Bilim & Teknoloji

Yansın Telefonlar: Mobil Oyunlar Gerçekten Çöp Mü?


Uğur İşçeviren 14 Eylül 13:52
Her zaman söylediğim bir söz vardır: Oyun oynamak ciddi bir iştir. Bunu söyleme sebebim şu ki gerçekten iyi oyunlar, gerçekten büyük emekler harcanarak yapılmıştır ve gerçekten büyük emek sarf etmek gerekir bitirmek için. Bu yüzden oyun dünyasındaki değişimler de önemlidir. Zira 2020 itibari ile yaklaşık 180 milyar $'lık bir endüstriden bahsediyorum. Bu endüstrideki ufacık değişimlerin dünya ekonomisinde yarattığı etki, ufacık olmuyor. İşte günümüzde, bu ufacık olmayan değişimlerden birisi de platform. Yakın zamana kadar oyuncuların arasındaki bitmeyen kavga şu idi: "PC mi konsol mu?" Ancak artık bir kavram daha var ki o da mobil oyunculuk. Gerçi iki grubun da hemfikir olduğu bir durum söz konusu. Mobil oyunlar çöptür! Şöyle belirtmek gerek: Harika oynanışı olan ya da ortalama üstü mobil oyunlar var. Ancak birçok mobil oyun, birkaç şeyi dürtmek ve sonra tekrar dürtmek için birkaç saat beklemekten ibarettir. Gelişmek için butona bas ve iyice gelişince tekrar butona bas! Bu, bir oyun modeli değil. Sanırım oyuncuların tam olarak itiraz ettiği şey de bu.

Mobil oyunculuk her gün yükseliyor

Peki bu durum hala geçerliliğini koruyor mu? Mobil oyunlar gerçekten kalitesiz ve oynanmaya değmez mi? Asla PC/konsol seviyesine çıkamayacaklar mı? Mobil oyunculuk para tuzağı mı? Soruları cevaplamadan önce bu piyasanı hacmine bakmak gerek. Özellikle son günlerdeki Epic-Apple kavgasından anlayacağınız üzere, bu "küçük" oyunlardan dönen para çok büyük. Tahminen 75 milyar $ olan mobil oyun piyasasındaki en güçlü firmalar, elbette Zynga, Tencent ve Niantic. Hatta bu firmalar EA, Microsoft, Ubisoft, Activision gibi "gerçek" oyun yapımcısı firmalar ile başa baş güreşiyor. Aslında mobil oyunları hayatımıza ilk sokan "kızgın kuşların" yaratıcısı Rovio, piyasanın en eskilerinden ama rekabet öyle büyüdü ki listede geriye düştü. Zira telefonlarımız artık bir oyun cihazı ve bu cihazlarda en çok yaptığımız şey de oynamak. Bağımlılık derecesinde!.. Bu bağımlılığı başka bir yazıya saklayıp devam edelim.

Mobil oyunlar çok basit!

2018 yılı ile birlikte hızla yükselen mobil oyun sektöründe PUBG ve Fortnite gibi iki büyük isim var. Ancak birçok oyuncu, mobil oyunlara ve PUBG'ye hala yan gözle bakıyor. Bunu yaparken ortaya koydukları argümanlardan ilki şu: Mobil oyunlar çok basit! Evet, bundan 3-4 yıl önce öyleydi. Ancak artık mobilden Call of Duty ya da GTA oynanıyor. Google Stadia ya da XBox aracılığı ile uzaktan oynanan oyunlar da cabası. Yani artık sadece, domuzlara kızgın kuş fırlatmıyoruz. Pekala kaliteli FPS ya da RPG oyunları mevcut. Diğer yandan dünyanın en çok oynanan oyunu olan Tetris'in aynı zamanda en basit oyun olması ilginç değil mi? Değil! Çünkü oyun oynamanın temel amacı, zevk almaktır. Yoksa kimse şeker patlattığımız Candy Crush'ta, iki renkli topu çarpıştırdığımızda aldığımız zevki açıklayamaz.
Diğer eleştiri, mobil oyun piyasasında aşırı derecede fazla gereksiz ve kötü oyun olduğu. İşte bu tam olarak haklı bir eleştiri. Özellikle konsol olmak üzere ve PC sektöründe de bağımsız oyunların pastadaki yeri kısıtlı. Bu durumda, tabii ki tarihsel etki de var. Zira bu büyük firmalar piyasayı çok önce kilitledirler; yeni oyuncuya yer yok. O piyasayı esir alan EA, Ubisoft, Rockstar, Microsoft, Bethesda, Naughty Dog, vs. gibi firmalar nadiren çok kötü oyun çıkartıyorlar. Ancak mobilde durum farklı. Oyun marketlerinde bağımsız bile denemeyecek kadar deneysel, bitmemiş ya da olmamış oyun mevcut. Dolayısıyla mobile olan bakışı, zayıflatan bir unsur bu. Üstüne üstlük mobildeki 100 oyunun 90'ı aslında birbirinin aynı. Farklı temalar, makyajlar ve paletler kullanılarak sunuluyorlar. Çeşitlilik yok. Çoğu "aynısının" laciverti!..

Parayı veren düdüğü çalar!

İşin bir de mikro ödeme kısmı var ki oyun dünyasının baş belası. Kazan-kazan modeli... Yani "parasını öde, daha hızlı geliş!" Aslında bu sorun tam olarak platformla alakalı değil. Zira konsol/PC platformlarında da artık birçok firma mikro ödemeye geçti ya da DLC'ler ile oyunculardan para alıyorlar. Oyuncuların şikayet etiği bu durum, mobilde ise alışkanlığa dönmüş. Özellikle "para yoksa ilerleme yok" zorlamasını sunan oyunlar, gerçek oyun deneyimi sunmaktan çok uzak. Ayrıca bu parayı verenler de sıklıkla çocuklar oluyor ki bu da havuzdaki oyuncu-yaş dengesini bozuyor. Ancak belirttiğim gibi bu bir platform sorunu olmaktan çok sistemsel bir sorun ve artması da muhtemel. Çünkü konsol/PC oyunlarında da emek ve çabaya dayalı sistemin yerini "parasını öde DLC'leri"nin aldığını görüyoruz.
Aslında -özellikle- old-school oyuncuların kabul etmekte zorlandığı mobil oyunların bağımsız gelişimi, bugün Minecraft'ın yolunu açtığı için bile teşekküre değer. Ancak profesyonel oyuncular ile üst düzey videolarda anlattıkları gerçek dışı reklamlardan vazgeçip bizi aptal yerine koymayı bırakmaları gerek. Belki de yakın zamanda bu piyasaya girecek olan Netflix, bu döngüyü değiştirir. Zira kendileri de bundan şikayetçi. Umalım ki öyle olsun. Buna örnek reklamları/oyunları kolajlayan bir videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Neyden bahsettiğimi özellikle videonun başında ve sonunda göreceksiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=5yt8iwphItQ
Peki sizce mobil oyun dünyasının geleceği nedir?
Bu yazıyı kargala!
0 Yorum