Gezi & Seyahat Kitap & Edebiyat

YASAK OLMAYAN HAZLAR VE ADAM PHILLIPS


İtaatsizliğin yasak hazzı mı; yoksa itaatin yasak olmayan hazzı mı daha güzel? Havva, yasak olmasa elmayı bu kadar arzular mıydı mesela? Ya da o elmayı yemeyip, itaat etmenin verdiği iç huzurla ne kadar mutlu olurdu? Aynı heyecanı duyar mıydı? Adem’le Havva’nın hikayesini dinlerken bile, yasak elmayı yiyecekleri gerçeği bizi heyecanlandırmıyor mu? Havva elmayı yediğinde, cennetten vazgeçmek zorunda olduğunu bilseydi, yine de yer miydi? Her tercih bir vazgeçiş miydi? Kendimize bir konuda izin veriyorsak, başka bir konuda yasak koymuş mu oluyorduk? Bu ve buna benzer pek çok soruyu sorduğumuz, hiçbirine de net bir cevap bulamadığımız kitabımız Yasak Olmayan Hazlar ve yazarımız Adam Phillips ile bu hafta Sapanca’da zihin açıyoruz. Bu zihinsel yolculuğa katılmak istemez misiniz?

Kendimize dair bütün ideallerimiz -bütün amaçlarımız, hırslarımız ve inançlarımız- doğası gereği sınırlayıcıdır. Amaçları da budur zaten.

Her kitap her yerde okunmaz bence. Bunu sıklıkla dile getiriyorum. O yüzden okumak için gezmeyi çok seviyorum. Ruh halime göre kitaplar, seçtiğim kitaba göre de mekan tercihi yapıyorum. Emin olun, çok daha verimli oluyor bu okuma seanslarım. Daha dolu, daha doyurucu... Yanıldığım zamanlar tabi ki oluyor ama deneyimlemenin tadı da bambaşka değil mi?

Yasak Olmayan Hazlar

Kurgu seviyorsanız, Yasak Olmayan Hazlar size keyif vermez. Adam Phillips, Oscar Wilde sözleriyle başladığı kitabında biraz Freud, biraz Nietzsche, biraz William Shakespeare derken psikanaliz ağırlıklı felsefi bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Bana kalırsa çok da güzel yapıyor bu işi. Sapanca sonbaharı için mükemmel bir tercih mi bu kitap, yoksa Yasak Olmayan Hazlar için doğru adres mi Sapanca bilmiyorum. Ama çok iyi bir ikili olduklarının garantisini veriyorum size. Sağlığınıza efendim…

Bir şeyi yasaklamak onu unutulmaz hale getirir.

Hazza dair deneyimlerimiz ve fikirlerimiz kontrolle ilişkilendirildiğinden bulanıklaşmıştır.

Estetik mi etik mi?

Wilde bize sorar: Yasak hazlar konusu bizi neden bu kadar etkilemektedir? Bunu neden bu kadar ciddiye alırız? Neden ahlak karşısında sinmeyi, haz karşısında kıvranmayı ve feragatlerimizin sonuçlarına seve seve katlanmayı isteyebiliriz? Neden estetiği, etiğe tercih etmeyiz? Oysa estetik, etik kurallarının çok üstündedir. Ahlaki kurallar bize, hazlarımız hariç her şeyi anımsamamız gerektiğini öğretir. Bu nedenle estetik ve sanatın, ahlaka aykırı olduğunu söyler Wilde. Dolayısıyla gerçek hazlarımızı geri aldığımız yer de sanattır. Wilde’ın kahramanları sanatseverdir. Yasaklanmış olanı daha az ürkütücü görürsek, hayatlarımızın nasıl olacağını hayal etmemizi ister bizden. Yasak haz fikrini, bizi düşünmekten alıkoyan bir engel gibi değil de, birlikte düşünebileceğimiz bir araç gibi kullanırsak ne olur? 

Adam Philips, sınırsızca istekte bulunan id, onu kontrol altında tutmaya çalışan ve sınırlar koyan süper-ego ve ortaya koyduğumuz benliğimiz olan ego kavramlarını literatüre kazandıran Freud’dan da uzun uzun bahseder. Freud’a göre de eğlence kilit roldedir. Genellikle yasak olan belli haz türleri geri kazanılmalıdır. Ve unutmak, yeni kazanımlar için ihtiyacımız olan en değerli eylemdir.

Bir niyeti unuttuğunuzda daima bir ikincisini bulursunuz. Freud unutmanın daima ilerleyen bir yol olduğunu söylerdi. Ancak bir ismi unutarak bir başkasını bulabilirsiniz.

SAPANCA

Sapanca Kalamış Restoran

Sapanca Kalamış Restoran, ihtiyacınız olan unutma seansı için biçilmiş bir kaftan. Göle doğru uzanan restoranı, göle bakan cephesi, tamamen cam olan bungalovu, gölün içinde hissettiren balkonu ile baştan sona yasak olmayan bir haz…Baba-kız tarafından işletilen mekanda, yiyebileceğiniz her şey çok lezzetli. Mekan sahipleri ve çalışanları hep güler yüzlü. Seviyorsanız eğer, sessizliği sonuna kadar yaşayabilirsiniz. İstediğiniz kadar okuyabilir, istediğiniz kadar yazabilirsiniz. Ben tadını sonuna kadar çıkardım, ilk fırsatta siz de yapın. Metis Yayınları’ndan çıkan Yasak Olmayan Hazlar kitabıyla, kendinizi bu dinginliğe bırakın. Saliha Nilüfer çevirisi ve Emine Bora kapak illüstrasyonuyla  keyifle okunan bu kitap, size biraz benliğinizi sorgulatsın. Varoluş sebebinizi, itaatkarlık seviyenizi, haz ilkesine bakış açınızı, eğlence anlayışınızı, sanatseverliğinizi, ne kadar unutkan olabileceğinizi sorgulayın. Hala okumadıysanız; Uygarlığın Huzursuzluğu, Dorian Gray’in Portresi ve Böyle Buyurdu Zerdüşt kitapları için okuma planı yapın.

YASAK OLMAYAN HAZLAR

Ne olursa olsun; ister yasak, ister değil, hazza yürümeyi unutmayın!

Keyifle…

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum