecek. Tabii bu bize de yansıyacak. Üstelik borsa üzerinden olan vergilendirme dışında bireysel olarak da kripto borsasından bankalara aktardığınız paradan bir miktar ödeme olacak.

Basitçe kripto borsalarından bankalara yaptığınız her işlem için vergi ödeyeceksiniz. Borsalarda ödenen komisyonlardan zaten alışık olduğumuz durum itibari ile vergi sorun değil. Hatta belki de gerekliliği bile düşünülebilir. Önemli olan verginin oranı. Şayet ciddi bir oran arz ederse (ki bu muhtemel) olacakları düşünün.

Türkiye'de sene başında %17 olan oran çoktan %20 olmuştur. Bu orandan yaşlıları ve çocukları çıkartırsak sokakta neredeyse herkesin telefonunda bir kripto cüzdanı mevcut. Bu durumda ciddi bir vergi ve bankalara teslim olmaktan kaçma hevesi oluşabilir. Mesela şöyle düşünün. Diyelim ki kripto piyasalarındaki aktiviteniz ile ciddi bir kar elde ettiniz ve araç almak istiyorsunuz. Anlaştınız ve parayı aktaracaksınız. İki ihtimal var. Birincisi geleneksel model. Borsadaki paranızı bankaya aktaracaksınız ki bu ciddi bir kayba sebep olacak. Üstelik bankaların para aktarımı kripto ağlarına göre son derece yavaş. Hele ki hafta sonu ise işlemin gerçekleşmesini bekle dur. Yani bu alışverişi yapmak için hem vakitten hem de nakitten kaybedeceksiniz. "Vakit nakittir" anlayışının haiz olduğu ülkemizde kimse ikisinden de kaybetmeyi istemez. Peki diğer ihtimal ne?

Kripto alternatif bir yol mu?

Anlaştınız ve parayı aktaracaksınız. Elinizdeki kripto varlığı, ağ ücreti düşük bir ağdan (Tron, Avalanche, BSC, Solana, Cardano, vs.) karşı tarafa aktardınız. Muhtemelen 15 dakika içerisinde işlem tamamlandı. Üstelik ödediğiniz komisyon da bankacılık sistemlerinin yanında devede kulak... Hangisini tercih edersiniz?

Bu kurguyu geliştirin. Kuyumcuda, telefoncuda ya da antikacıda... Ortalama değerin üzerinde ürünler satan her yerde bu mümkün. Çünkü sokakta herkesin bir kripto cüzdanı var. Tabii ki satıcılarda da... Yani bu kadar yoğun bir alana kısıtlamalar getirmek kontrolü tamamen kaybetmeye sebep olabilir mi? Yasaklar her zaman cezbeder. Evet; muhtemel kararlar yasak olmayacak ama caydırıcı olmak yerine kaydırıcı olabilir. Sokaktaki insanlar, ticaretine kriptoyu da ekler. Böylece kripto sadece bir yatırım ve değer saklama aracı olmaktan çıkar. İnsanlar sadece borsada işlem yapmak yerine bu kazanımlarını yine kripto sistemleri üzerinden aktarma yoluna gider. Bu döngü arttıkça bir çığ haline dönüşebilir. Bir süre sonra normalleşmesi bile muhtemel. İşte bu noktada ne kısıtlama ne de yasaklama mümkün. Çünkü zaten sistem merkeziyetsiz. Kontrol edilebilir değil.

Bu sadece bir varsayım ama olası bir varsayım. Bu yüzden yakında gelecek olan düzenlemelerin gerekli olduğu kadarının üstüne çıkmaması çok önemli ve bu gereklilik çok ince bir çizgiden ibaret. Çünkü El Salvador'un resmi olarak başlattığı sürecin sancılarını, özellikle ülkenin esnafları fazlasıyla çekiyor. Belki de bizdeki durum tersine olur. Tepeden aşağı değil, tabandan yukarı bir baskı oluşturur. Ancak bunun olmasının sonuçları da henüz öngörülebilir değil.

Düzenlemeler uygulamaya girdiğinde sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. Ne dersiniz? Sizce kripto yaptırımları ekonomiye nasıl yansıyacak?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum