Aktüel

Yehudi Menuhin: Genetik Dehaya Çevrenin Etkisi


Sezer Aygün 7 Aralık 10:52

Hayata bir kum tanesi gibi başladık. Ama özünde bir süper bilgisayarız. Gebeliğin başlangıcından itibaren bu kum tanesi içinde üç yüz bin sayfalık talimatnamesini de yanında getiriyor. Kalp nerede büyüyecek, parmaklar kaç tane olacak; hatta bir yeteneği olup olmayacağı bile en ince ayrıntısına kadar yazılı. Fakat bu yeteneğin ortaya çıkması çevrenin etkileşimi ile mükemmel sonuçlara ulaşıyor. Yehudi Menuhin de olduğu gibi...

Yehudi Menuhin kim?

1916 Belarus göçmeni Yahudi bir ailenin oğlu olarak New York'ta doğdu Yehudi Menuhin. Üç yaşında hediye bir keman ile başladı müzik hayatı. 12 yaşında Einstein'e dinlerken "şimdi biliyorum ki cennette bir tanrı var" dedirttiği bir konseri oldu. Sonrasında ışıltılı konserleri devam etti. İkinci dünya savaşı sonrası kamplardan kurtulan mahkumlara bir dizi konser verdi. Bir müzik okulu ve vakıf kurdu. Yoganın hiç bilinmediği yıllarda sadece beş dakikalık yoga seansı için yedi saat yol katetti. Sonrasında elli yıl yoga yaptı. Amerikalı olarak geldiği dünyaya 1999 yılında İngiliz olarak veda etti.

Yehudi'nin genetik mirası

Bir çocuğun deha olmasını büyük ölçüde annesinden ve babasından aldığı genler belirliyor. Bunun görünür hale gelmesini belirleyen ise çevre. Örneğin, annenin hamilelik sırasında stresi ve/veya travması, çocuğun psikolojik ve fizyolojik gelişimini etkileme kapasitesine sahip. Yani genetik olarak bir deha bile olsa bunu ortaya çıkarma kapasitesi zarar görmüş olabilir. (Dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi için mümkünse çocuk bekleyen anneyi pamuklara saralım mı?) Buna konuyu destekleyen olumsuz örnek diyelim. İşte Yehudi de olumlu örneklerden...

Yehudi'nin ebeveynleri öğretmen idi ve ikisi de müzikle ilgiliydi. Annesi çello, babası keman çalıyordu. Yehudi'nin babasının çocukluğunda müziğe karşı ilgisi kendi babası tarafından yasaklıydı. Ama genlerinin torununa akmasına engel olamamıştı. Yehudi beş yaşındayken keman dersleri almaya başlamıştı. Sekiz yaşına geldiğinde ilk konserini verdi. San Francisco Examiner gazetesi onun için "günün birinde ustaların ustası olacağını" yazdı. Ardından, on yaşındayken eleştirmenler "Mozart'tan sonra gelmiş en büyük deha. Dünyayı altı günde yaratan güç ile Yehudi'ye bu dehayı bahşeden güç aynı. Bu çocuk dalgaların üstünde yürüyor" diye yazdılar.

"Keman, şarkısının dingin berraklığıyla, fırtınada yönümüzü korumamıza yardımcı olur, gecede bir ışık, fırtınada bir pusula gibi, bize bir samimiyet ve saygı sığınağına giden yolu gösterir.

İkiz kız kardeşler

Yehudinin ikiz kardeşleri vardı. İki kızın da talimatnamesinde müzik yeteneği olduğu açıkça ortadaydı. Beş ve yedi yaşları arasında piyano çaldılar. Fakat ebeveynden aldıkları benzersiz kromozom eşleşmesi için bahsettiğimiz yıllar 1930'lar. O yıllarda profesyonel müzik alanında kızlara maalesef yer yoktu. Yani olumsuz çevre koşulları kızların belki de abileri kadar olan yeteneğini desteklemiyordu.

Sanat insanlık için umuttur.

Müzik işitilebilir bir duadır

Menuhin keman çalarken sadece bir müzik yapmıyordu. Kendi tanımıyla "Onu dinleyenlerle beraber akıcı, işitilebilir bir dua" halindeydi. Tabii bütün dünyada tanınıyor olmasında, onun yeteneği, sanata verdiği önem ve disiplinin yanında beynindeki kombinasyonunda büyük rolü var. Küçükken henüz kendini tanımazken beyni kabiliyetini ortaya çıkaracak şekilde düzenleme yapıyordu. Örneğin 2 yaşında annesi ve babasıyla beraber konserlerde çok rahat müzik dinleyebiliyordu. (Bunu okuduğumda kendi çocuklarımın iki yaşlarını düşünmeden edemedim.) Dolayısıyla ebeveyni müzik dersi almaya teşvik ettiğinde bunu rahatlıkla kabul ediyordu.

Öğrenilmiş etkilerin insan hayatında oldukça önemli bir yeri var. Buna ek olarak, genetik faktörlerin bilişsel, sosyal, duygusal ve kişisel gelişime olan etkisi nerdeyse doksanlı yıllara kadar gizli kalmıştı. Günümüzde ise psikologlar ve araştırmacılar, "çevrenin mi kalıtımın mı yüzdesi daha fazla olduğu" konusunu araştırıyor. Yüzdesi her ne olursa olsun genetik talimatların zarar görmeden dünyaya intikali çok önemli. Üzerine, her çocuk dünyaya geldikten sonra da her şekilde destek görse ne muhteşem bir dünya olur. Ütopya belki ama neden olmasın ki?..

https://www.youtube.com/watch?v=k6W7-MoyHDk

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum