Bilim & Teknoloji

Tutmayan Teknolojiler: Milenyum Top 10


Uğur İşçeviren 29 Eylül 14:40
Teknoloji dünyası, devrim yaratan ürünlerle ve mucitlerle doludur. Yeni nesil girişimci dahilerden daha önce bahsetmiştim. Bu dahiler gibi Graham Bell, Thomas Edison, Tesla, Gutenberg ve çok daha fazlası, insanlığa hizmet eden devrimsel buluşlara imza atmış. İnsanlığın tarihini değiştirmiş. Özellikle son yıllarda, teknoloji durmaksızın kendini yeniliyor. Ancak bu hız, -sıklıkla- hatalı sollama diyebileceğimiz girişimleri de getirdi. Öyle ki büyük değişim iddiasıyla ortaya çıkan bir sürü ürün/teknoloji, kocaman bir balon gibi patladı. Bu yazıda son yılların tutmayan teknolojilerini ve girişimlerini inceliyoruz.

Windows Vista

Steve Ballmer'ın Microsoft geçmişi, birçok başarısız girişimle (Surface, Windows Phone) doludur. Ancak hiçbirisi Vista gibi iz bırakmadı. Bu yüzden tutmayan teknolojiler listesinin tepesinde, Vista var. Halefi Windows XP gibi başarılı bir sürüm olan Vista için yaklaşık 6 yıl beklendi. Peki değdi mi? Hayır! 2007'de yayınlanan Vista, çıktığı günden itibaren sorunlarla boğuşturdu. Üstelik aşırı hantal bir sistemdi. Neyse ki Ballmer hatasını anladı ve 2 yıl sonra en stabil sürümlerden biri olan Windows 7 piyasaya sürüldü. Ama ne yazık ki Vista ve Ballmer tarihe öyle bir çentik attı ki asla unutamıyoruz. Astalavista Ballmer!

PS Vita

Sony ilginç bir firma. Özellikle son yıllardaki dijital hakimiyeti bir kenara koyarsak tüketici elektroniği gamında, oldukça hatalı tercihler yapıyor. Hatta bu yüzden laptop ve telefon sektörlerinden çekildiler. Ama Playstation gibi bir tavukları var ve bu tavuk altın yumurtluyor. Öyle az boz da değil ve bu tavuktan ne gelirse yiyoruz. Ne var ki Sony orada bile hatalı davranmayı başardı. 2009 yılında bir el konsolu olan PS Vita'yı piyasaya sürdü. Aslında PS Vita, teorik olarak harika bir üründü. PS kalitesini el konsolu olarak deneyimlememizi sağlıyordu. Hatta GOW, Uncharted gibi efsaneleri de oynuyorduk. Ancak bir süre sonra Sony, özellikle kullanıcı arayüzünde ve AAA oyunlara desteği kesti. Cihaz sahipleri yavaş yavaş vitalarını açmaz oldu ve malum son geldi. Büyük umutlarla gelen Vita, öldü. Üstelik mobil oyunculuğun patlamasından hemen önce...

Netbooklar

Milenyumun ilk on yılını devirirken Asus ve Acer'in öncülük ettiği bir model gelişti. Netbook!.. O zamanlardaki devasa ekranlı kocaman laptopların taşınabilirliği zayıf. Artık sadece iş için kullanmıyoruz. Starbucks'ta kahve içerken de laptop kullanmak istiyoruz. İşte tam olarak, bu derdi gidermek için küçük ekranlı (10") laptoplar, piyasaya sürülmeye başladı. Asus, Acer, LG, Toshiba. Casper derken başlangıçta çok da ilgi çekti. Ama ne var ki kısa sürdü bu ilgi. Zira Steve Reis iPad'i tanıttı. Yine küçük ekran, yine orta ayar performans, yine taşınabilirlik... Ancak büyük farkla... Tablet, hem daha hafif hem daha ince hem de dokunmatik! Dolayısıyla kısa sürede popülerliğini yitirdi netbooklar. Hatta Jobs, sunumda netbooklara öyle bir ayar vermiştir ki aslında onları, o gün öldürdü diyebiliriz.
"Yavaşlar, düşük kaliteli ekranları var ve hantal PC yazılımları çalıştırıyorlar. Hiçbir konuda bir laptoplardan daha iyi değiller, sadece daha ucuzlar: sadece ucuz dizüstü bilgisayarlar. Bizde daha iyi bir şey olduğunu düşünüyoruz ve bunu bugün ilk kez size göstermek istiyoruz. Buna da iPad diyoruz." Steve Jobs

Ultrabooklar

Sene 2011... Intel, o güne kadar hiçbir laptop üreticisinin sallamadığı standartlar belirledi. Yüksek pil ömrü, hızlı açılış ve güçlü güvenlik sağlayacak ancak ultra ince (max. 23 mm) ve ultra hafif (max. 1.5 kg) bir tasarım olacak. Hatta bunun için optik sürücü bile kaldırıldı. Yalnızca SSD barındıran bu standarda, ultrabook adını verdi. Hedefi açık bir şekilde macbook olan bu girişim, önceleri heyecan verse de bir süre sonra kimse sallamadığı için unutuldu. Yani sallanmayan standartların getirdiği anlayış, aynı sebeplerle son buldu. Tabii biz laptopa devam...

Microsoft Zune

Ballmer, bu listeye birden fazla kez giren tek isim. Aslında sadece kendisine özel bir yazı bile yazabiliriz, bu konuda. Kendisinin başarısız girişimleri listesinde ikinci sırada Zune var. iPod gibi olan ama asla "olamayan" bir müzikçalardı. Microsoft 5-6 yıl zorlasa da bir türlü tutturamadı. Sonunda da yitti gitti.

Segway

2001 yılında Dean Kamen, Segway'i öyle anlattı ki uzun süre yüzyılın buluşu olarak bildik. İki tekerlekli ve kendi kendini dengeleyen bu araç, sözde insanlığın ulaşım anlayışını kökten değiştirecekti. "20 km/s hızla bunu nasıl yapacağı?" o zaman kimsenin aklına gelmedi demek ki... Şu sıralarda AVM görevlilerinin altında görüyoruz sadece. "Asla düşmeyeceksiniz" denilen Segway'den, Amerika başkan adayı George Bush düştü. Hatta zavallı adam, bu yüzden uzun süre gazetelere manşet oldu. Amerika'daki seçimlere etkisi oldu mu bilinmez ama Segway bu sayede bayağı meşhur oldu.

Google+

Google, en değerli markalar sıralamasında hep en tepede olsa da başarısız girişimler konusunda da öyledir. Aslında bunun sebebi, birçok girişimi piyasaya sürüp sonra başıboş bırakmasıdır. Nasılsa arama motoru var! İşte Google+ da, bu başıboş girişimlerden biridir. Zamanında Facebook'a rakip olarak piyasaya sürülen servisin, neye yaradığını uzun süre anlamadık. Sonra Google servisleri için zorunlu hale getirildi, Google+. Ancak yine olmadı ve sessiz sedasız kapatıldı.

Windows Phone

Yine Microsoft, yine Ballmer, yine tutmayan teknolojiler... Ölmek üzere olan Nokia'yı yaklaşık 7.2 milyar $ vererek alan firma, iOS ve androide alternatif bir mobil sistem tanıttı. Windows'un mobil sürümü olan bu işletim sistemi hem arayüz hem de uygulama marketi olarak çok yetersiz kaldı. Hatta üçüncü parti uygulama desteği öyle zayıftı ki telefonu alan whatsapp yükleyemiyordu. Hal böyleyken telefon da (Lumia), sistem de sevilmedi. Yani yine olmadı; Ballmer.

Pebble

Akıllı saatlerin atası Pebble, şimdikilerin yanında askere giden Casio gibi dursa da o zamanlar için harikulade bir fikirdi. Hatta bu yüzden Kickstarter üzerinden milyon dolarlık destek de aldı bu ilginç fikir. Ancak fikir ilginç olsa da ürün o kadar başarılı olamadı. Açtığı yoldan Apple, Samsung gibi büyük firmaların yanında Fitbit, TicWatch gibi markalar da yürüdü. Akıllı saat sektörünün geldiği yer ortada. Yani Pebble, kendisi için küçük insanlık için büyük bir adım oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=-0cOpn7vA7Y

Google Glass

2012 yılında tanıtılıp 2013 yılında sınırlı sayıda üretilen Google'ın gözlüğü, ses ve göz hareketleri ile kontrol edilen bir cihaz olarak tanıtıldı. İlk duyduğumuzda geleceğin geldiğini sandık ama yanılmışız. Zira Google Glass tanıtıldı ama ne ulaşabildik ne tam anlayabildik ne de görebildik. Cihazın lansmanı bir avuç zengin ünlüden ibaret kaldı. Reklam yapılmadı. Hedef kitleye anlatılmadı. Hatta satış noktaları bile belirsizdi. Dolayısıyla esasen bu listede olmayı hak etmeyen, gerçekten başarılı olabilecek bir ürün tarihe karıştı. Kim bilir son günlerde canlanan akıllı gözlük piyasasına tekrar geri döner. Zira resim, video, internet gibi birçok fonksiyonu olan bu gözlük için umutlar hala tükenmedi.

Bonus: Taşınabilir DVD oynatıcılar

Laptop gibi bir tasarım, kalın bir kasa, küçücük ekran... Üstelik işe yaradığı tek şey film izlemek. Standart oynatıcıların ömrünün bile kısa sürdüğünü düşünürsek taşınabilir olanı iyi dayandı. İlk çıktığında (1998, Panasonic) 1000 $ olan taşınabilir DVD oynatıcılar CD'li yılların sonuna doğru geldi. Zaten kaba olan tasarımları fazla beğenilmeyince bit pazarında 100-150 liraya satılır oldu. Eğer bu "tutmayan teknolojiler" listesine ekleyeceğiniz bir ürün olursa yorumlara yazabilirsiniz.
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum