Bilim & Teknoloji

Twitter Gerçekten Bota Batmış Durumda mı?


Uğur İşçeviren 14 Haziran 10:46

Geçen yılın kişisi olan Elon Musk, kısa bir süre önce Twitter'ı satın alacağını açıklamıştı. Ne var ki kısa bir süre sonra da U dönüşü misali bir açıklama yaptı. "Eğer satış olacaksa Twitter, kullanıcı sayısının %5'ten fazla BOT içermediğini kanıtlamalı." Yani sistemde kayıtlı profillerin %95'i insan olmalı; robot değil.

Öncelikle şu konuya açıklık getirmemiz gerek. Bot kötü bir şey değil! Bir kişinin normalde yapması gereken çevrimiçi görevleri yapmak için kullanılan, herhangi bir otomatik yazılım programıdır. Yani bizim için temelde "yapmaya üşendiğimiz görevleri yapan" yazılım robotları... Hani evdeki akıllı süpürgelerin dijital versiyonları gibi... Özellikle kurumsal araştırma yapan şirketler için vazgeçilmez yazılımlar. Kişisel kullanım için de son derece faydalılar. Defalarca ve sürekli yapılması gereken işleri asla şikayet etmeden yapmak için yazılan bu kodlar ile insanların iş yükü azalırken vakti artıyor.

Peki neden rahatsız olalım o zaman? Bize zararı nedir? Musk neden istemiyor? Twitter gerçekten bot cenneti mi?

Aslında Musk kısmen haklı olsa da Twitter'ın hakkını yiyor. Zira 1 ay önce alım kararı verirken de son derece kolay erişebileceği bir bilgiye, sanki erişimi zor bir bilgi muamelesi yapıp arka kapıdan kaçmanın peşinde... Çünkü Twitter açık bir kaynak koduna sahip. Yani yazılım bilen herkes Twitter'a erişebilir. Twitter'ı -botlar da dahil- her açıdan analiz etmek çok kolaydır. Bu hem büyük bir şeffaflık hem de dezavantaj! Diğer büyük yazılım markalarında bu erişim serbestliği yoktur. Google, Youtube, Facebook, Instagram... Ancak ne yazık ki aynı zamanda bot yazmak da o kadar kolaylaşıyor. Çünkü kaynak açık! İşte burada Twitter devreye giriyor. Bu botlara karşı ciddi bir mücadele veren sosyal medya devi aslında bu konuda da rakiplerinden öne geçiyor. Yani Twitter, Musk'ın tereddüdünün aksine son derece bot karşıtı bir tutum sergiliyor.

Twitter'ın kendi verilerine ve ifadesine göre sisteme kayıtlı kullanıcıları sadece %5'i bot. Bazılarına göre ise %50'den fazla... (Emin olun ki Musk, böyle bir sayıdan şüphe etmiyor.) Uzmanlar ise bot oranının %20 olduğunu düşünüyor.

Adam haklı beyler; dağılın!

İşte bu büyük bir sayı. Özellikle reklam verenler için... Musk'un paraya olan düşkünlüğünü düşününce de eğer bu doğruysa adam haklı. Çünkü internette reklam ve performans ilişkisi tamamen niceldir. Sayılara göre işler. Mekanizmada fazla etkileşim alan öne çıkar. Beğeni, tıklanma, izlenme... Bunu sizin yerinize defalarca yapan botlar olabilir. Bu da reklam veren için tehlikelidir. Çünkü müşterisinin aklını çelmeye çalışırken aslında tamamen kendisi kanıyordur. Zira etkileşimin yarısı bot ise sadece hayali bir robota reklam yapıyordur. Bu yüzden bot tehlikelidir. Yani bir hesap 1 milyon takipçiye sahip olabilir ve o hesaptan reklam veren bir müşteri bu 1 milyon kişi için para öder. Peki ya o 1 milyon profil sadece botlardan ibaretse?..

Üstelik sadece reklam verenler için değil... Twitter kullanıcıları için de tehlikeli. İşin bir de manipülasyon boyutu var. Twitter'da, -özellikle hashtag (#) algoritması gereği- bir etiket ne kadar çok kullanırsa o kadar öne çıkar. Yani o da niceldir; sayı önceliklidir. Bir etiket fazla ise trende girer ve sonunda trend topic olur. Herkes onu konuşur! İşte burada da botların trendi değiştirme ve manipüle etme özelliği tedirgin edici. Tabii bir de ülkemiz gibi coğrafyalardaki siyasi gerilimler açısından tetikleyici. Trol hesaplar ile anında karşı görüşler trendi birbiri ile mücadeleye başlar. Peki ne kadarı gerçek? Bu sebeple sosyal medyadaki gerçeklik algısını da zayıflatır.

Bu bağlamda Netflix'te gösterime giren Kuş Uçuşu dizisini de izlemenizi öneririm. Kısa bir eleştiri yapayım. Dizi verdiği mesajlar ile izlenmeye değer. Ne var ki dizi boyunca "zafere giden her yol mubahtır" ile "zafer için değerlerden ödün verilmez" anlayışlarının mücadelesini izlememize rağmen finalde karmaşık bir mesaj vardı. Kim kazandı; kim kaybetti? Bu mücadeleye değer miydi? Zaten herkes, tam istediğini alacaksa...

Trump yeniden aday olacak mı?

Konuya dönersek Twitter gündemini botlar ve sahte hesaplar manipüle edebiliyor. En azından biz böyle düşünüyoruz. Ancak uzmanlara göre botların zekası 5 yaşında bir çocuktan farksız. Yani nicel olarak her ne kadar etkin olsa da hiçbir bot nitel olarak insanı güdüleyemez. Özetle şunu diyor uzmanlar: Bot basit bir sayısal koddur. Botlar gündemi değiştirebilir ancak fikri değiştiremez. Bunu yapan algoritmaları gerçek insanlar yönetir ve senin için özel içerikler ile direkt olarak fikrine müdahale etmeye çalışır. Bot gibi serseri kurşun değildir! Bot konuyu sadece popüler yapar.

Bu arada kısa bir hatırlatma... Yakında Amerika'da ara seçim tadında bir süreç olacak. 2024 yılında ise Amerika genel seçimi var. Demokratlarda henüz aday konusunda ciddi bir belirsizlik var. Ancak Cumhuriyetçi seçmenler istemese de Trump yeniden aday olacağını defalarca ima etti. Bir önceki seçimde -başta Twitter olmak üzere- sosyal medya kuruluşlarının Trump'a uyguladığı yasağı hatırlıyoruz. Musk, anlaşmanın hemen ardından "bu yasağın aptalca olduğunu ve kaldıracağını" açıkladı. Sonuçta Musk, Trump'ın danışmanı idi! Birbirlerine aşık olmasalar da çok sevdikleri kesin!

Özetle Elon Musk endişesinde kısmen haklı olsa da daha çok, bu gerçeği işine geldiği gibi kullanmanın peşinde. Belki de fiyat kırıyor. Ancak anlaşmaya uymadığı takdirde ciddi bir ceza alacağı kesin. Üstelik Twitter, botlar konusunda ciddi çaba harcıyor. En büyük rakipleri Facebook ve Google (Youtube) ile kıyaslarsak çok daha temiz bir kuruluş. Kendisi de bu konuda çalışacağını açıklamıştı ve bu, ben de birçok insan için heyecan verici oldu. Ancak şimdi işler biraz değişti. Peki sizce Elon Musk, gerçekten endişeli mi yoksa fiyat kırmaya mı çalışıyor?

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum