Kitap & Edebiyat

Veronika Neden Ölmek İstiyor?


Yaşam ve ölüm, insanın kalıcılık anlayışının ötesinde iki derin kavramdır. Hayatlarımızı, hayatın gerçekte ne olduğunu idrak etmeye çalışarak geçiririz. Öte yandan ölümden içten içe korkarız. Özetle, ikisinden de tamamen habersiziz. Pek çoğumuz yaşamla ilgili şeyler okumuşuzdur. Ancak ölüm konularına ne sıklıkta dalıyoruz? O halde Paulo Coelho'nun ölüm felsefesi hakkında neler sunduğunu, kurgusal bir olay örgüsü üzerinden inceleyelim. Veronika neden ölmek istiyor?

Paulo Coelho Brezilyalı tanınmış bir yazardır. Kaleme aldığı Veronika Ölmek İstiyor romanı, insan yaşamının psikolojik terimlerini farklı açılardan ele alır. Gerçekten de yazar bu romanda, “hayat yaşamaya değer mi?” sorusuna cevap veriyor. Cevap ise; evet, hayat yaşamaya değer. Ancak bazı doğru çıkarımlara ihtiyacı var. Aslında Paulo Coelho, Veronika karakteri üzerinden hayata dair bir takım yorumlar yapıyor. En çok satan eserlerden biri olan Simyacı'nın yazarı, yaşam ve ölüm, akıl sağlığı ve delilik, mutluluk ve umutsuzluk arasındaki sınırda sürünen intihara meyilli Veronika'nın, bu asık suratlı ama nihayetinde canlandırıcı hikayesini incelikle işliyor.

''Hayatın kendisi bir alıntıdır.''

 Jorge Luis Borges
Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor

Veronika kim?

Roman, yaşamla ilgili aynı soruyu ele alan farklı karakterler içeriyor. Aslında Veronika, hayatı yaşanmaya değer kılma rolünü üstlenen en önemli kişidir. Yirmi dört yaşındaki Veronika, Slovenya'nın Ljubljana kentinde bir kütüphanede çalışıyor. Manastırda kiraladığı bir odada yaşamını devam ettiriyor. Veronika, sosyal çevresi geniş olan olan çekici bir kadındır. Ancak güçsüzlük ve ilgisizlik duyguları, onu aşırı dozda uyku hapında "özgürlük" bulmaya teşvik eder. Hayata dair içinden çıkamadığı düşünceleri yüzünden intihar etmeye karar verir. Aslında yaşadığından habersizdir... Yazar, karakteri Veronika'nın diğer karakterlerle değil, hayatın kendisiyle tanıştığı, Villette'deki yaşamını inceleyerek farklı bir bakış açısı getiriyor.

Eserde, yirmi dört yaşındaki Veronika, bir kadının isteyebileceği her şeye sahiptir. Gençlik, güzellik, çekici erkek arkadaşlar, tatmin edici bir iş ve inanılmaz derecede sevgi dolu bir aile... Ancak hayatında hep bir eksiklik hisseder. Hatta boşluğu o kadar derinden hisseder ki, hiçbir şey onu doldurmaya yetmez. Böylece, 11 Kasım 1997'nin güzel bir sabahında, Veronika ölmeye karar verir. Bir daha uyanmamak üzere, bir avuç dolusu uyku hapı alır fakat amacına ulaşamaz. Yakınlardaki yerel bir akıl hastanesi olan Villete'de şok edici bir şekilde uyanır. Hastane personeli, aslında başladığı şeyi başarmaya ramak kaldığını söyler. Aşırı doz Veronika'yı öldürmez ama bu ilaç onun kalbine çok ciddi şekilde zarar verir. Üstelik şimdi, sadece birkaç günü kaldığı gerçeğiyle yaşamak zorundadır.

"Kendi kendisiyle gurur duyma zamanıydı, şimdi yaptığı şeyi yapabildiği, en sonunda cesaretini toplayıp bu yaşama veda edebildiği için."

Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor
Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor

Yazarın rolü

Bu noktada Coelho romanda rol alır; Veronika'nın hikayesini keşfettiği kendi koşullarını anlatır. Sonra onun olağandışı davranışını anlayamayan ebeveynleri tarafından, Brezilya'daki bir sanatoryumda hapsedilen kendi gençlik yıllarınından söz eder. Coelho geçişleri ayarlamak için iç monologlara güvenir. Veronika, panik atak geçiren beyaz saçlı Mari ve bir büyükelçinin şizofreni teşhisi konan oğlu Eduard'la arkadaşlık kurar ve deliliğin tanımını sorgulamaya başlar. Veronika'nın yaşamı ve sevme isteğini yeniden kazanmasına izin veren şey, onu gerçekliğe döndürmeye çalışan Dr. Igor'dan aldığı varsayılan ölüm cezasıdır.

Tüm hikaye, kendini keşfetme çabasındaki Veronika'nın etrafında döner. Hastanede diğer hastalarla birlikte yaşayan ve onların yaşam yansımalarını öğrenen Veronika, son anlarında, daha önce nefret, korku, merak, aşk ve cinsel uyanış gibi duyguları hissetmesine asla izin vermediğini fark eder. Varlığının her bir zerresinin yaşam ve ölüm arasında bir seçim olduğunun ayırdına varır. Kitap, yaşam ve ölüm öncesi boyunca bilişsel analizin çeşitliliği ile doludur. Gelin hep birlikte eserin psikolojik analizine bir bakalım...

"Veronika her şeyden nefret ediyordu ya, en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden, içinde barındırdığı yüzlerce Veronika’yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kim bilir ne ilginç, ne meraklı, ne cesur, ne küstah, ne deli kızlar duruyordu."

Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor
Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor

Psikolojik depresyon unsuru

Psikolojik depresyon, temel olarak ilgi kaybı, yorgunluk, depresif ruh hali gibi belirtileri içerir. Bu durum sırasında, hastanın iş ve sosyal hayatını eskisi gibi normal hızda sürdürmesi zorlaşır. Kitabın kahramanı Veronika, bahsedilen aynı semptomlardan muzdariptir. Hayatını oldukça eksik ve sıkıcı buluyor. Üstelik ailesi ve arkadaşlarıyla sevgiyi ya da şefkati paylaşmıyor. Veronika, karmaşık bir kişilik olarak yazılmıştır. Belirli bir konu hakkında tek bir düşünce grubuna sahip olmama özelliği gösterir. Bu nedenle zihni her yöne çalışır ve karar vermesini engeller. Coelho, psikolojik depresyon unsurunu sergilemek için Veronika'nın duygularını, küçük kararlar alırken bile ne kadar mücadele ettiğini vurguluyor. Karakterin umutsuzluk, endişe ve karamsarlık duygusu yaşadığı anlatılıyor.

Feminizm unsuru

Edebiyatta kadın karakterler tarih boyunca yazılıp, ideal cinsiyet olarak belirtilmiştir. Her zaman daha pasif, otantik, kabullenici ve şefkatli bir karakter olarak yansıtılmıştır. Ancak Coelho'nun kitabında tam tersi olarak tasvir ediliyor. Coelho'nun kadın tasviri oldukça alışılmışın dışındadır. Hikaye, Veronica'nın etrafında dönüyor. Ama aynı zamanda Coelho, ortak acı yoluyla birbirine bağlanmanın feminist yönüne de ışık tutuyor.

Kendini gerçekleştirme unsuru

Diğer tüm temalar arasında, kendini gerçekleştirme teması en iyi şekilde en sonunda analiz edilir. Veronika Ölmek İstiyor, Coelho'nun okuyucuları psikolojik ve zihinsel aydınlanma konusunda yönlendirmek için yaptığı ilginç bir girişimdir. Hikayenin kahramanı, hayatta olmanın ne anlama geldiğinin bir sembolü olarak, bir depresyon hastasından geliştirilen karakter olarak yazılmıştır. Yazar, bu fikirleri açıkça temsil etmese de, karakterlerinin hayat yolculuğu boyunca ortaya çıkarmaktadır. Akıl hastanesi gibi bir atmosferde bile daha iyimser ve bilinçli bir insan yaratmak için kendini gerçekleştirme yönünü ortaya çıkarmada bile başarılıdır.

Veronika hastanede kaldığı süre boyunca, başarı için çabalama ihtiyacını da keşfeder. Piyano çalmaya duyduğu ilgiyle hayatını yeniden canlandırmaya başlar. Bu, annesi tarafından reddedildikten sonra en büyük hayalidir. Piyano çalma kısmı, Coelho tarafından, Veronika'nın içinde bulunan güvenin kendini gerçekleştirmesinin bir gelişimi olarak temsil edilmiştir. Sonunda Veronika, arzusuna hitap edebildi. Hatta insanların ona karşı yargılarından bile korkmadan, birkaç gün boyunca onunla birlikte çalışabildi.

"Keşke herkes kendi içsel deliliğini bilse ve onunla birlikte yaşamayı öğrense. Dünya daha kötü bir yer mi olurdu? Hayır, insanlar daha yürekli, daha mutlu olurlardı."

Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor
Paulo Coelho - Veronika Ölmek İstiyor

Son söz

Coelho, kendine özgü dini ve felsefi imaların karışımını kullanarak, asıl sorusuna odaklanıyor: Hayat adil değilken ve kader kayıtsızken, insanlar neden yaşamaya devam ediyor? Eser, Veronika'nın kasvetli iç manzarasını Slovenya'nın güzel hatlarıyla karşılaştırır ve yavaş yavaş hayatın her gününün bir mucize olduğu mesajıyla iyimser bir sonla biter.

Doğan herkes bir gün ölmek zorundadır. Doğum hiçbir zaman bizim elimizde olmadı ve aynı şekilde ölüm de bizim kontrolümüzde değil. Kontrol edebileceğimiz şey, bu iki aşama arasındaki zamandır. Dolu dolu yaşa, tüm arzularına hitap et, asla yargılanmaktan korkma, açılmaktan geri durma ve en azından hayatını sevmeyi dene. İnan bana sen farkına varmadan bitecek!

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum