Aktüel Sağlık

Uyku Problemleri ve Çözümleri


Sezer Aygün 6 Temmuz 10:29

Önceki yazıda uykudan bahsetmiştik. Bu yazıda da uykusuzluk diyelim mi? Kimler uykusuzluktan muzdarip? Amerika’da yapılan bir araştırmada yetişkinlerin %15-40’ı uyku problemlerinden şikayetçi. Bu yüzdelik dilimin sayısal karşılığı 80 milyon kişi. Tabii ki bu konudan sadece yetişkinler etkilenmiyor. 5 yaşın altındaki çocukların da %25’i uyku bozukluğu yaşıyor. Buna karşılık ülkemizde de son yıllarda dünya çapında yaşanan salgının yanında halihazırda yaşanan ekonomik kaygılar da etkileyeci biçimde bu sorunu artırmış gözüküyor.

Yeme-içme kadar temel bir gereksinim olan uykunun uykusuzluğa evrilmesi fabrika sorunu değilse çok büyük ihtimalle stres kaynaklı. Fabrika hatalarından kastettiğim vitamin, mineral veya hormonal eksilmeler yoksa uykusuzluk büyük ihtimalle psikolojik sebeplere dayanıyor. Yani stres, endişe, kayıp ve yas, iş veya ilişki problemleri uykusuzluğa sebep olacak psikolojik türden başlıklar.  Bunların yanında uyku apnesi, narkolepsi, gece terörü ve kabus görmek de diğer bozukluklar.

Uyku apnesi

Uyku apnesi uyku sırasında nefes almayı durdurmak anlamına geliyor. Gece boyunca bu durma hali bazen 10 saniyeye kadar çıkıyor. Ek olarak literatürde maksimum 200-400 tekrarlama şeklinde de kayıtlar var. Kişi uykuda nefes almayı bıraktığı için sürekli uyanır ve uykuya geri döner. Bu da olması gereken REMve Non-REM döngüsünü bozar. Dolayısıyla gün boyu yorgunluk hissedilir. Horlamak, fazla kilolu olmak, alkol kullanmak, uyku apnesini artıran sebeplerden. Bademciklerin alınması, sürekli hava üfleyen profesyonel bir maskenin kullanılması etkili tedavi yöntemlerinden. Bunların yanında pijamanın arkasına tenis topu dikmek gibi delimserek bir çözümü de kullanabilirsiniz. Sırt üstü yatamayacağınız için mekanik çözümün ta kendisi olma ihtimali yüksek. Şaka değil; inanın.  

Narkolepsi

Genelde ağır duygusal değişimlerin tetiklediği gün içinde kısa süreli REM uykusu süreci. Bunun yanında kas kontrol kaybının eşlik ettiği uyku da diyebiliriz. Yaşayanların tarifiyle hangi durumda olduğuna bakmaksızın karşı konulamayan nöbetler... Bu kimi zaman bir sohbetin ortasında kimi zaman araba kullanırken geliyor. Bilim insanları narkolepsi hastalarının hipokretin adında bazı nöronların olmadığını keşfetmiş. Yakın zamanda bu eksikliğin tamamlanabileceği bir tedavinin hazırlık aşamasının üzerinde çalışmalar devam ediyor.

Gece terörü

Gece uyanan ve bağırmaya başlayan bir çocuğunuz varsa gece terörü yaşıyor olma ihtimaliniz yüksek. 4-12 yaş aralığındaki çocuklarda görülür ve ergenlikte de kaybolur.  Uykunun delta evresinde yaşanan bu durum aniden uyanıp kalp atışlarının hızlanması ile kontrol edilemez bir hal alır. Dolayısıyla çocuğun sakinleştirilmesi zordur. Sabah kalktığında ise hiçbir şeyi  hatırlamaz. Böylesi bir durumda sakin bir şekilde çocuk uyuyana kadar onu sakinleştirmeye çalışmak gerekir.

Uykuda kabus görmek

3-6 yaştan başlayıp üniversite yıllarına kadar uzayabilen bu süreçte bunu yaşayanlar ayda en az bir defa uykularında kabus gördüklerini belirtmişler. Uykuda iken kısaca tehlikede olduğunu hissettiren görüntüler uyanınca etkisini kaybeder. Fakat, tekrar dalmayı zorlaştırabilir. Kaygıyı azaltan teknikleri kullanmak yardımcı olacaktır.

Yapılan bir çalışmanın sonucuna göre, sadece gevşeme egzersizlerinin yapılması bile yatağa yattıktan sonraki uyanık kalma süresini belirgin bir şekilde azaltıyor.

Düzenli bir uyku için öneriler

Uykusuzluk problemleri için ilaçlar kısa dönemde etkili olabiliyor. Bunun yanında bilişsel davranışçı terapi de ilaç kadar etkili. Ek olarak, kişisel olarak da alacağımız tedbirler süreci kısaltmada bize yardımcı olacaktır.

  • Sadece uykunuz geldiğinde yatın.
  • Yattığınız odayı tam karanlık hale getirin
  • Televizyon ve telefon zaten olmamalı fakat uzmanlar kitap okumanın da uyku düzenine çok bir katkısı olmadığını düşünüyor.
  • Yatağa yattığınız halde uykunuz gelmiyorsa uyumak için çabalamayın. Odayı değiştirip kendinizi meşgul edin. Güzel bir manzara seyretmek veya gevşeme hareketi yapmak seçeneklerden birkaçı.
  • Her gün aynı saatte kalkın.
  • Gün içinde hiçbir şekilde uyumayın.
  • Son olarak bu programı düzenli biçimde en az bir kaç hafta devam ettirin.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum