Bilim & Teknoloji

Y Kuşağının Hayatına Dokunan Girişimci Dehalar - 2


Uğur İşçeviren 17 Mayıs 10:51
Bir önceki yazımda başladığım "girişimci dehalar" konusunun ikinci kısmıyla devam ediyoruz. Başlangıç kısmını o yazıda yaptığımız için bugün konuya direkt sıradaki "girişimci deha" ile devam edelim. Sadece şunu eklemek istiyorum. Aldığım geri dönüşlere göre "farklı isimlerin de bu listede yer alması gerektiğini" düşünenler olmuş. Özellikle belirtmek isterim ki bu isimleri seçerken sektörde "ilk ve öncü olma" durumlarını göz önünde bulundurdum. Bu yüzden Jack Dorsey (Twitter), Jack Ma (AliExpress), Mike Krieger (Instagram), Jan Koum (Whatsapp), Lei Jun (Xiaomi) gibi isimler her ne kadar önemli girişimciler olsalar da bu yazılarda mevzu bahis olmadılar. Artık kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Online ticaretin babası Jeff Bezos

Bu isim birçoğunuz için diğerleri kadar bilindik değil. Hatta tam olarak bir şeyin mucidi de değil. Bir nevi kaşif... "Online ticaret" sektörünü keşfeden ve insanların da keşfetmesini sağlayan bir ticari deha. Aslında kuruluşu diğerlerinden önce olsa da "hayatımıza dokunma" zamanı 2000'li yılları bulan Amazon'dan bahsedelim. "Cadabra" demeliydik aslında. Çünkü Bezos'un kurduğu şirketin ilk adı bu. Plak, kitap, CD gibi hobisel ürünler satarak başlıyor işe. Sonra ürün yelpazesi gelişince "A'dan Z'ye ne varsa" der gibi Amazon olarak değişiyor şirketin adını. Biraz da alfabetik öncelik sağlamak istiyor. Başlıyor ne var ne yok satmaya. Henüz patlama bile yapmamışken fikir öyle büyülüyor ki 1999'da "Time Yılın Kişisi" seçiliyor. Milenyumla beraber online ticaret artık alternatif olmaktan çıkıp majör bir sektöre dönüşüyor. Bezos Amazon'u öyle kullanıcı dostu hazırlıyor ki hala günümüzün birçok alışveriş sitesinde bu arayüz ve anlayış hakim.
jeff bezos
Geçtiğimiz yıl Türkiye'ye de ofis açan Bezos, yıllarca "dünyanın en zengini" olan Gates'ten bu ünvanı üç yıl evvel aldı. Şimdilerde Musk ile kıyasıya bir rekabet içinde. Dehası ile parasına para katarken Türk erkeklerinin de ahını almış olabilir. Zira "Muhteşem Cuma", "Harika Kasım", "Daha da Muhteşem Aralık" gibi özellikle kadınlara yönelik reklam kampanyalarının da ilham babasıdır kendisi. O yüzden insanlığa ne kadar faydasının olduğu bilinmese de erkeklere büyük zararı dokunduğu kesin. Bu yazıdan sonra "Amazonlar da kaybolasıca" diyen erkekler olabilir.

Uzay yolcusu, kriptocu, elektrikli araç üreticisi Elon Musk

Şimdiye kadar anlattığım tüm isimler bir marka ile özdeşleşmiş ve insanlığın gidişatını bu markalar ile değiştirmiş dehalar. Elon Musk ise biraz farklı. Onun "girişimci dehasını" bir markaya iliştirmek zor. 2000'li yılların başında hayatımıza soktuğu "PayPal" çok önemli bir girişim olsa da yukarıda bahsettiğim hikayelerin yanında sönük kalır. Bu yüzden esas hikayesini üçe bölebiliriz: Birincisi uzay araştırmaları yaptığı ve uzaya adeta "asansör roketler" yolladığı SpaceX. İkincisi yakın zamanda dönüşümün tamamlanacağı "elektrikli otomobil" üreticisi Tesla. Üçüncüsü de geçtiğimiz günlerde sunumunu yaptığı "beyin içine gömülen çip" teknolojisi NeuraLink. Dikkat ettiyseniz Musk'ın girişimleri henüz tam meyvesini vermiş ve insanlığa tam anlamıyla hizmet etmeye başlamış değil. Daha ziyade "gelecek vaadediyor" Musk bize. Diğerlerinden daha magazinel davranmayı seviyor. Hatta bunu bilinçli bir tercih olarak görüyorum. Zira son yıllarda "kripto varlıklar" üzerindeki etkisi de son derece sansasyonel. Kimileri için son derece sempatik iken kimileri için antipatik bir adam.
SpaceX'in gerekliliğini şöyle anlatıyor Musk: "Bir asteroid veya büyük bir volkan bizi yok edebilir, ayrıca dinozorların hiç görmediği risklerle karşı karşıyayız. Mühendislik ürünü bir virüs, yanlışlıkla oluşturulmuş bir mikro karadelik, küresel ısınma ya da sonumuzu getirecek henüz bulunmamış bir teknoloji. İnsan ırkı milyonlarca yıldır evrimleşmekte, fakat son 60 yılda atomik silahlar kendimizi tüketmek için bir potansiyel oluşturdu. Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız ya da soyumuz tükenecek.” Böyle mi ikna etti Amerikan hükümetini bilemiyorum ama yüz milyonlarca dolar yatırım aldı bu uzay odaklı hayallerini gerçekleştirmek için. Söylediğine göre de hayatımızı değiştirecek.
Tesla'da durum biraz daha elle tutulur. Hala lüks tüketim ürünü olsa da Tesla'nın otomobilleri yollara çıkmış vaziyette. Nitekim geleceğin otomotiv teknolojisinin elektrik üzerine kurulacağını düşünürsek rahatlıkla Tesla'yı öncü firma sayabiliriz. Bu anlamda insanlığa en büyük katkıyı şimdilik buradan yapıyor Musk. İleride durumlar muhtemelen değişecektir. Zira benim esas ilgimi çeken NeuraLink teknolojisi. İnsan beynine yerleştirilecek bir çip ile özellikle sinirsel hastalıklara çözüm üreteceği iddiasını taşıyor Musk. Bekleyip göreceğiz. Eğer dediği kadar başarılı olursa şimdiye kadar saydığımız tüm isimlerden fazla dokunacaktır insanlığa.

"Farklı düşünen" Jobs ve Apple

steve jobs
Steve Jobs
Sıra geldi yıllarca şahsımın ve birçok insanın, dehasını büyük hayranlıkla takip ettiği Steve Jobs'a. "Hayatımıza dokunma" kronolojisindeki yeri, Gates ile eş zamanlı başlayıp Musk'ın yükselişine kadar süren uzun bir dönemi kapsadığı için sona sakladım. Tabi biraz da kayırmış olabilirim. Aslında kayırmaya da gerek yok. Çünkü o zaten her zaman farklıydı. Bu yüzden 1976'da kurduğu Apple için de bu sloganı belirledi: "Farklı düşün!" Steve Wozniak ile birlikte ürettiği Apple bilgisayarları Jobs'un ilk girişim ürünleriydi. Bu ürünler öyle başarılıydı ki 1980 yılına geldiklerinde IBM ile rekabet eden bir firma oldular. Sonrasında Jobs, Xerox (hani şu mazide kalan yazıcı markası) ofislerinde keşfettiği "fare"yi kendi sistemlerine entegre ettiyse de başarılı bir dönem geçiremedi. Hatta Gates ve Microsoft ile uzun süren hırsızlık davaları, firmanın ürünlerinden daha çok ilgi çekti. Ama en ilgi çekici olanı bu tartışmalar değil meşhur "1984" reklamı idi. Birçoğuna göre bu efsanevi reklam Apple için dönüm noktasıdır. Orwell'ın 1984 eserine müthiş bir gönderme yapan reklam SuperBowl maçının üçüncü çeyreğinde yayınlanarak Apple'ın kaderini değiştirdi. Hala birçokları için "gelmiş geçmiş en iyi reklam"dır. Sonrasında gelen ürünler beklenen başarıyı göstermese de Apple artık dünyanın en bilinen markalarından biriydi. Artık Jobs hayalini kurduğu şeyi başarmıştı ancak bu yetmedi. 1985 yılında kendi kurduğu şirketten kovuldu. Hem de şirkete kendi aldığı Sculley tarafından...

Efsanenin dönüşü

Neyse ki bu ayrılık uzun sürmedi. Jobs 1997'de tekrar Apple CEO'su oldu. İşte bu geri dönüş hem insanlık hem de Apple için "efsanenin dönüşü" oldu adeta. Kendi yaratığı Apple'ı bir daha yarattı adeta. Ardı sıra gelen iMac, iPod, iPad ve iPhone... Kısa zamanda dijital müzik, kişisel bilgisayar ve akıllı telefon sektörlerinin öncüsü oldu. Hala hayatımıza dokunuyor Jobs. Onun bize bıraktıkları ile şekilleniyor hayatımız ve hala Jobs'un bize bıraktığı teknolojileri tüketiyor birçok firma. Bu yüzden onun dehasını açıklamak için sadece girişimcilik yeterli olmaz. O insanlığın ihtiyaçlarını karşılarken bunu diğerlerinden farklı bir kaygıyla yapıyordu. Tasarım kaygısı!.. Zaten Apple'ı diğer firmalardan ayıran şey de yıllarca tasarım oldu. Tasarım demişken, günümüzün en çok izlenen ve ilk üç boyutlu animasyonlarını bize sunan Pixar'ın da bir Jobs alamet-i farikası olduğunu biliyor muydunuz? Herkese ilham olmaları zor ama bütün bu "girişimci dehalar" aslında bize bir fikir veriyor. Hayatınızı kurgulanmış bir film veya kurulmuş bir saat gibi yaşamayın. Elbette kaderinizin önüne geçemezsiniz ama unutmayın: "Kader gayrete aşıktır." Jobs da aynını diyor zaten. "Başarılı girişimcileri başarısız olanlardan ayıran özelliklerinin 'azim' olduğuna ikna oldum." Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum