Gündem Kitap & Edebiyat

Uçurtma Avcısı neyi anlatıyor? Bir Afganistan Gerçeği mi?


Bu günlerde Afganistan ve yönetimi yeniden eline alan Taliban dünyanın gündemine oturdu. Afgan halkı kaygılı. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı endişesi, en çok kadınları ve çocukları etkiliyor. Zira son yirmi yılda elde ettikleri kısmi özgürlükleri, yeni yönetimle son bulacağa benziyor. Her ne kadar Taliban, dünyaya daha ılımlı bir yönetim şekli benimseyecekleri konusunda açıklamalarda bulunuyor olsa da, bu söylemiyle büyük ölçüde çelişen beyanlar vermekten de geri kalmıyor. Bunu elbette zaman gösterecek. Masum insanlar için en iyisini diliyorum. Bir Afganistan gerçeği: Khaled Hosseini / Uçurtma Avcısı eserini, bugünün gündeminin geçmiş zaman vizyonu olarak ele aldım. Afganistan'lı yazar Khalled Hosseini kimdir? Uçurtma Avcısı kitabının konusu ve kurgusu neyi anlatır? Gündemi anlamak için etkili bir eser üzerinden yol alalım istedim. Yazarımızı kısaca tanıyalım.

Khaled Hosseini kimdir?

Hosseini 1965 senesinde Afganistan'ın başkenti Kabil'de doğdu. Babası, Afganistan dışişlerinde bir diplomat olarak çalışıyordu. Dışişleri Bakanlığının kararıyla bir süre İran'da da görev yaptı. 1976 senesinde Hosseini ailesi ile birlikte Paris'e yerleşti. Aile, Sovyetlerin Afganistan'ı işgalinden sonra Amerika Birleşik Devletleri'nden siyasi sığınma hakkı aldı. Önce San Jose, hemen ardından California'ya taşındılar. Hosseini, ilk eğitimine annesinden Farsça ve tarih dersleri alarak başladı. 1988'de Santa Clara Üniversitesi biyoloji bölümünden mezun oldu. 1993 senesinde California Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden tıp diplomasını aldı. Hosseini Uçurtma Avıcısı'nı doktor olarak çalışırken yazmaya başladı. 2006 senesinde, Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı olan UNHCR 'ye iyi niyet elçisi olarak atandı. Öte yandan Afganistan'dakilere insani yardım sağlamayı amaçlayan, kar amacı gütmeyen Khaled Hosseini Vakfı'nı kurdu. Şu anda eşi ve iki çocuğuyla birlikte Kuzey Kaliforniya'da yaşıyor ve doktorluk mesleğini yapmaya devam ediyor. İlk eseri Uçurtma Avcısı'ndan hemen sonra, yine çok satanlarda yerini alan iki kitap daha yazdı. Bin Muhteşem Güneş ve altı yıl sonra kaleme aldığı Ve Dağlar Yankılandı eserlerini de okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Fakat bu yazımızda Uçurtma Avcısı kitabını inceleyeceğiz.

Uçurtma Avcısı

Afganistan'da yaşanan olaylar yeniden gündeme gelmişken, Afganistan ve değişen rejimi anlamak için okunabilecek en iyi eser kesinlikle Uçurtma Avcısı'dır. Çünkü roman, aynı zamanda eski Taliban yönetimi hakkında da bilgi veriyor. Bundan sonra Afganistan'da yaşanması olası olaylara ışık tutuyor. Duygusal bir ihanet ve kurtuluş hikayesi olan bu eser beni çok etkiledi. Arada fırlattım elimden, arada sarıldım yeniden. Sanırım duygularımı gösterme potansiyelimin hepsini, okuduğum dramatik yazınlarda kullanıyorum. Çünkü, öte yandan dışarıdan soğuk ve duygusuz bir kadın olduğumu söyleyenlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok. Uçurtma Avcısı, Afganistan'ın başkenti Kabil'de geçer. Barışçıl fakat önyargılı bir toplumda birlikte büyüyen Amir ve Hassan'ın hikayesini anlatır. Bununla birlikte eser; sınıf, iyilik ve kötülük, dostluk, kefaret, ihanet ve aile temalarını konu alır. Hosseini, kitaptaki ana karakterlerden biri olan Amir tasviri ile kendi deneyimlerinden bağımsız olarak, içinde yaşadıkları toplumun tutumlarını özümseyen çocukların gelişigüzel gaddarlığını anlatır. Aynı zamanda eser, Afganistan'da Taliban'ın yükselişinin tarihine de dikkat çeker. Hosseini'nin yazıları açık ve anlaşılır olmakla güçlü olmak arasında büyük bir denge kuruyor. Hikayeyi zekice kurgulamakla kalmıyor, aynı zamanda hikaye anlatma sanatını da keşfediyor. Son olarak; Khaled Hosseini'nin kendi hayatından bir kurgu haline getirdiği bu eser, Afganistan ve Taliban gerçeğini de gözler önüne seriyor. Kitabın final bölümü bana kalırsa en güzel yeriydi. Burada verilen mesajlar her okuyucu tarafından farklı yorumlanmaya açıktır. Ancak kişisel olarak, hem karakterlerin geleceği hem de savaşın parçaladığı Afganistan için küçük bir umut duygusu barındırdığını düşündürmüştü bana. Yazık ki uzun sürmedi.

Kitaba kısa bir giriş

Coğrafyanın ve kültürün kaderinde büyüyen iki uçurtma avcısı çocuk Amir ve Hassan'ın hikayesi... Hassan'ın babası, Amir'in ailesi ve Hazaralar olarak bilinen etnik azınlığın bir parçası olarak çalışan bir adamdır. Amir ve Hassan birlikte büyürler ve çok yakın arkadaştırlar. Birlikte uçurtma uçurmayı çok severler ve kendilerine uçurtma avcıları ismini takarlar. Kabil'de popüler bir eğlence olan uçurtma turnuvaları, çocukların en büyük keyfidir. Yine bir gün, turnuvada uçurtma uçurdukları esnada Hassan'ın uçurtması gözden kaybolur. Uçurtmanın peşinden giden Hassan'ı göremeyen Amir, onu aramaya koyulur. O gün Hassan'ın yaşadıkları ve Amir'in kayıtsızlığı, kardeş gibi büyüyen iki çocuğun yollarının ayrılmasına neden olur. Buna Afganistan'da başlayan savaş da dahil olunca, karakterler ve olay örgüsü bambaşka bir boyuta taşınır. Uçurtma Avcısı, Amir'in yıllar önce Kabilde bir çocukken yaptığı yanlışları düzeltme arayışının öyküsü haline gelir. Eser, 2004 senesinde Güney Afrika Booker ödülüne layık görüldü. 2006 ve 2007'de yılın kitabı seçildi. Hemen ardından 2007'de beyaz perdeye taşındı. Daha sonra birçok ülkede tiyatro sahnesine aktarıldı. 2011'de grafik bir roman formuna da dönüştürüldü. Fakat eser; içerdiği eşcinsellik, saldırgan bir dil kullanımı, müstehcenlik, teröre ilham vericiliği ve İslam'ı yanlış tanıtacağı konularında bazı eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Kimi Afgan-Amerikalı okuyucular ise, Hazara'nın ezilen bir azınlık olarak tasvir edilmesinden rahatsızlık duyduklarını dile getirdiler. Bir Röportajda Hosseini tüm bu eleştirilere ''Asla doğru olmayan şeylerden bahsettiğimi söyleyemezler'' diye karşılık verdi ve tüm eleştirilere son noktayı koydu.

Peki şimdi ne olacak?

Afganistan'da bundan sonra ne olacak? Taliban, diğer azınlık gruplarla birlikte, kapsayıcı İslami bir hükümet kurmak istediklerini dile getiriyor. Eski hükümetteki yetkililer de dahil olmak üzere, üst düzey politikacılarla müzakereler yürütüyorlar. Onlarca yıllık savaşın ardından, normal bir hayata dönüş için güvenli bir ortam sağlayacaklarını söylüyorlar. Ancak birçok Afgan Taliban'a güvenmiyor. Yönetimin şiddetli ve baskıcı olacağından korkuyor. İnsanları endişelendiren şey; ülkeyi, son zamanlarda dedikleri gibi Afganistan İslam Emirliği olarak yeniden adlandırmak istemeleri. Afgan kadınları Taliban'ın devrilmesinden bu yana büyük kazanımlar elde etmişti. Bir çoğu bunları yeniden kaybetme ihtimalinden dolayı ciddi endişe duyuyorlar. Peki Taliban bir kez daha El Kaide'yi barındıracak mı? Herkesin tahmini bu yönde. Dünya siyasetçileri, El Kaide gibi aşırılık yanlısı bir grubun, Afganistan'da yeniden canlanabileceğini söylüyorlar. Yetkilileri de, bu tür grupların bu kaos ortamında beklenenden çok daha hızlı büyüyebilecekleri konusunda uyarıyorlar. İslam din bilginleri, Taliban'ın uygulamaya çalıştığı İslam hukukunun, İslamiyet'le alakalandırılmasına büyük ölçüde karşı çıkıyor. Onların uyguladıkları sistemin İslamiyet'le alakası olmadığını, alakalı görünen kısımlarının da yanlış uygulandığını savunuyorlar. Bundan sonra Taliban nasıl bir politika izler, dünya bu durumun neresinde olur öngörülebilir bir gerçek olmakla birlikte, tarihi bir tekerrüre gitmelerinin insanlık adına büyük kayıplar vereceği kesin. Tanrı, filler tepinirken ezilen tüm çimenleri korusun.
''Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.'' Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum