Sinema & TV

Unorthodox İncelemesi: Kadere Bir Başkaldırı


Onur Ömer Düzgün 24 Temmuz 09:09
“Şöyle bir dizi varmış. Böyle bir film varmış. İzleyelim mi?” önerisi ile geldiği zaman eşim, bilin ki aşırı dram içeren bir yapım öneriyordur. Unorthodox kendinden gelen bir öneriydi. Netice beni şaşırtmadı. Öncelikle şunu söyleyelim. Geçende sosyal medyada bu yapım için distopik tabiri kullanıldığını gördüm. Katılmadığımı yorum olarak altına bildirdim. Çünkü distopik bir yapım değil.

Neden değil?

Distopik eserlerde toplum otoriter, totaliter veya baskıcı bir devlet yönetim biçimine sahiptir. 1984, Fahrenheit 451 ve Damızlık Kızın Öyküsü kitaplarındaki yönetim biçimi tam olarak distopyaya örnektir ama Unorthodox, yakın zamanda  yaşanmış bir hayat hikayesinden esinlenildiği için bu kategoriyle sınıflandırmanın yanlış olduğunu düşündüm.  Çoğu zaman karşımıza çakın erkek egemen toplumun kadınlar ve hayat üzerindeki olumsuz etkisine, bu sefer din baskısı ekleniyor. Kadın sadece ev işlerini yapan, çocuk doğuran ve ne yazık ki eve kapatılan bir durumda lanse ediliyor. Sözüm meclisten dışarı, ne yazık ki hala bu olumsuz şartları yaşamak zorunda kalan nice kadın var. Mini dizi Unorthodox aslında 2012 yılında raflarda yerini almış, Deborah Feldman tarafından yazılan "Unorthodox: Gelenekleri Reddeden Bir Kadının Kendini Bulma Hikayesi" isimli kitaptan diziye uyarlanmış.

Dizi ne anlatıyor?

Yazının kalanında sürpriz bozan olabilir. Diziyi izlemediyseniz dikkat edin. Ne kadar sürpriz bozan vermemeye çalışsam da bu dizinin sonu ile alakalı bunu başaramayabilirim. Aslında izlemeye başlayınca tahmin edebiliyorsunuz. Yine de ben uyarayım. Unorthodox dört bölüm ve birer saatlik zamanlardan oluşuyor ama dizinin kamera arkasının anlatıldığı kısa bir bölümü daha var. Bence onu da mutlaka izleyin.
https://youtu.be/smKFVWK3VtY
Yazar New York’ta bir Hasidik grup içerisinde yaşamaktadır. Hasidik grup, Almanlardan hiç hoşlanmaz; onları şeytan olarak görür. Hatta kendilerini bir şekilde yakın bir gelecekte yok edeceklerine inanır. Radikalleşme o kadar uç noktadadır ki grup, çağdaş kültürü reddeder, kadınları tek tip giydirir, saçlarını kazıtır, en kısa zamanda görücü usulü evlendirir ve eğitim almasını engeller. Kısacası bir kadının hayatı cehenneme çevrilmiştir. Ama böyle durumlarda özgürlük ateşini yakan illa ki birisi çıkar.

Geri dönüşler ile süslenmiş müthiş bir kaçış öyküsü

Unorthodox'da bu ateşi Esther yakıyor. Esther’in hikâyesini farklı iki zaman ve farklı iki mekânda izliyoruz. Geri dönüşler ile geçmiş yaşantısı ve komünden kaçışı sonrası şimdiki yaşamına seyirci oluyoruz. Esther’in kaçma fikrini kafaya koyuşu, yaptığı planlar ve kısmen kurduğu hayaller onun hayata nasıl tutunduğunu bizlere gösteriyor. Tek istediği gönlünce yaşamak olan genç bir kadının özgürlüğe attığı adımlara eşlik ediyoruz. Özgürlüğünü kazandıktan sonra ise yeni dünyasına nasıl tutunduğuna, çektiği zorluklara ve uyum sürecine şahit oluyoruz. Uyum süreci zor geçiyor çünkü o yaşına kadar öğrendiği çoğu şeye ters geliyor. Annesinden ayrı büyüdüğü için annesine olan kızgınlığına, bu yüzden ondan yardım istememesine veya onu yakalamaya gelen kocasından kaçışına yine bu dünyadaki yaşamında şahit oluyoruz. Esther karakterini dizide Shira Haas canlandırmış. Şahsen oyunculuğu ile devleşmiş. İzleyenlerin çoğu daha sonra arama motoruna “Shira Haas’ın boyu kaç?” diye aratmış. Bakalım siz aratacak mısınız? Yazının başlarında söylediğim gibi dizinin, kamera arkası bölümü var. Orayı izlediğiniz zaman dekora, giysilere ve aksesuarlara ne kadar emek harcanmış göreceksiniz. Dizinin konusu ilginizi çektiyse televizyon karşısında yerinizi alın. Diziyi izlerseniz yorumunuzu bekliyorum. Benim son bir sözüm var: "Esther ermiş muradına darısı June Osborne’nin başına." Dizinin karavan puanı,
????
https://youtu.be/iWqgo1Lh9QU
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum